28 Şubat süreci bir şartla biter!

Abone Ol

Antidemokratik 28 Şubat sürecinde Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan yasal olmayan yollarla Başbakanlık koltuğundan edildi...

On binlerce memur mağduriyete uğradı.

Namlunun ucundaki o olağanüstü günlerde gözü yaşlı anneler, hep yarın acaba başımıza neler gelecek endişesini yaşadı...

Yaşananları yazsak buraya sığmaz...

Sonunda ne oldu

28 Şubat Soruşturması açıldı...

Soruşturma kapsamında Çevik Bir başta olmak üzere 28 Şubat sürecinin en etkili isimlerinden bazıları tutuklandı...

Peki ama 28 Şubat süreci sadece apoletlilerin marifeti miydi

Elbette, hayır!

Nerede sermaye gurupları

Nerede asparagas haberlere imza atarak sürece su taşıyan dönemin anlı şanlı gazete yöneticiler

Nerede adına STK denilen 5li çeteler

Ve en önemlisi nerede dönemin siyasi aktörleri

28 Şubat süreci bunlarsız olur mu

Şimdi birtakım kalemler diyor ki, 28 Şubat süreci bitti, yerle yeksan oldu!

"28 Şubat süreci bin yıl devam eder." diyen kimdi

Zamanın kudretli ismi Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu...

Peki, gerçekte de öyle mi

Sona erdi mi 28 Şubat süreci

28 Şubat süreci elbette biter, ama ne zaman

Yarın biliyorsunuz Türkçe Olimpiyatlarının Finali var...

TT Arena Stadında...

Türkçe Olimpiyatlarının Finaline TSKdan üst düzey bir temsilci katılırsa işte o zaman 28 Şubat süreci bitmiş demektir...

Fethullah Gülen de ancak o zaman Türkiyeye döner...

İmam hatip liseleri araştırması bugün açıklanıyor

Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) tarafından gerçekleştirilen, "Türkiyede İmam Hatip Lisesi ve İmam Hatipliler Algısı" araştırmasının sonuçları, bugün (Çarşamba) açıklanıyor. Türk halkının İmam Hatip Liseleri, İmam Hatipli öğrenci ve mezunlarına bakış açıları ile bu konudaki algılarının değerlendirildiği araştırmada;

Dindar nesil, din eğitimi ve rejim tartışmaları bağlamında İmam Hatip Lisesi misyonu,

Bir eğitim kurumu olarak İmam Hatip Liseleri ve diğer kurumlar ile kıyaslama,

Siyaset ve ideoloji bağlamında İmam Hatip Liseleri,

Yeni eğitim sistemine bakış (4 4 4 algısı ve değerlendirmesi ) gibi konularda çok dikkat çekici sonuçlar bulunuyor.

İstanbul Malta Köşkünde saat 13:00te yapılacak köşe yazarları yemeğinde proje araştırma grubu üyeleri Doç. Dr. Ertan ÖZENSEL, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Hakkı Akın, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali Aydemir, Statü Araştırma Genel Müdürü Cenk Şener, Genar Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş ve TİMAV Genel Başkanı Ecevit Öksüz de katılacak.

Ben de orada olacağım...

Metrobüs girişi çilekeş yolu oldu!

Kim ne derse desin, kim hangi eleştiriyi getirirse getirsin Metrobüs yararlı ve güzel bir hizmet...

O abuk sabuk reklamda olduğu kadar olmasa da...

Günün her saatinde elbette ki reklamda olduğu gibi rahat oturma şansınız yok...

Ama, İstanbul gibi her gün trafik çilesinin zirve yaptığı kentte neredeyse şehrin bir başından bir başına, ayakta mayakta, keşmekeşe yakalanmadan yolculuk yapabiliyorsunuz...

Her neyse...

Asıl söylemek istediğim bu değil...

Metrobüs duraklarının en kalabalığı Mecidiyeköy...

Hergün onbinlerce kişinin uğrak yeri...

Son günlerde Mecidiyeköyden Metrobüse bineniniz oldu mu, acaba

Aman Allahım o ne keşmekeş!

Oradaki bir inşaattan dolayı duraklara ulaşmak da mümkün değil, inmek te...

İnsanlar sürtüne sürtüne, zar zor atıyor kendilerini duraklara...

Yok mu bu sıcaklarda bu keşmekeşe dur diyecek bir yetkili!

CHPde daha ne kör noktalar var, bilseniz!

CHPnin 1950 seçimlerinden hemen önce kendi üzerine kayıtlı Çankaya Köşkü ve arsalarını o dönem astronomik bir bedelle - 1.772.260.50 lira- Hazineye sattığını belgesiyle yazdım ya...

Ben söylemiş gibi olmayayım ama yazı çok ses getirdi...

Şu anki yönetime hafiften kırılgan, önemli bir CHPli aradı...

Söylediği şu: Sizin yazdığınız CHP tarihinden yalnızca bir sayfa. Tabii o dönem tek parti dönemi. Devlet-millet demek CHP demek. Türkiyenin sahibi gibi düşünün. Ama benim söylemek istediğim şu; Artık herkesin her şeyden haberi bir şekilde oluyor. Gerçekler saklanamıyor... Kemal bey (Kılıçdaroğlu) iktidar olmaktan söz ediyor. CHP tarihindeki bu karanlık-kör noktalarla hesaplaşmadan asla ve asla iktidara gelemez. Sizin yazdığınız dışında daha birçok kör noktalar var partimizde... Benim de öteden beri seslendirmeye çalıştığım görüş bu. Hatta daha radikal bir şey söyleyeyim: Aslında partinin adını bile değiştirmemiz lazım. Çünkü CHP dediğiniz zaman yokluk-kıtlık-baskı akla geliyor. Vitrini ne kadar değiştirirseniz değiştirin vatandaştaki o algıyı değiştirmek çok zor..

NOT:  :  Bugün 13 Haziran 2012. Uyan da balığa gidelim... 2012 yılında yeni Anayasa vaadini sıcak tutmak adına... 2012den beş ay onüç gün daha eksildi. Yeni sivil anayasanın yazımına nihayet başlandı, ilk cümleler ortaya çıktı... Ama bugünlerde ses seda yok.. Takipçisiyiz...