Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Acaba dünyada kaç ülke yeni bir yıla darbe söylentilerinin, suikast iddialarının gölgesinde giriyor? 2010 yılına girerken karşı karşıya bırakıldığımız bu üçüncü dünya ülkesi görüntüsü bize yakışmamaktadır" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, bir yılın değerlendirmesini yaptığı yeni yıl mesajında; ‘2009 yılını kardeşlik ve demokrasi adına kayıp bir yıl olarak‘ nitelendirdi. Kurtulmuş; "Acaba dünyada kaç ülke yeni bir yıla darbe söylentilerinin, suikast iddialarının gölgesinde giriyor? Kaç ülkede gazete manşetleri her gün yeni bir karanlık olayla, yeni bir skandalla sarsılıyor? 2010 yılına girerken karşı karşıya bırakıldığımız bu üçüncü dünya ülkesi görüntüsü bize yakışmamaktadır" dedi. Suikast iddiası başta olmak üzere bütün bu karanlık olayların bir an evvel, bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş; daha çok özgürlük, daha çok demokrasi ve daha çok şeffaflık temennisinde bulundu. "Gönlümüz isterdi ki, geride bıraktığımız yıl güzel hatıralarla tarihteki yerini alsın. İsterdik ki; sevinçlerimizi, umutlarımızı, mutluluklarımızı daha bir coşkuyla geleceğe taşıyalım. Maalesef olmadı" diyen Kurtulmuş, umutların bir kez daha karamsarlığa beklentilerin hayal kırıklığına dönüştüğünü kaydetti.
Kurtulmuş, "Ülkemiz yeni bir yılın heyecanından daha çok kardeşlik adına, demokrasi adına, insanlık adına bir yılı daha kaybetmenin hüznünü yaşıyor" diyerek, son günlerde yaşananların bile bunu anlamak için yeterli olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, "Acaba dünyada kaç ülke yeni bir yıla darbe söylentilerinin, suikast iddialarının gölgesinde giriyor? Kaç ülkede gazete manşetleri her gün yeni bir karanlık olayla, yeni bir skandalla sarsılıyor" dedi.
Kurtulmuş, mesajının devamında karanlık olayların bir an evvel bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğinin de altını çizerek, "Bu nedenle başta suikast iddiası olmak üzere tüm bu karanlık olaylar bir an evvel bütün yönleriyle aydınlatılmalı ve arkasındaki odaklar deşifre edilmelidir. Böylesine vahim bir olay ne kurumlar arası polemik konusu haline getirilmeli ne de siyasetin tartışma zeminine çekilmelidir. Bu iddiaların aydınlatılması başta TSK olmak üzere kurum ve kuruluşlarımızın millet nezdinde ibrası açısından da önemlidir. 2010 yılına girerken karşı karşıya bırakıldığımız bu üçüncü dünya ülkesi görüntüsü bize yakışmamaktadır. Türkiye artık bu tartışmaları aşmalıdır. Bunun yolu da; daha çok demokrasi, daha çok özgürlük ve daha çok şeffaflıktır. Sivil, katılımcı ve demokratik bir anayasa ile başlayacak kapsamlı bir reform sürecidir" diye konuştu.
Kardeşlik ortamı sabote edildi
"Bütün samimi uyarılarımıza rağmen Ak Parti iktidarı ve TBMM‘de grubu bulunan siyasi partiler bunu gerçekleştirecek iyi niyet, feraset ve kararlılığı gösterememişlerdir" diyen Saadet Lideri, bu siyasi partilerin ‘demokratik açılım‘ sürecinde ortaya koydukları üslubun ve tavrın bunun en somut örneği olduğunun altını çizdi. Kurtulmuş, "İktidar ve muhalefetin sorumsuz yaklaşımı terör fitnesini ortadan kaldırabilecek ve ülkedeki kardeşlik ortamını güçlendirebilecek bir siyasi iklimi sabote etmiştir. Kucaklaşmayı kutuplaşmaya, birleşmeyi ayrışmaya dönüştürmüştür. Yeniden Büyük Türkiye‘yi kurma yönünde tarihi adımların atılabileceği bir süreç kısır çekişmeler, siyasi polemiklerle heba edilmiştir. Yeni yıla girerken sorumlu ve yapıcı muhalefet anlayışımız gereği bir kez daha çağrıda bulunuyor ve bütün siyasileri; milletimizin sahip olduğu sağduyu ve asalete uygun davranmaya, kardeşlik ve dayanışmayı temin edecek bir üslup kullanmaya davet ediyorum. Aksi takdirde Ülkemizi karıştırmak, birlik ve esenliğimizi bozmak isteyen karanlık güçlerin ekmeğine yağ sürülmüş olur" değerlendirmesinde bulundu.
Hans‘ın Refahı için Hasan‘ın ekmeği alınıyor
2009 yılının sadece demokratik ve hukuki reformlar değil, milletimizin asıl gündemini oluşturan ekonomik beklentiler açısından da tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlandığını sözlerine ekleyen Saadet Lideri Kurtulmuş, son olarak şunları kaydetti: "Türkiye ekonomisi küresel sermayeye teslim edilmeye, stratejik kuruluşlar tek tek satılmaya devam edilmiştir. Emek değersizleştirilmiş, çalışanlar kapı önüne bırakılmıştır. Şekere, tütüne, fındığa, pamuğa konan kotalarla tarım sektörü açlığa mahkum edilmiştir. İşte Tekel işçileri günlerdir emek ve ekmek mücadelesi vermektedir. Ama küresel şirketlerin istediği yasaları bir gecede çıkaran iktidar, günlerdir Ankara‘nın göbeğinde ekmeği için direnen işçilerin feryadını duymazdan gelmektedir. Philip Morris‘deki Hansların, Johnların refahı için Tekel‘deki Ahmetlerin Mehmetlerin ekmeği ile oynanmaktadır. Milletimizin büyük çoğunluğu borçlu hale getirilmiş, işsizliğe ve yoksulluğa mahkum edilmiştir. Yine de her şeye rağmen asla karamsar değiliz. Çünkü biz biliyoruz ki milletimiz, ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacak birikim, iddia ve iradeye sahiptir. Bu irade er ya da geç Yeniden Büyük Türkiye‘yi kuracaktır. Saadet Partisi; milletimizin sahip olduğu iradeyi muktedir siyasetin adresi olarak iktidara taşıyacaktır. 2010 yılı Saadet iktidarının müjdecisi olacaktır. Bu temennilerle yeni yılın ülkemize, bölgemize ve tüm insanlığa barış, huzur ve saadet getirmesini temenni ediyor, bütün milletimin yeni yılını kutluyorum."