4 güzel şey...

Abone Ol

1. Minibüslerde sivil polis uygulaması... Toplu taşıma araçları ile yolcu otobüslerinde sivil trafik polisleri tarafından habersiz denetim gerçekleştirilecek. Denetleme sırasında kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücüye ceza yazılacak, kural ihlali yapmadığı görülen sürücüye ise teşekkür edilecek. Güzel bir uygulama… 

2. Metroda sıkı denetimler var... X Ray cihazı ve çantaların aranması… Aynı denetim keşke metrobüs ve diğer toplu taşıma araçlarında da olsa... Güzel şeyler bunlar...

3. Şişli... “Bir Kitap Bir İnsan” kampanyası... Şişli Kaymakamı İdris Akbıyık şunları aktardı: “Amacımız burada ilçemizde bu konuda bir farkındalık meydana getirmektir. Daha kültürlü, daha bilinçli, sınavlarda daha başarılı bir Şişli için, biz de okumak ve okutmak istiyoruz. Şişli her alanda bir markadır. İstiyoruz ki bu başarı eğitimde de olsun. Kitaplar insan kadar, insanlar kitap kadar önemlidir. Bu yüzden projemizin adı ‘Bir Kitap, Bir İnsan’dır. Bu çabaların, projelerin sonuçlarını kısa sürede alacağımıza inanıyorum. Daha önceki görev yaptığım yerlerde bu projeyi uyguladık ve başarılı olduk. Bu projeye destek veren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şişli için Türkiye için okuyalım, okutalım.” Güzel bir çalışma…

4. Bekçi amca... Nihayet yeniden geliyor... Hatta İstanbul’da bazı ilçelerde adımlar atıldı bile... Bekçi, köy ve emniyet teşkilatında çalışan, halkın, mal, can, mülk, mahsul ve eşyasını korumakla vazifeli silah taşımayan görevliler...

1985’e kadar kamu görevlisi olarak alınırken bu yıldan itibaren alım yapılmayarak karakollarda çalışmaya başladılar ve bu kadro maalesef tasfiye edildi. Anlaşılan o ki geceleri sokakların karanlığını delen düüüüt sesleri yeniden yankılanmaya başlayacak... 

Ama mesela İstanbul’a 700 tane bekçi yeter mi? Eski İstanbul olsa yeterdi ama şimdi herhalde çok daha fazla sayıda bekçiye ihtiyaç var diye düşünüyorum… Çok güzel hareketler bunlar…

MİLLİ GAZETE’YE ÇOK TEŞEKKÜRLER…

KAYAŞEHİR 17. Bölge’de, Topkapı Okulları’nın olduğu mahalde araçların ve bilhassa minibüslerin ters yola girdiğini, bunun da kazaya davetiye çıkardığını yazdım, geçen yazımda. 

Sağ olsun trafik ekipleri dün sabah itibari ile gerekli önlemleri aldı ve bu ihlalin önüne geçti. Olaydan müşteki olan Mustafa Canıtez şunları aktardı: “Milli Gazete’nin ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gördüm. Sabah (dün) polis ekibi geldi. Yola ters girenleri uyardı ve gereken işlemleri yaptı. Trafik hem tehlikeden hem de yoğunluktan kurtuldu. Uzun zamandır bu müdahaleyi bekliyorduk ve mağdurduk. Bunu bekleyen ne kadar çok esnaf varmış meğer! Burada herkes zevkten dört köşe oldu. Size bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz…”

***

Her zaman söylüyorum, bir kez daha dile getirmek istiyorum; Milli Gazete samimi ve içtenlikli olarak uyarı görevini yaptığından dolayı, kimseye düşmanlık hisleri ile yaklaşmadığından ötürü bu ‘ikaz mahiyetindeki’ yayınlar elhamdülillah etkili oluyor. Yetkili makamlar buradaki uyarıları bu yüzden dikkate alıyor. 

Emniyet güçlerine buradan bir kez daha teşekkürler…

ARAKAN MÜSLÜMANLARININ DURUMU İÇLER ACISI!

* Arakan, Myanmar’ın yedi eyaletinden biri…

* Arakan’da, Rohingya Müslümanları ve Budist Rakhineler yaşıyor. Fakat Myanmar devleti, resmî olarak Rohingyaları tanımıyor. Rohingyalar Bangladeş göçmeni olarak nitelendiriliyor.

* Rohingya Müslümanları İslam dünyasının en sahipsiz ve mazlum milleti. Onlar ne Filistin ne Afganistan ne Irak ne de Doğu Türkistan kadar gündem olabiliyor.

* 1784 yılına kadar bağımsız olan Arakan, Burma ve İngilizlerin işgaline uğradı. 1948 yılında sömürge yönetiminin sona ermesinden sonra ülke uzun yıllar askerî rejimle yönetildi. 2011’de

iktidara gelen Tein Sein hükümetinin başlattığı reform sürecinden ise Müslümanlar hiçbir şekilde yararlanamadı; Myanmar’daki Müslüman nüfusun sayısı ile ilgili resmî ya da gayri resmi

kesin bir bilgi yok.

* 2014 yılında gerçekleştirilen nüfus sayımına göre ülke nüfusu 51 milyon 419 bin 420. Ancak Müslümanlar resmî olarak tanınmadığı için Rohingyalar yine sayılmadı.

* 1982’de çıkarılan Yeni Vatandaşlık Kanunu ile “ulusallar” kategorisinin dışında bırakılarak kendi topraklarında yabancı unsur olarak gösterilen Rohingyalar, bugün hâlâ vatandaş

statüsüne sahip değiller.

* Myanmar’da Müslümanlara, “yabancılara aittir” ibaresi yazan özel beyaz bir kimlik veriliyor. Hiçbir resmî işlemde kullanılamayan bu kimlik sadece bilgi amaçlı veriliyor. Bu kanun

yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Rohingya Müslümanlarını kendi topraklarında yabancı bir topluluk durumuna düşürdü.

* Arakan’da 1,5 milyon Müslüman Rohingya’nın yaşadığı tahmin ediliyor. Ancak son yıllarda baskı ve şiddetten kaçanlar nedeniyle bu rakamın 1 milyon 90 bine gerilediği düşünülüyor.

Resmî rakamlara göre Myanmar’ın %4’ü Müslüman.

* Birleşmiş Milletler’e göre Arakanlı Müslümanlar dünyanın en çok eziyet gören etnik gruplarından biri. Dünya üzerindeki Rohingyaların nüfusunun 4 milyon civarında olduğu tahmin

ediliyor.

* İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre 2012 yılındaki şiddet olaylarında 140 bin Rohingya, ülke içinde göç etmek zorunda kaldı. 

* Bütün bu şiddet ve ayrımcılık nedeniyle her yıl binlerce Arakanlı Müslüman, vatanlarını terk ediyor. 

* Başta Bangladeş olmak üzere botlarla Malezya, Endonezya ve Tayland’a kaçan Rohingyalı Müslümanların çoğu yolda ölüyor. Bu ülkelerde ise Rohingya Müslümanlarının geneline

mülteci statüsü dahi verilmiyor.

* Arakanlı Müslümanlar vatansız. Seyahat özgürlüğü, eğitim, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve mülkiyet dokunulmazlığı gibi temel hakları da yok. 

* İslam ülkeleri ve BM ise, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporlarını yorumlamanın ötesine geçecek somut hiçbir çözüm üretemedi. 

* Bu noktada artık Arakan halkının 50 yıldır şiddet ve zulme maruz kalmasına seyirci olmaktansa, İslam ülkelerine muhacir olarak dağıtılmaları en gerçekçi çözüm gibi gözüküyor. (Bu

bilgileri, İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (İNSAMER) raporundan özetleyerek aldım. A.Ö.)

MESAJ PANOSU

BEN Arnavutköy’den rahatsız ediyorum sizi. Geçenlerde bir ameliyat dolayısıyla Vakıf Guraba (Bezmialem) Hastanesi’ne gittim. Ameliyattan sonra sıra ücret ödemeye geldiğinde ilginç bir hususla karşılaştım. Hastane veznesi nakit para kabul etmedi. ‘İlla da kredi kartı…’ dediler. Neden böyle?”

Evet hastane yönetimine bir kez de ben sormak istiyorum; Bu lokal bir uygulama mıdır? Değilse sahi neden böyle?