28 Şubat?ın gözden kaçanları: Eğitim fakülteleri - 2

Abone Ol

Peki, Eğitim Fakülteleri için neler yapılmalı, bu

sıkıntılar nasıl düzeltilmeli, çözüm olarak ne önerebiliriz

Altı yıldır Eğitim Fakültelerini inceliyor ve ne

yapılabilir sorusuna cevap bulmaya gayret ediyorum. İlk olarak, özel sektörü de

hesaba katacaksak, Milli Eğitim Bakanlığı nın ihtiyacından biraz daha fazla

sayıda öğrenci bu fakültelerde iskân edilmeli. Öğretmen adayları en yüksek

puanlı öğrenciler arasından seçilmeli. Acilen Eğitim Fakültelerinin sayısı 5-10

taneye indirilmeli ya da 5-10 Eğitim Fakültesinin kontenjanı bütün eğitim

fakültelerine dağıtılmalı. Öncelikle kontenjan sayıları 20 ile

sınırlandırılabilir. Şu an yüz binlerce öğretmen adayı boşta ve hem millet, hem

aileler, hem de devlet adına büyük bir sorun. 25 yaşına gelmiş ve eğitim

fakültesinden mezun bir gence başka bir iş sanatı öğretmeniz artık mümkün

olmuyor. Fakültelerin bir kısmı kapatılarak mı olur, yoksa kontenjan

sınırlaması ile mi bilmem, ancak şu an alınan öğrenci sayısı çok fazla. Bu

durum hem gençlerimizin israfı, hem de devlet kaynaklarının israfı. Çok acilen

bunun önü alınmalı, yarın beklenmemeli, bugünden bu iş çözülmeli.

Polis okullarına ve askeri okullara giderken öğrencilerin

özel seçildiğini görürsünüz. Hem fiziki, hem ruhsal, hem de güvenlik

soruşturmaları sonucu asker ve polisler okullara alınır. Bu milletin canını

emanet ettiğimiz insanları seçeriz de bu milletin beynini emanet ettiğimiz

insanları hiç seçmeyiz. Öğretmenlik mesleğine girişte tek ölçü test sınavları

olmamalı. Öğretmenler fiziksel ve ruhsal elemelerden geçirilmeli, güvenlik

soruşturmaları sonucu bu fakültelere kabul edilmeli. Yoksa bugün okullarımızda

ruh sağlığı bozuk, ahlaki zaafları olan, PKK militanı gibi çalışan bir sürü

öğretmeni görürsünüz. Doğu da özel harekât komutanı olarak çalışmış ve akabinde

polis okulu müdürü olmuş bir arkadaşım bana görev yaptığı bir ilde, okula gelen

PKK lı beden eğitimi öğretmeninin neler yaptığını 10 yıl önce anlatmıştı. Bir

yıl içinde okulda namaz kılan öğrenci kalmadığı gibi, okulun hemen hemen

tamamına yakını PKK sempatizanı gençlere dönüşmüş. Bunlara okul hayatım ve

meslek hayatım boyunca ben de şahit oldum. Eğer huzur, mutluluk, birlik,

kardeşlik istiyorsak ilk önce bu nesilleri yetiştiren öğretmenlerin milli

kodlara sahip insanlar olması gerekiyor. Eğer öğretmenlerimizin bu niteliğine

bakılmazsa güvenlik önlemleriyle bu sorunları aşmak mümkün değil. Yukarda da

söyledik ya, bugün birçok meslek dalına insan alınırken özel yetenek sınavları

ve güvenlik soruşturmaları sonucu alınır, ancak gençlerimizin beynini, aklını

ve gönlünü emanet ettiğimiz öğretmenler test sınavı dışında hiçbir elemeden

geçmeden, ne olduğuna bakılmadan okullara gönderilir. Gidin Doğu ya, yüzlerce

Marksist ve PKK lı öğretmen göreceksiniz Bu hocalar sınıfta ders anlatmıyor,

işini yapmıyor, PKK ya militan yetiştiriyorlar.

Nasıl bir hoca lazım Terörü bitirmek, birlik, beraberlik

ve kardeşliği tesis etmek istiyorsak, bu durum ancak yeni nesilleri yetiştiren

öğretmenlerle mümkün olacaktır. Bu konuda üstad M. Şevket EYGİ nin mükemmel

yazıları var, bu konuya girmeyeceğim. Ancak devletimiz askerini, polisini nasıl

seçiyorsa, öğretmenini de o titizlikle seçmeli, hatta hepsinden daha titiz ve

dikkatle seçmeli. Önümüzdeki haftaki yazımda da eğitim fakültelerindeki

sorunları yazmaya devam edeceğim.