Teknolojinin ve medyanın hayatımızın tüm alanlarına etkin bir şekilde nüfuz ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Bilgiye ulaşmadaki kolaylık, teknolojik ürünlerin doğru kullanıldığında her türlü başarıda önemli dayanak olarak kullanılmasına katkı sağlıyor. Bilgiye ulaşmadaki ve teknolojik gelişmelerdeki hız bir nevi hız çağında yaşıyormuşuz hissi uyandırıyor. Fakat bu baş döndürücü dönemin içerisinde var olmak için bazı çok önemli özelliklere sahip olmak gerekiyor. Savaşın kızıştığı, rakiplerin çoğaldığı bir ortamda ben de varım demek öyle çok da kolay değil.
21. yüzyıl yetkinlikleri bu anlamda bizlere, bilgi okuryazarlığı, medya okuryazarlığı, bilişim ve iletişim teknolojileri okuryazarlığı konularında da fikir sahibi olmamızı, kendimizi geliştirmemizi tavsiye ediyor. Yaşadığımız dönemde bilgiye ulaşmak kolay olabilir fakat bu durum aynı zamanda doğru, yeterli, gerekli bilgiye istediğimiz zaman ve istediğimiz hızda ulaşabileceğimiz anlamına gelmiyor. Bilgiye hangi kaynaklardan ulaşmalıyız, özellikle internet dünyasında veri ve bilgi ayrımını nasıl yapabiliriz, ihtiyacımız olan bilgiyi ve sınırlarını nasıl belirlemeliyiz, hangi yöntem ve metotlarla bilgiye ulaşmamız gerekmektedir gibi sorulara vereceğimiz cevaplar çok önemli.
Google’a girip herhangi bir şey araştırmaya başladığınızda, ya da Twitter’da takip ettiğiniz kişiler bir şeyler paylaştığında veya başka platformlarda okuduklarınıza hemen gerçek bilgiymiş gibi yaklaşmayın. İnternette karşınıza çıkan her şey bir veridir ama her veri gerçek bilgi değildir. İşte 21. yüzyıl yetkinliklerinin konu ettiği bu okuryazarlıklar, doğru, etkin ve nitelikli kullanıma dikkat çekiyor. Google ile Google Akademik arasındaki farkı bilmek, hangi sosyal medya hesabını nasıl ve ne amaçla kullanacağını bilmek, YouTube kanallarındaki kullanım tercihleri gibi birçok detayı bilerek kullanmak gerekiyor. Aksi halde telafisi çok zor sonuçlarla karşılaşmak ya da ciddi anlamda maddi ve manevi kayıp yaşamak mümkün.
Tarihin hiçbir döneminde insanlar bu kadar veri ve enformasyona ya da medya baskısına maruz kalmamıştır. Yine aynı şekilde hiçbir dönemde bu kadar büyük bir bilgi karmaşası içerisinde de kalmamıştır. İşte bundan dolayıdır ki, yetkin bir okuryazar olarak yani sadece medya, teknoloji, bilişim konuları değil her konuda doğru adımları atmak için yaptığımız işi bilerek yapmak durumundayız. Aslında söylenmesi gereken anahtar cümlelerden biri bu: “Yaptığınız bir işi bilerek, en güzel şekilde yapmak.” 21. yüzyıl yetkinliklerinin söylediği de bu. Bilgi ile bilinç birlikte hareket etmeli. Duyguların arka planda olduğu, doğru bilginin zemininde, bilinçli bir yaklaşım ile mantık ağırlıklı bir yaklaşıma sahip olduğumuz takdirde sadece 21. yüzyıl yetkinliklerinin kapsamındaki konularda değil hayatın diğer tüm alanlarında da doğru, düzgün ve tutarlı bir şekilde hareket etmeye devam ederiz.
Özet olarak 21. yüzyıl yetkinlikleri gibi konular, bazı önemli şeylerin giriş kapısı niteliğindedir. Size anahtar cevaplar, bir yaklaşım tarzı, bir akıl yürütme şekli gösterir ve siz de sahip olduğunuz muhakeme yeteneği ile bu tarzı geliştirerek diğer tüm alanlarda uygularsınız. Böylelikle karşınıza çıkan sorunları kendi yöntem ve metotlarınızla bir bir, sıkılmadan ve zorlanmadan çözmeye başlarsınız.