2011 bütçesini bir faiz ve vergi bütçesi olduğunu ifade eden Büro-Sen Başkanı Fahrettin Yokuş, ‘‘Asgari ücretlinin, işçinin, memurun, emeklinin ve işsizlerin sorunlarına çare bulmaktan uzak" olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi‘nde memurların, işçilerin, emeklilerin düşünülmediğini savundu.
Yokuş, yaptığı yazılı açıklamada, 2011 Yılı Merkezi Bütçesi‘nin, ‘‘seçim yatırımına yönelik ve ülkeyi ekonomik dar boğazdan kurtaracak somut çareleri içermeyen‘‘ şekilde hazırlandığını iddia etti.
‘‘Asgari ücretlinin, işçinin, memurun, emeklinin ve işsizlerin sorunlarına çare bulmaktan uzak, esnafın ağır vergilerle daha çok belini bükecek olan 2011 bütçesi, sadece emek örgütlerinden değil ekonomistlerden tarafından da kötü not almıştır‘‘ değerlendirmesinde bulunan Yokuş, genel anlamda 2011 bütçesinin bir faiz ve vergi bütçesi olduğunu öne sürdü.
Ülkeyi sosyal patlamanın eşiğine getiren, icraları ve iflaslar artıran, hatta intihar vakalarına sebep olan kredi kartı borçlarıyla ilgili hiçbir yapılandırmanın yeni bütçede yer almadığını ifade eden Yokuş, şunları kaydetti:
‘‘2011 yılı bütçesi, üç saç ayağına dayandırılmıştır. Mali hedeflerin tutması için, hükümetin sadece 3 tane reçetesi vardır. İlki milletimizden alınan ağır vergiler, diğeri faizler, en sonuncusu da bu yıl ilk defa bütçeye giren büyüklüğü 1.5 trilyon dolara ulaşan Arap sermayesidir. Yani hükümet zalim bir padişah gibi halkı vergilerle ezecek, tefeci zihniyetiyle faizle ayakta durmaya çalışacak, bakanlık binaları, KİT arsaları, otoyollar, limanlar, büyük barajlar, hastaneler, lojmanlar, kamu malları üzerindeki imtiyazlar ve işletme haklarını bir miras yedi gibi Arap sermayesine kiraya verecektir.
Seçime yönelik alımlar devam edecek, fakat bunlar kalıcı olmayan taşeronlaşmayı arttırıcı nitelikte olacaktır. 2011 bütçesinde yine memur, işçi, emekli düşünülmemiştir. Maalesef öncelik olarak, AKP‘nin seçimleri kazanması ve ülke kaynaklarının yabancılara satılması alınmıştır.‘‘