Saadet Partisi ve Anadolu Gençlik Derneği nin
organizasyonlarında Anadolu nun çeşitli illerinde verdiğimiz Türkiye de Medya
konulu konferansımızda, okuyucularımızla hasbıhal ederken, bizlere yöneltilen
en önemli soru şudur: Türkiye nin medya gerçeğinde, zihinsel dönüşüm
paradigmalarının böylesine yoğun atmosferde seyrettiği süreçte, medyanın
kirliliğinden kendimizi nasıl kurtarabiliriz
Kuşkusuz, medya, hayatımızı tamamen kuşatmış, ahtapot
kollarıyla bizleri sarıp sarmalamış durumda. Şu andaki görüntü itibariyle,
kaçacak yerimiz görünmüyor gibi Gazeteler, televizyonlar, sosyal medya Bir
şekilde bizleri içinde boğuyor, haberleriyle, yorumlarıyla, yönlendirmeleriyle,
ajitasyon yüklü haberleriyle zihinlerimizde farklı bir dünyanın algılarını
oluşturmaya çalışıyor. Hak ile batıl mücadelesinde, kafalarımızı kurcalamak,
ahlâkımızı dejenere etmek, maneviyatımızı kirletmek, güzelliğe yönlenmesi
gereken algılarımızı dönüştürmek için var güçleriyle çabalıyorlar.
Allah (C.C.) Kur an-ı Kerim de, Ey inananlar size bir
fasık haber getirdiğinde onu araştırınız, ola ki bir kavme sataşırsınız ve
pişman olursunuz buyuruyor. Biz, medyayı tasnif ederken öncelikle bu ayet-i
kerimenin ortaya koyduğu çarpıcı gerçeğe göre hareket ediyoruz. Bizlere haber
taşıyan, yorum taşıyan haber kaynaklarının kimliği nedir Yapmaya çalıştıkları
nedir Amaçları nedir Ahlâkı dejenere mi etmeye çalışıyorlar İffeti değil
şehveti başrole koyan bir anlayışı içselleştirmeye mi çalışıyorlar Gayr-i
meşru yaşantıları ve kötülükleri sıradanlaştırmaya mı çalışıyorlar Kısacası
toplumun temeline fitne fücur dinamitleri mi yerleştirmeye çalışıyorlar Genel
bir bakış açısıyla, bugün bizlere haber ve yorum taşıyan kitle iletişim
araçlarına baktığımızda, her birisinin enformasyondan daha çok, toplumun maneviyat
ikliminde kirlilik yapmak için mücadele ettiğini görürüz. Televizyon
ekranlarında yayınlanan diziler, programlar, yarışmalar, gazetelerin renkli
magazin sayfaları içinde yer alan kimin eli kimin cebinde belli olmayan hayat
tarzlarıyla, mantar hayatlarıyla acayip tiplerin haberleri, gündemi
yorumladıklarını iddia eden, fakat rıza üreten ve güce itaat etmeyi ortaya
koyan yazılar tamamen zihinlerimize kirli bir dünyayı sokuşturmaya
kalkışmaktadır.
Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Bir çiçekle
bahar olmaz, ama her bahar bir çiçekle gelir diyerek, hak davanın fitilini
ateşlemiş ve Anadolu coğrafyasında adım atılmadık nokta bırakmamıştı. Milli
Gazete, Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın idealindeki Türkiye ufkunun hayata
geçmesi, dünya idealinin hayat bulması yönünde Baharı getirecek gül bahçesine
dikilmiş bir güldü aslında.
Milli Gazete, Hak geldi batıl zail oldu ilahi mesajını
kendisine rehber edinerek, 42 yıldır davasından milim sapmadan yoluna devam
eden, kırılmadan, bükülmeden, eğilmeden, konjonktürlere boyun eğmeden, Hak
çizgisinden sapmadan, sadece ve sadece gazetecilik yapma idealiyle yolunda
yürümektedir. Milli Gazete, bu milletin temel dinamiklerini bozmaya değil, inşa
etmeye çalışan gazetedir Tam 42 yıldır, Hak geldi, batıl zail oldu ayet-i
kerimesinin ortaya koyduğu değeri milletimizle paylaşmak, insanlarımızı ahlâk
ve maneviyat iklimine taşımak için mücadele eden gazetedir, Milli Gazete.
Eğer bu bakış açısıyla hareket ederseniz, Milli Gazete
ile diğerlerinin farkını çok kolay anlarsınız. İşte Milli Gazete yi 42 yıldır,
bu milletin gönlüne yerleştiren temel dinamik de budur. Milli Gazete, bu
milletin sesidir, Milli Gazete bu milletin sevdasıdır.
NEDİM ODABAŞ