Çevik Bir ve arkadaşları sanık sandalyesinde. Tutuksuz yargılanıyorlar… Salonun muhtelif yerlerinde eski askerler ve 28 Şubat darbesinin mağdurları…
İddianame sanıkların yüzüne okunurken yine bu salondaydım. O vakitler, bu davanın birçok tutuklusu vardı. Askerler nezaretinde salonda oturuyorlardı.
Savcı mütalaasını vermiş, sanıklar savunma yapıyorlar şimdilerde.
Sabırla onları dinliyorum. Gülüyorum içimden onlar konuştukça. Sanki o yaşananlar sanaldı, yalandı. Sanki Genelkurmay Başkanlığı, avukatları, öğretim üyelerini, emniyet amirlerini, savcı ve hâkimleri kışlaya çağırmamıştı. Sanki hiç birine irtica brifingleri adı altında hedefler göstermemişti.
Hükümet düşürenler, Meclis’teki vekil odalarında gezenler onlar değilmiş gibi… Hükümete, millete ayar çekenler, üst perdeden her gün televizyonlara, gazetelere demeç veren onlar değilmiş gibi, umursamaz eda ile her şeyi inkâr ediyorlar.
12 Eylül darbesinde Kenan Evren, yönetime el koydum, dedi… Darbeyi sahiplendi.
Biliyorsunuz, bu ülkede darbe yapanlar başarılı olursa, cumhurbaşkanı oluyorlar, darbe başarısız olursa da, hapishanede mahkûm olurlar.
12 Eylül darbecileri mahkûm oldular… Kâğıt üzerinde de olsa. Öldüler.
28 Şubatçıların çoğu yaşıyor… Hayattalar. Hükümete, millete ayar çektiler. Milletin üzerine tank sürdüler, silah doğrulttular.
Bunu milletin hepsi gördü, yaşadı.
İrtica bahanesiyle, birçok insan işinden, aşından edildi. Seçilmiş hükümetin üstünde kendi hükümetlerini kurdular.
Batı Çalışma Grubu’nu kurdular... Milyonlarca insanı fişlediler.
Şimdi… Çıkmışlar, bütün bunları inkâr ediyorlar… Görmedik, bilmedik, duymadık diyorlar.
Darbeciler birbirine benziyor…15 Temmuz darbesini yapanlar… İnsan öldürenler, bomba atanlar bile, duymadık, görmedik, bilmedik diyorlar.
Yaşı küçük olanlar, yani 28 Şubat’tan sonra olup biteni yaş olarak idrak edenler, mahkemedeki savunmaları dinleseler, herhalde, bu 28 Şubat darbesi başka bir ülkede, başka âlemde, sanal bir dünyada olmuş bitmiş diyecekler.
Hani bin yıl sürecek denilmişti bu darbeye.
Sırf imam hatipler kalksın, din dersleri okutulmasın diye, 8 yıllık temel eğitimi kim dayattı? Kuşlar mı, cinler mi, kimler?
Refah Partisi’ni kapatması için dönemin Yargıtay başsavcısı ile beraber çalışan, yargıya ayar çeken kimdi, kimlerdi?
Sakala, başörtüsüne… Bismillah’a dahi karşı gelerek… Milletin değerlerini hiç sayıp, aşağılama operasyonları yapan kimlerdi?
O günlerin gazetelerini ve televizyonlarını açın bir… Kendini allı şanlı general diye tanıtan, her gün bir gazetecinin köşesinden millete seslenen… Televizyonlarda boy boy laf çoğaltanlar sizler değil miydiniz?
Milletin iradesini beğenmeyip, refahla kim hükümet kurarsa, bilsin ki, dipçiği kafasına yer, diyen kimdi?
Adam gibi durun sözünüzün arkasında… Dik durun, şereflice.
Duymadık, bilmedik, görmedik diyerek, o gün yaptığınız işkenceleri, insanlık dışı uygulamaları, zulmü nasıl unutacağız?
28 Şubat yargılamalarının sonuna doğru gidiyoruz… Takip ediyorum… Yazacağım gördüklerimi.
Sonucu merakla bekliyorum.