31 Mart’ta cepsiz ceketliler iş başına!

Abone Ol

Bismillâhirrahmânirrahîm;

SAADET Partisi’nin Aday Tanıtma ve Kampanya Lânsmanı Programı tek kelimeyle “muhteşem”di. Genel Merkez, gönlünü ve aklını birleştirerek büyük bir özverinin ürünü olduğu anlaşılan güzel bir tablo yaşattı kadrolarına. Hele, Ömer Faruk Yazıcı Bey’in öncülüğündeki “Tanıtma Birimi”; tarihe geçecek, üniversitelerde akademik tezlere konu olacak özgünlükte bir çalışma ortaya koydu.

Ankara’nın nezih mekânlarından AtoCongresium’daki heyecan zirvedeydi. Refah Partisi dönemindeki heyecana benziyordu. Başından sonuna kadar bu heyecan artarak sürdü. Misafirler yerine çakılmış gibiydi. Hizmet heyecanı dava erlerini tek vücut yapmış; yerel yönetimleri devralma kararlılığı kazandırmıştı.

Millî Görüşçüler gönüllerini, heyecanlarını, yüreklerini, samimiyetlerini koymuşlardı davaya.  Herkese yetecek kadar sevgileri vardı. Söylem, seçim müziği ve sunumlarında 82 milyonun tamamını kuşatan bir üslûp vardı. Kimseyi dışlamıyorlardı. Saadet Partisi’ne yaraşır ciddiyet, disiplin ve model çalışma hâkimdi. Genel Merkez Seçim Karargâh Başkanı Fatih Aydın, “Tahrik edilsek de, asla kimseyi tahrik etmeyeceğiz” diyordu.

Programın en dikkat çeken sembolü “cepsiz ceket” oldu. Dış ve iç cepleri olmayan ceket.  Saadet Partili başkanların rüşvete, yolsuzluğa, usulsüzlüğe, israfa kapalı olduklarını sembolize ediyordu. Âdil, dürüst, liyakatli başkanlar olduklarını. Saklayacak sırrı olmayan, ahlâkî siyasetin sembolü başkanlar. Haram lokmaya kapalı! Kendisi değil; halk kazansın, isteyen başkanlar.

Efsanevî örnekleri 1989 ve 1994’te yaşanmıştı. Şimdi halk, o efsanevî hizmetlerin devamını bekliyor.

BİLGE BAŞKAN; TEMEL BAŞKAN

GENEL Başkan Temel Karamollaoğlu, yoğun mesajlarla çıktı halkın karşısına. Daha salona girerken “Bilge Başkan, Temel Başkan” sloganlarıyla karşılandı. Söylemleri kadrolarının duygularını yansıttığı için, bir ara “İşte ordu, işte komutan” sloganı çınlattı salonu. Erbakan Hoca aramızda gibiydi.

Erbakan Hoca’nın söz, resim ve söylemleri hâkimdi salona. İsmi anılınca “Mücahit Erbakan” sloganları inletiyordu her yeri. Millî Görüş davasının kurucu liderine vefakârlık ve sadakat hiç eksilmedi.

Saadet Partisi davasını, duruşunu bozmayanların karargâhıydı. 50 sene önceki yüksek fazilet,  adalet, huzur ve saadet söylemleri aynen devam ediyordu. Mevlâna diyor ya! “Müslüman pergele benzer. Bir ayağı sabit bir noktadadır; diğer ayağıyla dünyaya dolaşır.” Millî Görüşçüler davalarında sabit noktada dururken; diğer yandan insanları huzur ve barış iklimine, iyiliklere, güzelliklere davet ediyorlar.

Bilge Başkan bir taraftan tecrübeleriyle yol göstericilik yaparken; diğer taraftan gençleri etrafında toplamayı başardı. Karargâhta, Tanıtma’da, etkili alanlarda hep gençler aktif. Büyüklerin tecrübeleriyle gençlerin enerjisi güzel bir âhenk oluşturmuş durumda.

Temel Karamollaoğlu’nun Erdem Beyazıt’tan okuduğu mısra tam Saadet Partililerin mücadelesini tarif ediyordu: “Beton direkler arasından çiçek açtı.”

Türkiye tasviri şöyleydi Bilge Başkan’ın : “Helâlin adı kaldı; onu gören yok / Haramlar kapışıldı; hâlâ doyan yok.” “1994 ruhuna dönmeliyiz” diyen AKP’ye gönderme yaptı: “Ruh çağırmakla, ruh geri gelmez.”

ADAYLAR GÖREVE HAZIR

BELEDİYE başkan adaylarının tanıtımı da muhteşemdi. Duruşları, yürüyüşleri, konuşmaları büyük bir dava sahibi olmanın onurunu yansıtıyordu.

Sivas Belediye Başkan Adayı Melih Seçilmiş “Cepsiz ceket”i giyerek programa katıldı. “Ceket”in, yerel yönetimlere gelenlerin büyük sorumluluğunu vurguladığını söyledi: “Salondaki heyecan anlatılmaz; yaşanır. Rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlük bu cekete giremeyecek. Milletimize 1994 heyecanını yaşatacağız.”

Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Süleyman Demirel ilgi odağıydı. Temel Başkan Denizli’deki “Çare Var” konferansında, “Bizim de Süleyman Demirel’imiz var” demişti. Küçük kızıyla çıktı sahneye. Tabiîlik, sevgi, şefkat mesajları verdi. “1994’teki efsanevî Millî Görüş Belediyeciliği’ni yeniden yerel yönetimlere taşıyacaklarını” söyledi.

Toplantıyı değerlendiren Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mahmut Arıkan, heyecandan tüylerinin diken diken olduğunu anlattı: “Çözüm ve çare siyaseti izliyoruz. İktidar partisinde metal yorgunluğu var. Saadet Partisi dinamik kadrolarla çalışıyor.”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Av. Ali Aktaş ise, yerel yönetimlerin dürüst yöneticiye duyduğu ihtiyacı anlattı: “Sürekli birbiriyle kavga eden siyasî partiler gerginlik oluşturuyorlar. Dürüstlüğü, ahlâkı, erdemliliği öne çıkaracağız.”

Programın ana teması “dürüst başkan, dürüst yönetim”di. Adres netti: “Dürüst olmak gerekirse: Saadet.”

Saadet Partisi kurmay, kadro ve sevdalılarıyla tam bir Ankara çıkarması yaptılar. İzmir Karşıyaka Belediye Başkanı Adayı Hatice Değerli, “Bu heyecan atmosferini herkes yaşayabilseydi” diyordu. Ankara çıkarması Türkiye için ümit ışığı, Saadet iktidarına giden yolun “işaret fişeği” oldu.