2023 Eğitim Vizyonu!

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (c.c.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

23 Ekim 2018 günü Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ve Eğitim Bakanı Zıya Selçuk “2023 Eğitim Vizyonu” adıyla yeni bir belge açıkladılar. Bu belgeye göre; “bakanlığın tüm kararları veriye dayalı hâle gelecek, okullarda veriye dayalı yönetime geçilecek. Eğitim kalitesinin artırılması için ölçme ve değerlendirme yöntemleri etkinleştirilecek. Öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri izlenecek, kademeler arası geçiş sınavlarının eğitim sistemi üzerindeki baskısı azaltılacak, yeterlik temelli ölçme değerlendirme yapılacak. Öğretmen ve okul yöneticilerinin mesleki gelişimleri yeniden yapılandırılacak, insan kaynağının verimli kullanılması ve hakkaniyetli bir şekilde ödüllendirilmesi sağlanacak. Kurumsal rehberlik ve teftiş hizmetleri yapılandırılacak. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilere yönelik hizmetlerin kalitesi artırılacak, kurumsal yapı ve süreçler iyileştirilecek, öğrenme ortamları, ders yapıları ve materyalleri geliştirilecek. Ülke genelinde yabancı dil eğitimi, seviye ve okul türlerine göre uyarlanacak, yeni kaynaklar ile öğrencilerin İngilizce konuşulan dünyayı deneyimlemesi sağlanacak. Dijital içerik ve becerilerin gelişmesi için eko sistem kurulacak, içerik değiştirilecek. Erken çocukluk eğitim hizmeti yaygınlaştırılacak ve bütünleşik bir sistem oluşturulacak. Akademik bilginin beceriye dönüşmesi sağlanacak. Okullar arası başarı farkı azaltılacak. Fen ve sosyal bilimler liselerindeki öğretimin niteliği iyileştirilecek. İmam Hatip Okullarının müfredat, ders yapısı ve dil yeterlilikleri iyileştirilecek. Mesleki ve Teknik eğitime atfedilen değerin artırılması sağlanacak. Yeni nesil müfredatlar geliştirilecek. Yerli ve milli savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücü yetiştirilecek. Özel öğretim kurumlarına yönelik yönetim ve teftiş yapısının etkililiği artırılacak. Sertifika eğitimi veren kurumların niteliğini artırmaya yönelik düzenlemeler yapılacak. Hayat boyu öğrenme programlarına yönelik nitelik ve erişim artırılacak” denilmektedir. Bunlar güzel temenniler… 17 yıllık AK Parti iktidarında Erkan Mumcu, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ömer Dinçer, Nabi Avcı, İsmet Yılmaz gibi isimler bakanlık yaptılar. Şimdi ise bu koltukta Ziya Selçuk oturmaktadır. Bu dönemde bütün bakanlar muhteva ile değil hep şekille uğraştılar ve eğitimi içinden çıkılmaz hale getirdiler. Anlaşılan odur ki, bakan Ziya Selçuk da selefleri gibi sadece şekille uğraşacak, eğitimin muhtevası ile ilgili ciddi bir adım atmaya vakit bulamayacaktır. İnsan, şekille değil muhteva ile eğitilir.

MUHTEVA

Lazan Anlaşması ile birlikte İslam’dan koparılmış Türkiye’de eğitim; muhteva olarak İslamsızlaştırılmış, bunun yerine “materyalist” bir muhteva ikame edilmiştir. Bu eğitime “batıca” eğitim diyebileceğimiz gibi, modern ve çağdaş cahiliye eğitimi de diyebiliriz. Bu eğitimin içinde “din ve düzen” olarak İslam yoktur. “Önce Ahlak ve Maneviyat” yoktur. Bu milletin inancı, tarihi, kültürü ve medeniyet tasavvuru yoktur. Eğitim, muhtevadan ibarettir. Yetiştirilen nesillerin kalbine “Allah korkusunu, ahiret inancını, insan sevgisini” koymayı esas almayan bir eğitim bize ait değildir. Ülkemizde benimsenen eğitimin muhtevasını anlamak için, modern ve çağdaş cahili eğitimin banisi “John Dewey”i tanımak ve onun raporunu iyi okumak gerekir. Bizim eğitimimiz hâlâ bu adamın etkisi altındadır. Geçekler ile yüzleşmek zorundayız. Eğitimimizde itibar edilen bilgi Yunan bilgisidir. Yunan bilgisi, mitolojiye ve kâhinlerin kehanetine ve hurafelere dayanır. İnanmayanlar, lütfen Türkçe kitabı dâhil, okullarda okutulan bütün ders kitaplarına bir göz atsınlar, ne demek istenildiği görülecektir. Denilebilir ki; okullarda “Din Kültürü” ve “Temel Dini Bilgiler” gibi dini içerikli dersler de vardır, insaflı olmak gerekir. İnsaflı olmak adına diyoruz ki, bu derslerin tamamına yakını, “Ilımlı İslam, Dinler Arası Diyalog, Medeniyetler İttifakı” çalışmalarının ruhuna uygun olarak veriliyor. Detay bilgi edinmek isteyenler, okutulan bu kitaplara kalp gözüyle bir nazar etsinler yeterlidir.

SAKATLIKLAR

Benimsenen “materyalist” eğitimin en önemli sakatlığı, Batı medeniyetinin itikadi zeminidir.

Batı medeniyetinin asli unsurlarından Hıristiyanlar “teslis” yani üçlü bir ilah inanışına sahipken, Yahudiler “üstün ırk” inanışını benimserler. Filozoflar ise iknacıdırlar. Yunan mitolojisi ise çok ilahlı bir anlayışa sahiptir. Materyalist eğitimin ikici sakatlığı ise, insan tasavvurudur. Bu anlayış insanın, Allah tarafından “eşrefi mahlûkat olarak” yaratıldığına inanmaz. Onlara göre biri üstün, diğeri köle olmak üzere iki insan vardır. Bir diğer sakatlık ise çevre anlayışındadır. Materyalizm çevreyi, Allah’ın yarattığı ve insanlara ihsan ettiği bir emanet olarak görmez. Ya kilisenin, ya da havranın veya üstün insanın malı olarak görür. Bu anlayışa göre, çevreyi kullanan herkes sahibine kira ödemek zorundadır. Zihniyeti bu olan bir eğitim anlayışından ve muhtevasından hayır gelmez. Yüksek beklentilere rağmen AK Parti’nin ve tek akıl Erdoğan’ın gündeminde hiçbir zaman eğitimin batılı muhtevasını değiştirmek gibi bir çaba olmamıştır.

 MİLLİ EĞİTİM

“Materyalist eğitim” yukarıda zikredilen sebeplerden dolayı, bizim milli eğitimimiz olamaz. Müslüman bir toplumun evlatlarının eğitim sorumluluğunu üstlenmiş olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Eğitim Bakanı Zıya Selçuk’un atacakları ilk adım; “materyalist muhtevalı eğitim” yerine, hakkı ve haklılığı üstün tutan “Önce Ahlak ve Maneviyat”ı önceleyen “İslam’ca” eğitimi ikame etmektir. Bunu yapmaları halinde, üslendikleri sorumluğun hakkını vermiş ve manevi sorumluluğundan kurtulmuş olurlar. Bunu yapmak için Milli Görüş’e dönmek, Saadet Partisi’ni dinlemek gerekir. Toplum böyle bir eğitim ile korunur, ülkemiz geleceğe taşınabilir. Devlet; kedisine emanet edilen öğrencilerin, şuurlu ve faydalı nesiller olarak yetiştirilmesinden, anne baba ile birlikte, hem hukuken hem de manen sorumludur. Hedef; bilgi, kültür ve inanç bakımından güçlü bir gençlik yetiştirmek olmalıdır. AB, ABD ve İsrail böyle istiyor diye, değerlerimize yabancı nesiller yetiştirmek harakiri yapmaktır. Selam hidayete tabi olanlara…