22 Temmuz seçimlerinin tahlili

Abone Ol

Peygamber Efendimiz, "Öfkeli olduğunuz zaman hüküm vermeyiniz" buyurmuşlardır.

22 Temmuz seçimleri ise seçmenimizin en öfkeli olduğu bir zamanda yapılmıştır. Bu sebepten kavga psikolojisi, şiddetli bir fırtına gibi esmiş, milletimiz serinkanlılıkla, ayrıntılara inen değerlendirmeler yapamamış, ikili kutuplaşmanın heyecanı neticeye damgasını vurmuştur.

Mehmed Âkif Ersoy rahmetli, "Heyecan geldi mi mantık sıvışırmış" diye bu gerçeğe işaret etmiştir.

Bilindiği gibi genel seçimler, seçmen sayısı kadar insanın hakimlik görevini yaptığı büyük bir mahkeme demektir. Eğer bir mahkeme, serinkanlılıkla hüküm veremeyecek bir ruh haleti içerisinde ise elbetteki verilen hükümler tam isabet kaydetmeyecektir.

Seçmeni kızdıran seçim öncesi olağanüstü şartlar şöyle sıralanabilir:

1-Genelkurmayın, darbe tehdidi şeklinde algılanan muhtıraları,

2-Cumhurbaşkanı seçimini, felce uğratan millî iradeye ters düşen Anayasa Mahkemesi kararı,

3-Cumhurbaşkanı nın halk tarafından seçilmesine, Sayın Sezer in engel koyması,

4-CHP nin, ikili kutuplaşmayı tahrik eden kavgacı ve hırçın üslubu.

Evet bütün bu ve buna benzer çıkışlar seçmenimizi galeyana getirmiştir. Seçmen, madem ki, millî iradeyi ben temsil ediyorum, iktidarları ancak ben indirir, yeni iktidarı ben belirlerim demiş, CHP ye ve anti-demokratik çıkışları yapanlara ihtarda bulunmak ihtiyacını hissetmiştir.

Ama bu arada, AKP ye hesap sormak, yapılan sayısız suistimalleri gözönünde tutarak reyini ona göre kullanmak, aşırı teslimiyetçilikle ekonomiyi IMF ye, dış politikamızı ABD ve AB ye endeksleyen AKP ye gereken dersi vermek, başörtüsü ve katsayı zulmüne izin vermek, misyonerleri serbest bırakarak, gençlerimizin hıristiyanlaştırılması, bunun tam tersine imam-hatip okullarının, Kur ân kurslarının kapatılması ve Kur ân âyetlerine yasak konulması gibi, önemli denetim işleri, arada kaynayıp gitmiştir.

Ayrıca Evangelist, Siyonist ittifakının Kuzey Irak ta ikinci bir İsrail devleti oluşturması, Türkiyemizin güneyden kuşatılması gibi, en hayatî ve en tehlike taşıyan konulara eğilmek gibi hususlar tamamen unutulmuştur.

İşin en tuhaf tarafı ise bu öfke pazarı yapılan seçimin tam tersine, AKP nin oyunu önemli miktarda artırması, CHPve paralelindeki oluşumların ise milletten beklemedikleri bir sille yemesi olmuştur.

Hatta hatta yukarıda saydığımız AKP yi yıpratmaya yönelik girişimler AKP nin oy kazanmasına sebep olan birer DOPİNG etkisi yapmıştır.

Bir Amerikan filmi seyretmiştim. Kendisini öldürmek isteyen hasımlarından korkup kaçan birisi, tesadüfen maraton yarışı yapan atletlerin arasına katılıyor. Hasımları bindikleri vasıtalarla onu mütemadiyen amansız bir takibe girişiyor. Canını kurtarmak için kaçan kimse, o kadar hızlı kaçıyor ki, neticede maraton yarışında birinci oluyor.

AKP kendisini darbe tehdidiyle kovalayanların önünden kaçmak için o kadar hızlı koştu ki, can havliyle katıldığı seçimden farkında olmadan birinci oldu. Böylece milletin saadete kavuşması başka bahara kaldı.