72 saatte Tel Aviv'e gireriz Allah'ın izniyle

Abone Ol

 “Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü’minler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.” (Al-i İmran 160)

Hatta 72 saat bile sürmeyebilir… Sadece Allah’ın iznine ihtiyacımız var… Allah’ın yardımına ihtiyacımız var… Ne için? İsrail’i ve tüm Yahudileri yeryüzünden silmek için… Amerika gibi, İngiltere gibi insanlık düşmanı toplulukları evcilleştirebilmek için… Dünyanın her neresinde bir sömürgeci, bir sapkın varsa gırtlağına çökebilmek için… Son derece bulaşıcı bir virüs gibi tüm dünyayı sarmış olan Siyonizm’in, kapitalizmin, emperyalizmin, hümanizmin, sosyalizmin, komünizmin, hedonizmin, feminizmin ve daha ne kadar sapkın “izm” varsa hepsinin sonunu getirebilmek için… Allah’ın iznine ihtiyacımız var. Allah’ın yardımına ihtiyacımız var…

  “Hiçbir şey hakkında sakın “yarın şunu yapacağım” deme! Ancak, “Allah dilerse yapacağım” de. Unuttuğun zaman Rabbini an ve, “Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır” de.” (Kehf 23-24)

Sadece bir hafta içerisinde; önce Gazze’yi sonra Batı Şeria’yı sonra Kudüs’ü sonra işgal edilmiş tüm Filistin topraklarını kurtarabiliriz. Evet, evet… Sadece bir hafta içerisinde... Bir ayda; Mısır’ı, Lübnan’ı, Ürdün’ü tamamen Siyonizm’in kıskacından kurtarabiliriz. Ordularını yerle yeksan edebiliriz. Siyonist liderleri ve işbirlikçilerini şehirlerin meydanlarında sallandırabiliriz. Hatta birkaç ay içerisinde tüm bölgeyi; Siyonizm’in, kapitalizmin, emperyalizmin, haçlıların boyunduruğundan kurtarabiliriz. Mekke’yi tekrar fethedebiliriz tek bir damla kan akıtmadan! Nasıl mı? Allah’ın iznine ihtiyacımız var… Allah’ın yardımına ihtiyacımız var…

“Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe 14-15)

İşimiz Allah’a kaldı değil! Zaten Allah’ın iznine ihtiyacımız var… Allah’ın yardımına ihtiyacımız var… İlk insandan kıyamete kadar her zaman sadece Allah’ın iznine ihtiyacımız var… Allah’ın yardımına ihtiyacımız var…

Peki Allah bize nasıl yardım eder?

Allah’ın istediği kul olacağız ki Allah bize yardım edecek… Yasaklara, kurallara uyacağız ki Allah bize yardım edecek… Gerçekten iman edeceğiz, cihat edeceğiz, ilim tahsil edeceğiz, ibadet edeceğiz, hakkın hakikatin tarafında yer alacağız ki Allah bize yardım edecek… Kur’an-ı Kerim’i, Resulullah’ın sünnetini şiar edineceğiz ki Allah bize yardım edecek. Âlimleri, zahitleri, mücahitleri önder kabul edeceğiz ki Allah bize yardım edecek. Tavizsiz, şüphesiz net bir duruşumuz olacak, bu da ümmetin en azından bir kısmına siret edecek ki Allah bize yardım edecek! Allah’tan korkacak, kuldan utanacağız ki Allah bize yardım edecek! Kısaca özetleyecek olursak…

-        Önce Kur’an-ı Kerim ile tanışacağız. Allah’a biat edeceğiz. İman edeceğiz. Tam manasıyla teslim olacağız. Oyunu kurallarına göre oynayacağız.

            “Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah’ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” (Tevbe 116)

“Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size art arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Enfal 9-10)

-        Haramlardan, günahlardan, dünyevi arzulardan uzaklaşacağız. Ağızların tadını kaçıracak olan ölümü sıkça hatırlayacağız. Ahirete iman edeceğiz.

“Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.” (Bakara 86)

“Ne zaman savaş izni verileceğini sorup durdukları bir zamanda kendilerine, “Şimdilik elinizi savaştan çekin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin” denilen kimseleri görmedin mi? Nihâyet üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden bir kısmının, Allah’tan korkar gibi, hatta daha da fazla insanlardan korkmaya başladığını ve, “Rabbimiz, bize savaşı niçin farz kıldın? Bize biraz daha mühlet verseydin olmaz mıydı?” dediklerini görürsün. Onlara de ki: “Dünyanın menfaati pek azdır ve kısa bir süre içindir. Âhiret ise Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bütünüyle hayırdır ve size orada kıl kadar bile bir haksızlık yapılmaz.” (Nisa 77)

 

-        Salih amel kavramını idrak etmeye çalışacağız. İbadetler yetmez. Cihat edeceğiz. Davet edeceğiz. İyilik yapacağız. Allah’ın rızasını kazanmak için mücadele edeceğiz.

            “İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.” (Nisa 173)

Sabır ve namaz… Namaz kılmayana Allah yardım etmez. Büyük çoğunluğu, %99’u namaz kılmayan aceleci, idraksiz ve iradesiz toplumlara Allah yardım etmez!

“Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.” (Bakara 45)

“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 153)

Kâfirlerin, münafıkların, fasıkların, batıl olanın; yoluna meyledenlere, onlarla yol yürüyenlere, onları hoş görenlere, onlara taviz verenlere, onlara benzeyenlere Allah yardım da etmez! Merhamet de etmez!

“Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi gerisingeriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız. Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.” (Al-i İmran 149-150)

“Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah’adır.” (Al-i İmran 28)

Sonuç

Allah’ın yardımına layık bir toplum haline gelirsek, İsrail’i tamamen haritadan silmemiz 72 saati bile bulmaz! Yok, Allah yardımını hak etmek bir yana dursun, şu an içerisinde bulunduğumuz ahlaksız isyan hali devam ederse… Allah mazlum kullarını kendi korur. Zalimleri kendi helak eder. Ve korkarım ki samimiyetsiz ümmet, yani bizler de zalimlerle birlikte helak olur gideriz!