Balıkesir'de, Özışık Süt Ürünleri şirketini ziyaretimizde dikkatimi çeken ilk husus şu oldu; Millî Gazete ile Özışık şirketinin tarihi süreci. Öyle ki;
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, hizmet veriyor.
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, tertemiz bir maziye sahip.
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, yaptığı işlere bir leke bulaşmaması için olağanüstü bir çabanın içinde.
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, kamuya hizmet vermenin bilinci ve şuuru içinde.
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, 'helal' ve 'hak-hakkaniyet' hususlarında olabildiğince hassasiyet gösteriyor.
* Her iki kurum da yarım asırdan bu yana, millete, memlekete maksimum faydalı, yararlı olabilmenin arayışları içinde.
***
Balıkesir ziyaretleri kapsamında…
Özışık Süt Ürünleri şirketinin sahibi Nevzat Özışık'la sohbet etme imkânımız oldu.
* Nevzat Özışık, şirkette 150'ye yakın eleman çalıştırıyor. Balıkesir’de önemli bir istihdam merkezi. Üretim ve istihdamın ne kadar önemli olduğunu bu köşede hemen her fırsatta dile getiriyorum. Bu açıdan baktığımızda Özışık Süt Ürünleri şirketinin bölgede önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade etmeliyim.
* Sohbette, Nevzat Bey’in not aldığım önemli vurgularından birisi de şu oldu; “Türkiye'nin her yerinde süt fiyatlarının aynı olması gerektiği…”
* Nevzat Özışık’ın bir özelliğinden daha burada söz etmek isterim; üniversitelerden gelen konferans taleplerine olumlu cevap veriyor. Davet edildiği konferanslarda ülkemizin tarım ve hayvancılık sorunlarına ve çözüm yollarına değiniyor. Burada da yazdım; Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis de benzer faaliyetlerde bulunuyor. Ne güzel…
SÜTÜN YOLCULUĞUNUN ADRESİ: ÖZIŞIK TESİSLERİ!
Hep merak etmişimdir; sofralarımızda hemen her sabah bulundurduğumuz peynirin yolculuğu nasıldır diye!
Süt hangi aşamalardan geçerek sofralarımıza peynir ya da diğer ürünler olarak konuk oluyor?
İşte tam da fırsattı! Millî Gazete olarak Balıkesir ziyaretimizde, ülkemiz ekonomisine önemli katkı veren Özışık Süt Ürünleri şirketinde sütün bu yolculuğunu takip ettik.
Bu ilginç yolculuğun kilometre taşlarını şirket yetkilileri şöyle anlattılar;
* "Sütlerin toplanışı: Balıkesir’in kırsallarında yaşayan uzun yıllardır birlikteliğimiz devam eden, güvendiğimiz üreticiler kaliteli sütlerini sabahın ilk saatlerinde süt toplama merkezimize getirir.
* Özışık, araçları getiriyor: Merkezlerde toplanan sütleri kendi aracımızla fabrikamıza getiriyor, el değmeden ve havayla temas ettirmeden süt tanklarımıza aktarıyoruz.
* Sütlerin kalite kontrolü: Toplanan sütlerimizi işlemden geçirmeden önce laboratuvarımızda yağ oranı, ph, antibiyotik ve hijyen kontrolünden mutlaka geçiriyoruz.
* Sütler lezzete dönüşüyor: Kalite onayından geçen sütlerimizi enfes peynirlere dönüştürürken şirden mayası ile mayalıyor, ardından kırma işlemine geçiyoruz.
* Olgunlaşma aşaması: Peynirlerimizi hazırladıktan sonra hijyenik olgunlaştırma depomuza yerleştirip dinlendiriyoruz. Taze ürünlerimiz satış için hazırlanıyor.
* Ambalajlama ve satışa hazırlık: Sizin için hazırladığımız peynirlerimizi tartıyor, tadım testinden geçiriyor, özenli paketleme ile vakumluyor ve mutlulukla sunuyoruz.”
HELAL GIDA/HELAL YÖNETİM POLİTİKASI
Özışık Süt Ürünleri şirketinin internet sitesine baktım. www.ozisiksut.com.tr adresinde şirketin ‘Helal Yönetim Politikası’ şu şekilde tanımlanıyor;
* “Özışık Süt Ürünleri şirketi, hizmet performansımızı sürekli iyileştirmek amacıyla helal ve gıda güvenliğine ilişkin gıda teslimatı da dahil olmak üzere faaliyetimizin tüm alanlarında kalite amaç ve hedefleri belirleyerek birinci sınıf hizmet vermeyi taahhüt eder.”
* “Performansımız düzenli olarak izlenmekte ve ölçülmekte ve sonuçlar yönetim tarafından geliştirilmiş müşteri hizmetleri sunmak için kullanılmaktadır.”
* “Sürdürülebilir sonuçlara ulaşma yaklaşımımızla tutarlı olarak, ilgili HAK helal ve gıda güvenliği mevzuatına ve OIC SMIC I:2019 tarafından belirlenen diğer ilgili gerekliliklere uymayı ve mümkün olduğunda bunları aşmayı taahhüt ediyoruz.”
* “Özışık şirketi, helal güvence, gıda güvenliği ve kalite yönetim sistemimizin gerekliliklerine uymayı ve etkinliğini sürekli iyileştirmek için müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, yüklenicilerimiz ve çalışanlarımızla birlikte çalışmayı taahhüt eder.”
* “Özışık şirketi, kullandığımız bileşenlerin yetkili helal belgelendirme kuruluşları ve diğer ilgili düzenleyici kurumlar tarafından onaylanmasını ve işleme yardımcılarımızın, ekipmanımızın ve araç gereçlerimizin temiz ve helal olmayan içerik içermediğinden emin olarak helal düzenleme gerekliliklerini karşılamayı taahhüt eder.”
* “Helal kurallara ilişkin tüm konulardan sorumlu, çeşitli departmanlardan temsilcilerden oluşan bir helal komitesi kurulmuştur.”
* “Üst yönetim, tüm çalışanlar için inanç ve ibadet özgürlüğü sağlamıştır, çalışanlar namaz ve diğer ibadetlerini yerine getirmek için gerekli zaman ve diğer gerekliliklere kolaylıkla erişebilmektedir.”
* “Özışık şirketi, kalite politikamızın müşterilerimize, tedarikçilerimize, yüklenicilerimize ve çalışanlarımıza iletilmesini ve dağıtılmasını sağlamak için çalışacak ve uygunluğunun sürekliliğini sağlamak için periyodik incelemeye tabi tutulacaktır.”
***
Manifesto gibi ilkeler… Sizce de öyle değil mi?
BALIKESİR’DEN FARKLI NOTLAR...
* Höşmerim: Balıkesir’in meşhur, bilinen tatlısı. Öyküsü çarpıcı...
Osmanlı döneminde, Türk aile yapısında, evli kadınlar eşlerine ‘er’ veya ‘erim’ diye hitap ederdi.
Rivayete göre, savaşın başlaması üzerine erini cepheye yolcu eden gelin, uzun yıllar geri dönmesini beklemiş.
Aradan uzun zaman geçmesine rağmen eri geri dönmeyen gelinin bütün ümitleri tükenmiş ve şehit düştüğünü düşünmeye başlamış.
Fakat uzun yıllar sonra da olsa eri geri dönmüş.
Gelin, canından çok sevdiği eşini birden karşısında görünce çok sevinmiş ve bir sofra hazırlamaya karar vermiş.
Ama yoksulluk nedeni ile mutfakta pek bir şey bulamamış. Ne yapsam acaba diye düşünürken ellerinde kalan tek ineğin sütünden mayalayıp duvara astığı peynir gözüne ilişmiş.
Taze peynirin içine yumurta, şeker ve irmik katarak ateşte pişirmiş.
İlk defa yaptığı bu lezzeti erine sunmuş ve merakla “Hoş mu erim? Hoş mu erim?” diye sormuş.
Eşi, memnuniyetle “hoş hoş” diyerek hanımını takdir etmiş.
Öncellikle Balıkesir yöresinde, sonra da tüm ülkede hikâyesi kulaktan kulağa anlatılarak yapılan tatlı, bu hikâyesinden dolayı “höşmerim” adını almış...
* Balıkesir/Kepsut'tan geçerken, Kepsutlu olan bizim Mustafa Yılmaz'ın kulağını çınlattık. Mustafa, Kepsut'un ünlü mekânlarından olan Abdullah ustanın mekânında et yememizi tavsiye etti. Bir dahaki sefere inşallah...
***
(BELEDİYE BAŞKANININ TELEFONUNA GELEN İLGİNÇ MESAJ, GELECEK YAZIDA…)
---