2023 Seçiminde Genç Parti Tecrübesi Yaşanır mı?

Abone Ol

Hatırlanıldığı gibi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Cem Uzan liderliğindeki Genç Parti aldığı oy ve TBMM’deki sandalye dağılımına etkisi ile seçimlere damgasını vurmuştu.

Beklenilenden fazla oy alması (%7,5) bir yana Genç Parti, Doğruyol Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin kıl payı baraj altında kalmasına neden olmuştu.

Bu sayede AK Parti aldığı %34 oranındaki oyun neredeyse iki katı bir oranda temsile kavuşmuş, Meclis çoğunluğunu elde ederek tek başına iktidara gelmişti. Bir nevi AK Parti, tek başına iktidarı Genç Parti sayesinde almıştı.

Bu sonucun ortaya çıkmasından sonra kimi siyasal analistler, Genç Parti’nin siyasetin yeniden dizayn edilmesinde kendisine verilen rolü oynadığına işaret etmişti.

Bugün Genç Parti tecrübesini hatırlatmamızın nedeni, herhangi bir partiye Genç Parti benzetmesi yapmak değil elbette.

Genç Parti’nin hitap ettiği kitle, istifade ettiği siyasal ortam, seçmene verdiği mesajlar ve kullandığı iletişim yöntemleri hakkında değerlendirmeleri hatırlatarak bugüne dair çıkarımlar yapmak amaçlanmaktadır.

Zira her nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın Türkiye’de siyasetin yeniden formatlanacağı bir seçim dönemine girildiğinin birçok kesimce farkında olunduğu görülmektedir.

Ve yine, 20 yılın ardından AK Parti’nin ilk kez kendi seçmeni tarafından dahi sorgulandığı, metal ve mental yorgunluğun genel kanaat haline geldiği bir seçim dönemine girilmektedir.

Hülasa olası bir iktidar değişimine kapı aralanan bir dönemi yaşıyoruz. Ancak her zaman ifade ettiğimiz gibi aralanan kapının açılması, muhalefetin AK Parti seçmenine vereceği güven duygusu ile ilgilidir.

Bugün anketlere ve saha gözlemlerine yansıyan husus, iktidarın yaşadığı kaybın henüz muhalefetin hanesine yazılmadığına işaret etmektedir.

İşte tam da bu dönemde yani iktidar ve muhalefetin gürece boş bıraktığı alanda popülist bir partinin kendisine alan açması, var olan boşluğu doldurması mümkün hale gelebilmektedir.

Bu partinin kendisine alan açarken hangisinden daha fazla oy kapabileceği ise partinin söylemlerine ve hitap etmeyi hedeflediği kitleye bakarak anlaşılabilecektir.

Örneğin Genç Parti’nin 2002 seçimlerinde bazılarının “lümpenler” diyerek küçümsediği, büyükşehirlerde yaşayan düşük gelir ve eğitim seviyesine sahip seçmenlerden büyük ölçüde oy aldığı bilinmektedir.

Bununla birlikte herhangi bir ideolojik temelden yoksun olduğundan ve yalnızca oy kazanmayı hedef edindiğinden “hepsini yakala” parti tipolojisine uygun olarak “herkese” hitap etmiştir. Milliyetçi, Atatürkçü, liberal, muhafazakar söylemlerin bir bütün halinde sunulduğu hatırlanmaktadır.

Vatandaşın seçmenden ziyade adeta bir müşteri olarak görüldüğü ve yemek eşliğinde ücretsiz konserler, TV programları, gazete haberleri gibi yoğun dikkat çekici propaganda yöntemlerine maruz bırakıldığı bir iletişim stratejisi izlenmiştir.

En çok oy aldığı iller Sakarya, Denizli, Edirne, Eskişehir, İzmir, Kırklareli, Tekirdağ, Muğla ve Uşak olurken Doğu ve Güneydoğu Anadolu ise en az oy aldığı iller olmuştur.

Bu iller incelendiğinde Genç Parti’nin DSP, MHP ve DYP’nin güçlü olduğu illerden daha fazla oy çekebildiği görülmektedir.

Seçmen profili ile ilgili net veriler olmasa da, bu seçmenlerin büyük çoğunluğunun ideolojik bağları zayıf, yüzer-gezer oy olarak tanımlanan kararsızlardan ve ilk kez oy kullanan seçmenlerden geldiği tahmin edilmektedir.

Bilindiği gibi, 2023 seçimlerine popülist söylemlerle hazırlanan çeşitli partiler de mevcut. Bunların başında Memleket Partisi ve Zafer Partisi geliyor.

Bu partilerin özellikle büyükşehirlerde yaşayan genç nüfus başta olmak üzere ekonomiden, göçmenlerden, mevcut siyasetçilerden ve siyaset anlayışından rahatsız kesimlere dönük protest ve proaktif bir siyaseti, özellikle sosyal medya gücünden yararlanarak takip etmeye çalıştıkları görülmektedir.

Bu partilerin oy alabileceği muhtemel seçmen kitlesi AK Parti, CHP, MHP ve İyi Parti tabanlarında ağırlıklı olarak bulunmaktadır.

Siyasetin bu denli kutuplaştığı bir ortamda atılım yapabilmeleri mümkün görünmemekle birlikte yine de siyasette 24 saatin uzun bir süre olduğu gerçeğini unutmadan bu partilerin doğru adaylar ve doğru söylemler ile önemli sürprizler çıkarma potansiyelini de göz ardı etmemek gerekmektedir.