4+4+4 yeniden masaya yatırılmalı

Abone Ol

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, geçtiğimiz gün önemli bir açıklamada bulundu;

* "4+4+4 yıllık zorunlu eğitimin tartışmaya açılmasını memnuniyetle karşılıyoruz."

* "Uzun yıllardır uygulanmasına rağmen, eğitim sistemimizin çıktılarına baktığımızda başarılı olmadığını görüyoruz. Bu sebeple eğitim sistemimizi milletimizin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırmak kaçınılmaz hale gelmiştir."

* "Zorunlu eğitim süresinin kısaltılması ve mesleki yönlendirmenin ortaokul seviyesinde başlatılması, çocuklarımızın yeteneklerini daha erken keşfetmesine ve üretim gücümüzün artmasına vesile olacaktır. Bu sayede gençlerimiz iş dünyasına daha donanımlı ve özgüvenli adım atacaktır."

* "Bu konuda atılacak “samimi” adımları destekleyeceğiz."

***

Hemen her gittiğim yerde karşıma çıkan bir konu, zorunlu eğitim!

Artık 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmeli!

Çocuklar 6-7 yaşlarında başlıyorlar, 17-18 yaşlarına kadar zorunlu eğitim görüyorlar. Ama bu arada ara eleman ihtiyacı büyüdükçe büyüyor. Nasıl olacak; 17-18 yağına gelen genç bir delikanlı nasıl tamirci çırağı, terzi çırağı, marangoz çırağı, aşçı çırağı olacak? Buna mutlaka ama mutlaka bir çözüm bulunmalı!

***

Geçenlerde esnafın sorunlarını burada anlatan, Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (Es-Der) Konya Şube Başkanı Latif Işık, bu hususta şu tespitlerde bulundu;

* "Ekonomi dışında esnaf ve sanatkârlarımızın en büyük sıkıntı çektiği diğer bir konu ise ara eleman sıkıntısıdır."

* "Bu konu ile alakalı mutlaka yapısal adımlar atılmalı, meslek liseleri ve çıraklık eğitim merkezlerinde eğitim görmek cazip hale getirilmeli, bu bağlamda çıraklık eğitim merkezlerinde öğrencilere verilen mali destek artırılmalı, bu durum meslek lisesinde eğitim gören öğrenciler için de uygulanmalıdır."

"Ayrıca çıraklık eğitim merkezlerinde eğitim gören öğrencilerimize yapılan sigortalar uzun vadeli sigorta koluna alınarak, giriş tarihleri ise işe giriş tarihi olarak baz alınmalıdır."

***

İstanbul/Çağlayan Hürriyet Mahallesi'nde 50 yılı aşkın süredir esnaf lokantacılığı (Doyuran Lokantası) yapan Ziya Sezgin de sohbetimiz sırasında aynı dertten muzdaripti;

* "Bu meslekte de eleman sıkıntısı var! Çekirdekten yetişen neredeyse kalmadı! Eğitim sisteminin değişmesi şart. 4+4+4 eğitim sistemini bırakmak lazım. 18 yaşına kadar zorunlu eğitim gördükten sonra çocuk nasıl çıraklık yapacak?"

Bu tespiti -meselenin içinde yaşayan biri olarak- bir esnaf yapıyor! Haklı mı, haklı!

Aynı sancıyı yaşayan hemen her meslekten esnaf var! Nereye gitsek, kiminle konuşsak benzer cümleler kuruyorlar.

Uzun lafın kısası, vakit geçirmeden, ülkemizin hayrına, geleceğimizin hayrına bu adım atılmalı!

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu ve Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere, eğitim camiası, iş dünyası, esnaf el ele vererek 4+4+4 meselesini sıfırdan masaya yatırmalıdır.

BAZI ÖNEMLİ NOTLAR...

1) Suriye'de yine kanlı bir oyun oynanmak isteniyor. Bu oyunun kime yaradığı belli! Türkiye ve Suriye başta olmak üzere İran, Irak, Ürdün, Mısır ile diğer bazı bölge ülkeleri sıkı bir ilişki içinde, Suriye'nin toprak bütünlüğü başta olmak üzere Suriye'yi Suriyelilerin yönetmesini sağlamalıdır.

2) Ortadoğu'nun çıbanbaşı olan İsrail, fırsattan istifade Suriye'de büyük bir alanı işgal etti. İşgal ettiği topraklardan çekilmeyeceğini de açıkladı. İsrail, işgal ettiği bütün topraklardan tası tarağı toplayıp defolup gitmelidir!

3) Hemen her konuda yüksek sesle açıklamalarda bulunan, hemen her gün bir kararnameyle karşımıza çıkan, hemen her gün bir ülkenin nadir elementlerine el koyacağını, madenlerine çökeceğini ifade eden ABD Başkanı Trump, Suriye konusunda bugünlerde suspus! Buraya da dikkat!

TÜRKİYE İÇİN KÜÇÜK AMA BÖLGE İÇİN BÜYÜK BİR ADIM!

Bir ilin valisi o ilin mülki amiridir.

Bir ilin valisi devletin o ildeki temsilcisidir.

Bir ilin valisi o ilde devletin temsilcisi ve o ilin mülki amiri olmakla birlikte aynı zamanda o ilin kanaat önderidir, aynı zamanda o ilin ağabeyidir, aynı zamanda büyüğüdür.

Bir ilin valisi o ilin aynı zamanda ekonomik olarak gelişmesini temin eden, bu yolda çalışmalar yapan, iş adamları ile görüşen, yatırımcıları koordine eden isimdir.

Geçmişe baktığımız zaman böyle valiler vardır ve bulundukları illerde bu manada çok olumlu faaliyetler yapmışlardır. Unutulmazdır o valiler! Silinmez izler bırakmışlardır, bu yönleriyle...

Şimdi bir ilimizde böyle ümit veren bir çalışmayla karşı karşıyayız.

Şunları söyledi, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu;

* “Biz her ilçemizde atölyeler açmayı düşünüyoruz. İlkini Refahiye'de gelecek hafta açıyoruz. Biz burada bal peteklerini yapacağız ve arkadaşlarımız şu anda deneme çalışmalarına başladılar."

* "İnşallah hedefimiz Refahiye'de 1 milyon bal peteği yapmak."

* "Yani ilçelerimizde küçük küçük atölyeler açarak orada istihdamı artırmak istiyoruz."

* "Önce Refahiye'de yapacağız sonra Kemah’ta, sonra Tercan’da bunları inşallah 8 ilçemize bir şekilde yayıp oradaki atölyelerde de üretimi geliştirmeye çalışacağız. Bunu da huzurlarınızda size iletmek istedim. Hepinize çok teşekkür ediyorum."

***

Düşünebiliyor musunuz; hemen her ilçede açılan atölyeler...

O atölyelerde çalışan, üreten insanlar...

O ilçelerde istihdamın artması...

Ve dolayısıyla o ilçelerde göçün durması...

Hatta tersine göçün başlaması...

Bu hiç kuşkusuz Türkiye için küçük ama bölge için büyük bir adım olacaktır.

Geçmişte bu yönde çaba gösteren yine Erzincan'ın merhum valisi Recep Yazıcıoğlu'nun, yanlış hatırlamıyorsam Doğusan Şirketi için büyük gayretler sarfettiğini hemen herkes hatırlayacaktır...

Yalnız burada bir hususu hatırlatmakta yarar var;

Gayret güzel, düşünce güzel, hepsinden öte istihdam ve üretim yapılması hepsinden güzel...

Ancak üretilen her ürün için gerekli pazarların bulunması da bir bu kadar önemli!

Altını çizerek dile getirmek isterim; burada dikkat çektiğim husus il merkezleriyle birlikte en ücra ilçelerde de hatta köylerde de üretim merkezlerinin kurulmasıdır.

Ve bu çabalar sadece bazı illerde değil, 81 ilimizde hayata geçirilmelidir.

Haydi Bismillah...