25 Yıl Önce, 25 Yıl Sonra...

Abone Ol

D-8, Developing Eight (gelişmekte olan sekiz ülke), Millî Görüş lideri, Refah-yol Hükümeti Başbakanı Necmettin Erbakan liderliğinde, 22 Ekim 1996'daki "Kalkınmada İşbirliği Konferansı"nı izleyen bir dizi hazırlık toplantılarından sonra 15 Haziran 1997'de, bundan tamı tamına 25 sene önce İstanbul’da yapılan devlet başkanları zirvesinde resmen kuruldu.

Hatırlayalım lütfen! Neydi umdeleri D-8'in;
1- Savaş değil, barış!
2- Çatışma değil, diyalog!
3- Çifte standart değil, adalet!
4- Üstünlük değil, eşitlik!
5- Sömürü değil, hakça paylaşım!
6- Baskı ve zulüm değil, gerçek manada demokrasi ve insan hakları!
Erbakan Hocamızın temelini attığı “Yeni Bir Dünya” projesi olan bir hareketti, D-8.
***
15 Haziran 1997'den günümüze 25 sene, yani çeyrek asır geçti.
D-8, 25 yıldır unutturulmaya çalışılıyor.
AKP hükümetleri, 20 yıldır, D-8 için neredeyse hiçbir şey yapmadı. Kâğıt üzerinde kaldı. AKP, Avrupa Birliği'ne yöneldi. Geldiğimiz yer ortada.
Millî Görüş'ün yegâne partisi Saadet Partisi ise 25 yıldır D-8'i gündemde tutmaya devam ediyor.
İşte bu programlardan biri daha İstanbul'da, Çırağan Sarayı'nda icra edildi.

D-8 PROGRAMINDAN FARKLI İZLENİMLER...

Saadet Partisi tarafından önceki gün düzenlenen D-8'in kuruluşunun 25. yıldönümü programına ben de davetliydim. Gittim.
Kuruluşunda olduğu gibi program yine Çırağan Sarayı'ndaydı.
Çırağan Sarayı'nda neler gördüm? Sizlerle de paylaşmak istiyorum;
* Ilık bir İstanbul günüydü. Günlerden cumartesi. Zemin ıslak... İstanbul Boğazı hafif dalgalı...
* Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, kürsüye iki kez çıktı; birinde gündeme ilişkin konuşma, ikincisinde ise teşekkür konuşması. Temel Bey’e programda büyük bir ilgi vardı. Konuşmalardan hemen sonra o meşhur 'balkon fotoğrafı' için Boğaz’a nazır alana çıkıldı. Genel fotoğrafın ardından Temel Bey’in 'balkon fotoğrafları' bitmek bilmedi, uzun süre devam etti. Kendisine bu yönde iletilen taleplerin hiçbirine olumsuz cevap vermedi, kimseyi kırmadı, çok sayıda kişiyle, grupla o balkonda poz verdi, fotoğraf çektirdi, Temel Bey.
* Saadet Partisi önceki genel başkanı, Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kamalak Bey’le ayaküstü sohbet ettik. Sohbetin konusu cumhurbaşkanlığı seçimleriydi. Gündemde olan bir konu yani. İlginç bazı hususlara değindi, Mustafa Bey. Sohbetin ayrıntılarına önümüzdeki günlerde burada yer vereceğim, inşallah.
* Endonezya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu İmam As'arı'nın konuşması çarpıcıydı. "Rabbişrahlî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlül ugdeten min lisânî. Yefgahû gavlî. (Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar.) (Ta-Ha Sûresi, 25-28) ayetini okudu, İmam As'ari Bey. D-8'in her zamankinden daha elzem olduğuna vurgu yaptı, baskı ve zulmün sona ermesi için D-8'in mutlaka canlandırılması gerektiğini ifade etti. Erbakan Hoca’nın yakın arkadaşı Habibi dönemine atıfta bulundu. Erbakan'ın vizyoner yönüne dikkat çekti.
* Refah-Yol kabinesinde görev yapan çok sayıda bakan da oradaydı; Abdullah Gül, Sabri Tekir, Lütfü Esengün, Ziyaettin Tokar, Ahmet Cemil Tunç, Abdüllatif Şener. Refah-Yol kabinesinde içişleri bakanlığı koltuğunda oturan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, nedense D-8 toplantısına kendisi gelmeyip, Meclis Grup Başkan Vekili İsmail Tatlıoğlu'nu görevlendirmeyi uygun buldu.
* “Uyandırma işlevi” anlamında çok çok önemli bir programdı. Tebrikler. Hayırlara vesile olması temennisiyle...

D-8 ÜNİVERSİTESİ!

* Gelişen 8 Ülke Ekonomik İşbirliği Örgütü (D-8) bünyesinde üye ülkelerden yükseköğrenim alanındaki öğrencilere eğitim vermek için kurulan uluslararası “D-8 Üniversitesi”, bundan birkaç yıl önce İran'da, Hamedan eyaletinde faaliyete başladı.
* Erbakan Hocamızın bir projesiydi, “D-8 Üniversitesi”.
* Üniversite, başlangıç aşamasında üye ülkelerden yükseköğrenim alanındaki yüksek lisans ve doktora öğrencilerini kabul ediyor. Üniversite, D-8 ülkelerinin üniversiteleri arasında değişim programı da uygulayacak.
* İran/Hamedan'da faaliyete başlayan uluslararası üniversitenin aynı şekilde diğer D-8 ülkelerinde de; Türkiye, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan'da açılması hedeflerden biri.

SOROS, O MAKİNELERİ NEDEN HEDİYE ETTİ?

11. Uluslararası Dergi Fuarı... Türkiye Dergiler Birliği'nin (TÜRDEB) tarihi Sirkeci Garı'nda düzenlediği fuar...
Millî Gazete’nin okurlarına verdiği Maaile, Millî Çocuk ve Fikri dergileri de fuarda temsil edildi.
Dün sona erdi bu fuar. Birçok etkinlik gerçekleştirildi.
Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, fuar etkinlikleri kapsamında “Dijitalleşme” konulu bir söyleşi programına katıldı.
Burada anlattığı tarihi bir arka plan oldukça çarpıcı ve dikkat çekiciydi. Okuyalım;
* “Dil araçtır. Türkçe, Arapça, İngilizce veya Fransızca konuşabilirsiniz. Ancak nece konuştuğunuz değil ne anlattığınız önemlidir."
* "Müslümanların sahip olduğu televizyonlar, gazeteler de var; orada da ne anlattığımız ve neyi çoğalttığımız önemli."
* "George Soros, Macaristanlı bir Yahudi’dir. Onun üniversitelere verdiği fotokopi makineleri sayesinde Macaristan, komünizmden kapitalizme çok kolay bir geçiş sağlamıştır."
* "Bunu sadece bir fotokopi makinesi ile yaptı. Üniversitelere fotokopi makinesini herkesin özgürce kullanması şartı ile verdi."
* "Daha sonrasında da öğrencileri örgütleyip onları kullandı. Gördüğünüz gibi neyi çoğalttığımız oldukça önem arz ediyor."
***
Oldukça ilginç değil mi?
Demek ki neymiş?
Hibe deyip geçmemek gerekiyormuş!
Hibenin arka planını da çözmek/görmek gerekiyormuş!

YÖNETMELİK DEĞİŞTİ, TAMAM DA!..

Bursa'da okul aile birliğinin yardım toplama etkinliği görüntüleri sosyal medyada infial uyandırdı. Millî Eğitim Bakanlığı harekete geçti. Bakanlık Okul Aile Birliği Yönetmeliğinde değişikliğe gitti. Peki neler değişti? Bakalım;
* "Birlik tarafından gerçekleştirilecek seminer, müzik, tiyatro, spor, sanat, gezi, defile, sergi, kermes ve benzeri faaliyetlerin öğrencilerin bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimleri ile Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerine uygun olarak düzenlenmesini sağlar."
* "Faaliyet içerikleri öğrencilerin bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimleri ile Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerine aykırı olmayacak şekilde planlanır."
Bunlar elbette olumlu değişiklikler.
Ancak bu değişikliği yapmak için okula dansöz getirilmesini mi beklemek lazım!