HATAY - Hatay‘da ailesi 5 kuşaktır ipek böcekçiliği yapan Hasan Büyükaşık (78), babasından devraldığı bu mesleği ilerlemiş yaşına rağmen hala geleneksel yöntemlerle sürdürüyor.
İpeğin, yumurtadan kozaya uzanan zorlu yolculuğunu ‘‘Her ipek dönemi benim için bir yeniden doğuş‘‘ diye nitelendiren Büyükaşık, eşi ve çocuklarıyla kurduğu atölyede imal ettiği ipek ürünleri ABD‘den İtalya‘ya kadar pek çok ülkeye ihraç ediyor.
Hatay‘ın Gümüşgöze beldesinde babasından öğrendiği ipekçiliği geleneksel yöntemlerle sürdüren Hasan Büyükaşık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bahar aylarında dut yaprakların çıkmaya başlamasıyla ipek böceği yetiştiricilerinin de çalışmaya başladığını söyledi.
Koza Birlik‘ten satın aldıkları tohumları (yumurta) öncelikle tahtadan yapılan ve kerevet adını verdikleri zemin üzerine koyduklarını ifade eden Büyükaşık, 19 günlük kuluçka devresinin ardından tırtılların ortaya çıktığını, dut yapraklarıyla sürekli beslenen tırtılların günden güne gelişerek büyüdüğünü vurguladı.
Büyükaşık, yaklaşık 8 santimetreye ulaşan tırtılların ipek salgılamaya ve koza örmeye başladığını dile getirerek, tırtılların 10 günlük sürenin ardından koza örmeyi tamamladığını bildirdi.
‘‘Kısacık zamanda tohumdan canlıya dönüşen küçücük tırtılların koza örmesi, doğa üstü bir olay‘‘ diyen Büyükaşık, şunları kaydetti:
‘‘Yaklaşık 10 gün içerisinde koza örmeyi tamamlayan tırtılların bazıları ördüğü kozayı parçalayarak dışarı çıkar, bazıları ise bunun içerisinde kalır. Sağlam olan kozaları sıcak suyun içerisine atıyoruz. Daha sonra bir hurma ağacından yapılmış özel süpürge yardımıyla ipeğin ucunu bularak ipleri çıkarmaya başlıyoruz. Bir tırtılın ördüğü kozadan yaklaşık bin 700 metre ipek iplik elde ediliyor. Elde ettiğimiz bu ipeği daha sonra işleyeceğimiz malzemeye göre yine kaynar kazanlarda kök boyası ile boyayarak renkli iplikler elde ediyoruz. Kozalardan doğal yöntemlerle elde edilen bu değerli iplikler, siparişe göre kıyafet, şal, çarşaf gibi farklı şekillerde dokunarak satış reyonlarındaki yerini alıyor.‘‘
-5 kuşaktır mesleği sürdürüyor -
Büyükaşık, çocukluğunda hemen her evin bahçesinde ipek kozası için bir ocağın bulunduğunu ancak bunların teknoloji karşısında zamanla yok olduğunu belirterek, ailesinin 5 kuşaktır sürdürdüğü bu mesleğe adeta aşık olduğunu ve hiç bırakmadığını bildirdi.
Küçük yaşlardan itibaren babasını seyrederek mesleğin inceliklerini öğrendiğini ifade eden Büyükaşık, her ipek döneminin kendisi için bir ‘‘yeniden doğuş‘‘ olduğunu vurguladı.
Yıllardır geleneksel yöntemlerle evinin bahçesinde sürdürdüğü ipekçilikte büyük gelişme sağladığını ve şu an 8 çocuğu ve eşiyle işini devam ettirdiğini anlatan Büyükaşık, şöyle devam etti:
‘‘Bir dönemler hala evimin bahçesinde yer alan tezgahımda özenle çıkardığım ipekleri dokurdum. Zamanla işlerimiz gelişti. Şu an evimin yanında büyük bir atölye kurduk. 8 çocuğum ve eşimin yanı sıra yanımızda da yaklaşık 9 kişiye iş imkanı sağladık. Geçen yıl yaklaşık 6 ton kozadan iplik çıkardık. Bu sene verimin daha iyi olacağını umut ediyoruz. İşlediğimiz kozalardan elde ettiğimiz ürünlerin yüzde 20‘sini ihraç ediyoruz. Birçoğunu da yurt içine satıyoruz. Markalaşarak tescil ettirdiğimiz ipekten yapılan ürünlerimizi, ABD‘den İtalya‘ya kadar dünyanın birçok yerine gönderiyoruz.‘‘
Büyükaşık, yaşının ilerlemesine rağmen mesleğin kendisinden sonra unutulmaması için çaba gösterdiğini, 8 çocuğunun da bu işi sürdürebileceğini ve bu anlamda mutlu olduğunu sözlerine ekledi.