42 yıldır aynı sevda

Abone Ol

Saadet Partisi ve Anadolu Gençlik Derneği nin

organizasyonlarında Anadolu nun çeşitli illerinde verdiğimiz Türkiye de Medya

konulu konferansımızda, okuyucularımızla hasbıhal ederken, bizlere yöneltilen

en önemli soru şudur: Türkiye nin medya gerçeğinde, zihinsel dönüşüm

paradigmalarının böylesine yoğun atmosferde seyrettiği süreçte, medyanın

kirliliğinden kendimizi nasıl kurtarabiliriz

Kuşkusuz, medya, hayatımızı tamamen kuşatmış, ahtapot

kollarıyla bizleri sarıp sarmalamış durumda. Şu andaki görüntü itibariyle,

kaçacak yerimiz görünmüyor gibi Gazeteler, televizyonlar, sosyal medya Bir

şekilde bizleri içinde boğuyor, haberleriyle, yorumlarıyla, yönlendirmeleriyle,

ajitasyon yüklü haberleriyle zihinlerimizde farklı bir dünyanın algılarını

oluşturmaya çalışıyor. Hak ile batıl mücadelesinde, kafalarımızı kurcalamak,

ahlâkımızı dejenere etmek, maneviyatımızı kirletmek, güzelliğe yönlenmesi

gereken algılarımızı dönüştürmek için var güçleriyle çabalıyorlar.

Allah (C.C.) Kur an-ı Kerim de, Ey inananlar size bir

fasık haber getirdiğinde onu araştırınız, ola ki bir kavme sataşırsınız ve

pişman olursunuz buyuruyor. Biz, medyayı tasnif ederken öncelikle bu ayet-i

kerimenin ortaya koyduğu çarpıcı gerçeğe göre hareket ediyoruz. Bizlere haber

taşıyan, yorum taşıyan haber kaynaklarının kimliği nedir Yapmaya çalıştıkları

nedir Amaçları nedir Ahlâkı dejenere mi etmeye çalışıyorlar İffeti değil

şehveti başrole koyan bir anlayışı içselleştirmeye mi çalışıyorlar Gayr-i

meşru yaşantıları ve kötülükleri sıradanlaştırmaya mı çalışıyorlar Kısacası

toplumun temeline fitne fücur dinamitleri mi yerleştirmeye çalışıyorlar Genel

bir bakış açısıyla, bugün bizlere haber ve yorum taşıyan kitle iletişim

araçlarına baktığımızda, her birisinin enformasyondan daha çok, toplumun maneviyat

ikliminde kirlilik yapmak için mücadele ettiğini görürüz. Televizyon

ekranlarında yayınlanan diziler, programlar, yarışmalar, gazetelerin renkli

magazin sayfaları içinde yer alan kimin eli kimin cebinde belli olmayan hayat

tarzlarıyla, mantar hayatlarıyla acayip tiplerin haberleri, gündemi

yorumladıklarını iddia eden, fakat rıza üreten ve güce itaat etmeyi ortaya

koyan yazılar tamamen zihinlerimize kirli bir dünyayı sokuşturmaya

kalkışmaktadır.

Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Bir çiçekle

bahar olmaz, ama her bahar bir çiçekle gelir diyerek, hak davanın fitilini

ateşlemiş ve Anadolu coğrafyasında adım atılmadık nokta bırakmamıştı. Milli

Gazete, Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın idealindeki Türkiye ufkunun hayata

geçmesi, dünya idealinin hayat bulması yönünde Baharı getirecek gül bahçesine

dikilmiş bir güldü aslında.

Milli Gazete, Hak geldi batıl zail oldu ilahi mesajını

kendisine rehber edinerek, 42 yıldır davasından milim sapmadan yoluna devam

eden, kırılmadan, bükülmeden, eğilmeden, konjonktürlere boyun eğmeden, Hak

çizgisinden sapmadan, sadece ve sadece gazetecilik yapma idealiyle yolunda

yürümektedir. Milli Gazete, bu milletin temel dinamiklerini bozmaya değil, inşa

etmeye çalışan gazetedir Tam 42 yıldır, Hak geldi, batıl zail oldu ayet-i

kerimesinin ortaya koyduğu değeri milletimizle paylaşmak, insanlarımızı ahlâk

ve maneviyat iklimine taşımak için mücadele eden gazetedir, Milli Gazete.

Eğer bu bakış açısıyla hareket ederseniz, Milli Gazete

ile diğerlerinin farkını çok kolay anlarsınız. İşte Milli Gazete yi 42 yıldır,

bu milletin gönlüne yerleştiren temel dinamik de budur. Milli Gazete, bu

milletin sesidir, Milli Gazete bu milletin sevdasıdır.

NEDİM ODABAŞ