Sivrisinek deyince aklınıza ne geldiğini biraz ben de
bilirim.
Dağ başında, su kenarında yıldızlara bakarak tatlı bir
gece geçirmek istediğinizde ince saz eşliğinde kanınızı emmeye gelen, sazı
duyulan ama görülmesi zor olan küçük yaratık.
İyi çalışmayan belediye başkanlarının şehrinde kalanların
evlerini de ziyaret eden bu saz heyeti, evlerinizde de alır kanınızı.
Hastane hemşirelerinden daha hassastırlar kan damarını
bulup hortumu yerleştirmede.
İşte bu küçük yaratığın faydaları da mutlaka vardır dedim
ve Google amcaya sordum.
Birçok ilim adamına göre sivrisineklerin faydası
zararından fazlaymış.
Alın akrebi, yılanı ve diğerlerini.
Bize zararları olduğu gibi faydaları da varmış.
Ben de her şeyin faydalı tarafından bakar ve ona göre
hareket ederim.
28 Şubat döneminde yapılan yanlışları o günlerde konuştum
ve yazdım.
Bazılarının o gün yağdanlık olup bugünlerde namlu olup
gülle yağdırmaları hoşuma gitmez.
Bağlı adama vurulmaz.
Rabbimiz, yarattığı hiçbir şeyin boşuna olmadığını haber
verir. (Al-i İmran Suresi, ayet: 191) 28 Şubat kasırgası da bizim aramızdaki
çürüklerin çökmesine, hastalıklı olanların hastalıklarının ortaya çıkmasına
sebep olmuş, hastalıklıları temizlerden ayırmış ve saf, temiz bir toplum
meydana gelmiştir.
Atalarımız: Ağustosta yatan öküzü zemheride böğelek
tutar demişler.
Bizi hareketlendirdiler.
Gözümüzü açtılar.
Bizim tek yönlü çalışmalarımızı çok yönlü çalışmalara
geçmemize sebep olmuşlar.
Sakalı ve başörtüsü nedeniyle yurt dışında okumanın
yollarını aradılar ve buldular.
Ukrayna nın başkenti Kiev deki öğrencilerin daveti
üzerine konferans vermek için gittiğimde binin üzerinde öğrenciyle karşılaştım
salonda.
Birçok Kievlinin Müslüman olmasına sebep olmuşlar.
Kiev de güzel hizmetlerini gördüğüm bir vatandaşımıza,
Türk filmlerinden en fazla hangilerini seversin dedim, hiç tereddüt etmeden,
Cüneyt Arkın ın Kara Murat, Malkoçoğlu gibi tarihi kahramanlık filmlerini
severim dedi.
Bak, dedim şu yanındaki üç adam, o tarihi kahramanların
yaptığını çağdaş bir şekilde yapıyorlar.
Sen ise Macar ovasında Kara Murat a lojistik destek
sağlayan gizli yardımcıya benzersin. Sizin tarihiniz elli yıl sonra yazılacak,
yüz yıl sonra da filmi çekilecek, tarihe geçiyorsun, ona göre hareket et
deyince mahcup ve mağrur bir şekilde teşekkür etti.
Eskilere gitmeye gerek yok, kırk yıl önce yurt dışı
münasebetlerimizde İslam a uzak, insanlarımızın tercümanlığına ihtiyaç vardı ve
onlar da yalnız ya İngilizce, ya Fransızca veya Almanca bilirlerdi.
Şimdi ise başta Allah ın kitabı Kur an ı, onu getiren
Sevgili Peygamberimizi bilen, Japonca, Çince, Senegalce, Rusça, İtalyanca,
İspanyolca, Arapça, batı dillerinin yanında daha onlarca dil bilen, ülkesini,
halkını seven bağrı yanık insanlarımızın sayısı yüzbinlerle ifade ediliyor.
Dinime düşman olanların dil bilgisine ihtiyaç kalmadı.
Eden bulur derler. Edenler cezasını çekerlerken, biz
gübreyi bile boşa atıvermeyiz ve onları tarlamızda değerlendiririz. Ama siz,
gül olmayı seçiniz, gübre olmayınız.