61 gün sonra gelen özgürlük

Abone Ol

Gazeteciler Adem Özköse Hamit Coşkun artık serbestler..

Müjdeli haberi twitterden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu verdi.

Davutoğlu, bu güzel gelişmeyi sosyal medyada "Size güzel bir haber vereceğim. Uzun süredir yürüttüğümüz çabalarımız meyvelerini verdi. Şimdi İran Dışişleri Bakanı Sayın Salihi ile görüştüm. Suriyeye gittikten sonra kendilerinden haber alınamayan iki gazetecimiz Adem Özköse ve Hamit Coşkun şu anda Tahrana doğru yoldalar. Kısa sürede Tahrana varmalarını bekliyoruz. Sn. Başbakanımızın talimatı ile 1 uçağımızı gazetecilerimizi almak üzere İrana gönderiyoruz. Ailelerinin, sevenlerinin ve haber bekleyenlerin gözü aydın" sözleri ile paylaştı.

Meslektaşlarımıza büyük geçmiş olsun...

İyi oynayan kazandı elbette, ama!

Kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım...

Ama öyle fanatik değilim...

Galatasaray yenince sevinen, yenilince üzülenlerdenim..

Ne biliyim; Galatasarayın özellikle yurt dışında dünya devlerini devirmesi, sanki milli gururumu bir başka okşuyor, nedense...

Dışardaki sesimiz, karizmamız, temsilcimiz yıllardan beri Galatasaray...

Diğer takımların da aynı başarıyı göstermesini yürekten diliyorum...

Galatasaraylılık biraz da babadan miras...

Rahmetli babam ünlü Galatasaraylı futbolcu Metin Oktayla tanışmış, hiç takım tutmazken cimbomlu olmuş, ben de bu anekdottan sonra  sarı kırmızı renklere bağlandım...

Sarı basın kartı taşıyan gazetecilerin rahatlıkla maçları izleyebildiği yıllarda sık giderdim karşılaşmalara...

Kontenjan sınırlaması hayli can sıkıcı bir olay...

Uğraşmak gerçekten zor...

TSYD, "Tüm sarı basın kartlı gazeteciler istedikleri zaman gelip maç izleyebilirler.." dese ne olur ki sanki! Ne iyi olur...

Neyse!..

Bizim Yazıişlerinden Ercan Özcan arada sırada dilinin ucuyla da olsa "Yerimi arada sana bırakayım, derbilerde..." dese de iki dakika sonra unutuveriyor bu sözlerini!

Yoksa ben de mi spor yazılarına başlasam, acaba

Genel Yayın Yönetmenim Mustafa Kurdaşa şöyle sakin bir zamanda çıtlatsam mı ki!..

Her neyse...

Gelelim asıl meseleye...

Bu yazıyı gazeteye gönderdiğimde yılın en büyük derbisine, Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan şampiyonluk maçına daha saatler vardı...

Siz bu satırları okuduğunuzda muhtemelen kazanan tarafın, yani şampiyon olan takımın kutlamaları devam ediyor olacak...

Maçtan hemen önce TFFnin Fatih Terimin kalan 2 maçlık cezasını 1 yıl süreyle ertelemesi de iyi bir jest oldu...

Hiç olmazsa böyle önemli bir maçta Terim tribünlerde değil sahada takımının başında oldu...

Gerçi şampiyon belli oldu...

Galatasaray ya da Fenerbahçe...

Ama...

Galatasarayın şampiyon olması için her türlü beraberlik yetiyor(du)...

Fenerbahçe ise kendi seyircisi önünde, Saraçoğlu Stadında oynamanın avantajı ile çıktı maça...

Şike iddiaları ve Başkan Aziz Yıldırımın da bu kapsamda tutuklu olması Fenerlileri sanki başka bir kamçıladı ve hırslandırdı...

Umuyorum ki mega derbi soğukkanlı bir havada oynanmış olsun...

Ve umuyorum iyi olan, hakkı olan kazanmış olsun...

Kazanan/şampiyon olan takıma hayırlı olsun...

Ama benim aklım hâlâ süper ligin ardından gelen play offta...

Sahi kim sardı başımıza bunu

Suriye/Baas rejiminin tetikçileri

Suriyede, Beşar Esad yönetimine karşı mücadele eden muhaliflerin gösterilerinin giderek yoğunluk kazandığı 2011 yılı ortalarında, daha önce Suriyede faaliyet göstermesine izin verilmeyen PKKnın Suriye yapılanması olan PYD (Partîya Yekîtîya Demokratik/Demokratik Birlik Partisi)nin sorumlusu Salih Müslim, Beşar Esad tarafından Suriyeye davet edildi.

Müslim, çok sayıda militanla birlikte Kandilden gelip Suriye/Kamışlıya yerleşerek, PKK/PYD adına ve bu kez Baas rejiminin desteğini de arkasına alarak faaliyete geçti. Kürtlerin Beşar Esad yönetimine destek vermelerini istedi. Rejim muhalifi Kürtleri ve liderlerini ise ölümle tehdit etti. Bir süre sonra, Baas rejimi muhalifi olan Kürt Gelecek Akım Partisi lideri Meşal Temo, 7 Ekim 2011de Kamışlıda öldürüldü. Temonun Erbilde yaşayan oğlu Faris, suikastın PKK/PYD-Baas işbirliğiyle gerçekleştirildiğini açıkladı. Temonun ardından birçok "faili meçhul" olay peşpeşe yaşandı, Esad karşıtı Kürtler, PKK/PYD eliyle sindirilmeye, korkutulmaya, öldürülmeye çalışıldı.

Bu arada, "Şebiha" denilen ve muhaliflere karşı suikastlar gerçekleştiren Beşar Esada bağlı paramiliter bir silahlı milis gücünün varlığı gündeme geldi.

Kürtlerin ikamet ettikleri Halep, Kamışlı, Kobani, Derik, Amude, Haseki vs. kentlerde de görülen ve PKK/PYD militanlarından teşkil edilen rejime bağlı bu tetikçi milis yapılanma, halk arasında "Kürt Şebiha" olarak anıldı.

Söz konusu bu oluşum hakkında, "alarabiya.net" adlı internet sitesinde şöyle bir habere yer verildi:

"Kürt Şebiha yeni bir terim. Suriyenin Kürt bölgelerinde görülmeye başlayan adeta yeni bir marka. PKKnın Suriye kolu PYD üyelerinden oluşuyor. Suriye rejimi hesabına Kürt bölgelerinde faaliyet gösteriyorlar. Kürt Şebihaları sadece Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı kent ve beldelerde değil, Şamın Kürt Mahallesi olarak bilinen Rükneddin Semtinde de görülüyorlar.

Suriye rejimi tarafından maaşa bağlanan Kürt Şebihaları, rejim karşıtı gösterileri bastırmakta kullanılıyor. Evlere ve işyerlerine baskınlar düzenleyen Kürt Şebihaları, öldürme, yaralama ve gözaltı eylemleri icra ediyor."        (SİNAN SUNGUR-ARAŞTIRMACI)

Bunları biliyor musunuz

AGD İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüs Teşkilatının "Zulme Karşı, Susma Haykır" adı altında Suriyede devam eden zulüm başta olmak üzere, dünyanın her tarafındaki zulümlere dikkat çekmek için geniş katılımlı basın açıklaması yaptığını ve resim sergisi açtığını,

* İstanbulda ikamet eden Erzincan İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği kurulduğunu, derneğin Başkan ve diğer görevlendirmelerini gelecek Cumartesi (19 Mayıs 2012) Maltepe İmam Hatip Lisesinde yapılacak toplantı ile belirleyeceğini,

Star Gazetesi yazarı Mustafa Akyolun Hürriyet yazarı Ahmet Hakan Coşkunu post-solcu/islamcı diye nitelendirdiğini, biliyor musunuz

NOT:  Bugün 13 Mayıs 2012. Demirbank iyi günler diler. 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den 4 ay onüç gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına nihayet başlandı. Ama takipçisiyiz.