Birçok sektör temsilcisi 2008‘in son döneminde başlayan krizin 2009‘da tam anlamıyla kendini hissettirdiğini ve Başbakan‘ın dediği "teğet geçecek" sözünün gerçekleşmeyerek, adeta ekonomik hayatı "delip geçti" yorumunda bulundu.
HAK-İş Başkanı Uslu:
Bir hayli sıkıntılı geçti
Hak-İş Başkanı Salim Uslu, krizin etkisi ve krizin ticareti çerçevesinde yapılanların etkisiyle 2009 yılının bir hayli sıkıntılı geçtiğini söyledi. Uslu, 2009 yılında sosyal politikalar açısından olumlu gelişmeler olmadığının söyledi. Uslu, "Sosyal politikalara yönelik yeni modeller ve projeler geliştiremedik. Politik olarak umutlarımız arttı. Çünkü Türkiye‘nin yaşadığı bu karmaşık gibi görünen olayların arkasından gerçek bir hukuk devletine ulaşma umudumuz güçlendi. Dün yurttaşların evleri ve iş yerleri aranırken, bugün 12 Eylül ve 12 Mart‘ta evlerini ve işyerlerini arayanların merkezleri aranmaya başlandı. Yargının, kutsal devleti koruma ve kollama adına değil, şimdi yurttaşı koruma ve kollama adına harekete geçtiğini görüyoruz. Bundan dolayı da 2010 ve sonrasından daha da mutluyuz" diye konuştu.
Uslu, 2010 yılında en büyük beklentisinin ülkenin gerçek sorunları ve gerçek gündemine dönülmesi olduğunu vurguladı. 2010 yılında ekonominin genel göstergelerinde olumlu gelişmeler olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen sosyal gelişmeler açısından bir beklentisi olmadığını kaydeden Uslu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şu kriz döneminde Türkiye kendini bir durgunluğa hapsetmedi. Finans kurumlarının battığı bir fotoğraf yaşamadık. En önemlisi toplum dinamizmini kaybetmedi. Kapasite kullanımında artışlar, ticari ilişkilerin gelişmesi, ihracattaki toparlanma bizi umutlandırdı.
TİM Başkanı Büyükekşi:
İhracat büyük darbe yedi
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, dünyadaki küresel finansman krizinin, 2009 yılında özellikle ihracatçı açısından büyük sıkıntı yarattığını söyleyerek, "2009 yılı kötü başladı, ancak artış trendiyle umutlandık" dedi. Büyükekşi, yılsonu itibariyle ihracat hedeflerinin 100 milyar doları aşmak olduğunu vurgulayarak, böylece "‘100‘ler kulübünde‘ yine kalacağız" dedi. TİM Başkanı Büyükekşi, yaratılan sıkıntıların, gelişmiş ülkelerin talep daralmasıyla Türkiye‘nin karşısına çıktığını ifade ederek, "İhracatımızın yüzde 55‘ini AB ülkelerine yaptığımız için, o taraftaki ihracat olumsuz etkilendi. İhracatçı firmaları yeni pazarlar bulma arayışına yöneltti. Bu pazardaki yüzde 35-40 oranındaki ihracat düşüşünü, pazar kaybını nasıl kapatacağımıza baktık. Son aylarda ülke gezileri başlattık. Brezilya, Şili, Çin, komşu ve çevre ülkelere gittik. İhracatımıza komşu ve çevre ülkelerde yapılan çalışmaların olumlu katkısı oldu. Özellikle ihracatın 2008‘e göre yüzde 100 arttığı Mısır başta olmak üzere, Cezayir, Libya, Türkmenistan ve Suriye‘ye yönelik ihracat artışları sevindirdi. Bu artışlarla birlikte özellikle Ekim ayından itibaren ihracatta bir artış başladı" dedi.
100 milyar dolar ihracat
Aralık ayında ihracatında yüzde 20-30 artışlar beklediklerini kaydeden Büyükekşi, "Beklentimiz ihracatta 100 milyar doları aşmak. Böylece ‘100‘ler kulübünde‘ yine kalacağız. Bu da bizim 2010 yılına daha umutla başlamamızı sağlıyor" diye konuştu.
OSD Genel sekreteri Tezer:
Üretim yüzde 35 azaldı
Otomotiv Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, yaşanan küresel kriz nedeniyle 2009 yılında Türkiye‘de olduğu gibi, tüm dünya ülkelerinde de öncelikli olarak otomotiv ürünlerine talebin daraldığını söyledi. Tezer, 2008 yılı son çeyreğinden itibaren AB ülkelerinde satışların düşmeye başladığını ve dolayısıyla ihracatın yüzde 90‘nının bu bölgeye gerçekleştirilmesine bağlı olarak, üretim adetlerinin de Eylül ayı itibariyle önemli oranda azalmaya başladığını kaydetti.
Bu yıl uygulamaya giren ilk ÖTV indiriminin otomobil ve hafif ticari araca kıyasla, ticari araçlar ve özelliklede ağır ticari araçlar üzerinde etkili olmadığını vurgulayan Tezer, "Ancak başlayan ikinci ÖTV uygulamasında son aylarda önemli oranlarda düşen ticari araç ve traktör üretiminde olumlu bir gelişme sağlandı. Diğer taraftan, sanayi üretimdeki daralmanın önemli boyutlara ulaşmasına rağmen Şubat ayında yürürlüğe giren Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Mevzuatı sayesinde İşsizlik Fonu kaynaklarının kullanıma açılmasına bağlı olarak sanayide büyük emek ve maliyetle yetiştirilen insan gücü kaybı asgari düzeyde oldu. Özellikle ağır ticari araçlar pazarında yaşanan keskin düşüşlere bağlı olarak, bir önceki yıla göre, 2009 yılı toplam otomotiv pazarında yüzde 30 ihracat ve üretimde ise yüzde 35 düzeyinde daralma yaşanacağı tahmin edilmektedir" dedi.
Tezer, 2010 yılında üretim ve ihracat adetlerinin 2009 yılı düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini de dile getdi.
UND Bakanı Dinçşahin:
2009 kayıp bir yıl oldu
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, taşımacılık sektöründe 2009 yılının yaşanan ekonomik kriz nedeniyle kayıp bir yıl olarak geçtiğini ifade etti ve bu nedenle yüzde 20ílik bir sefer kaybı yaşandığını kaydetti.
Dinçşahin, yaptığı değerlendirmede, yaşanan sefer kaybının Avrupa‘da daha fazla, Rusya ve Ortadoğu‘da ise biraz daha az hissedildiğini belirtti. Yaşanan kriz döneminde ulaştırma sektöründeki mevcut sorunların çözülmediğini dile getiren Dinçşahin, şöyle konuştu:
"Türkiye‘nin coğrafi konumu ve 2023 hedefleri göze alındığında, Türkiyeínin lojistik üretimin üssü olması hedefleniyor. Buna karşılık lojistik alt ve üst oluşturulmasında taşıma faktörlerinin bir arada yapılmasına öncülük edecek, verimliliği arttıracak bir ëlojistik yapılar projesií daha hayata geçirilmedi. Bununla ilgili bir atılım, bir açılım yapılamıyor. Bunların yapılması için siyasi irade olmalı. Bu projeler için hükümet karar almalı. Bununla ilgili yapılanma için mutlaka hükümetin bölgelere seçtiği alan tahsisi konusuna girişim yapması lazım. Bu özel sektörle odalarla birlikte yapılmalı. Çok önemli bir konu, çünkü sadece coğrafi konumlarla bir şey elde edilemez. Bunun dışında sektörün önünde uluslararası bir engel olarak duran en önemli konulardan biri ëkotalar ve vizelerí konusu."
Rusya, İspanya, İtalya, Yunanistan ülkelerinde geçiş belgesi konusunda büyük sıkıntılar olduğunu belirten Dinçşahin, şöyle dedi: "Rusya için iki sivil toplum örgütü, bir araya geldik ve 2010- 2011 yıllarını planladık."
İTKİB Bakanı Gülle:
Kötünün iyisi bir yıl oldu
İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) Başkanı İsmail Gülle, 2009 yılını "kötünün iyisi bir yıl olarak" değerlendirdi. Gülle, 2009 yılında diğer sektörlere üretim ve iş kaybı açısından bakıldığında, tekstil ve hammadde sektörünün diğer sektörlerden daha az etkilendiğini söyledi. Gülle, "Diğer sektörlerde ihracat, kapasite kullanımı yüzde 30 gerilerken, bizde yüzde 18 düzeyinde gerileme yaşandı. Bu açıdan çok etkileneceğini beklediğimiz sektör, bu sınavdan daha az zararla çıktı. Bizim için kriz 2008 senesinde yaşandı. Elektrik başta olmak üzere tüm girdi maliyetleri çok zamlanmıştı. Türk Lirası değer kazanmıştı. 2009ía gelindiğinde kurlar yukarı çıkınca, biz yapamadığımız işleri yaptık" dedi.
Sektör olarak 2010 yılında en önemli beklentilerinin kurların bugünkü konumunda aşağı düşmemesi olduğunu söyleyen Gülle, "Türk Lirasının değerli olması ithalatı artırıyor. İhracat yapma yeteneğini düşürüyor. Biz 2008-2009 yıllarında ihracat açısından büyük bir sınav geçirdik. 2010 yılında dengeli bir kur politikası izlenmesi zorunlu. Kredi Garanti Fonu‘nun işlerliği henüz yok. Bunun bir an önce çalıştırılması gerekiyor. Kredi faizleri geçen seneye göre çok cazip gözüküyor. Buna karşın birçok firma finansmana ulaşmada zorlanıyor. Rekabetçilik açısından girdi maliyetleriyle çok oynamamak gerekiyor. 2010 yılında ihracat için, üretim için uygun bir ortam yaratmak lazım" diye konuştu.
ASO Bakanı Özdebir:
Teşhis ve tedavide gecikildi
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ekonomi yönetimininin, krizin teşhisi ve tedavisi noktasında geciktiğini ifade ederek, ekonomi yönetiminden reel sektöre öncelik vermesini istedi.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir, 2009 yılının ilk yarısında Türkiye ekonomisi hızla küçüldüğünü anımsatarak, bu nedenle, 2010 yılının ilk yarısında ekonomik büyüme hızının pozitif olmasının doğal bir süreç olduğunu vurguladı. Ekonomik büyümenin 2010 yılında çok sınırlı kalacağını, toparlanmanın oldukça yavaş olacağını dile getiren Özdebir, şöyle dedi:
"Ekonomi yönetimi, kanımızca, küresel krizin Türkiye üzerindeki etkilerini teşhis ve tedavide geç kalmış, ekonomik tedbirlerin alınmasındaki gecikme krizin maliyetinin yükselmesine neden olmuştur. Örneğin, kısa çalışma sürelerinin uzatılması ve ödeneklerinin artırılması yönündeki önerimizin uygulamaya konması dört ay almış ve bu süre içinde birçok işyeri üretimlerini durdurarak işçilerini çıkarmak zorunda kalmıştır. Kredi Garanti Fonu uygulamasının güçlendirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması bir yılı aşkın bir süre almıştır ve Fon‘un çalıştığı hala söylenemez. Ekonomide güven artırıcı tedbirlerin alınmasındaki gecikmeler, tüketici ve reel kesim güveninde toparlanmayı da geciktirmiş ve geciktirmektedir. Ekonomi yönetimi, ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve işsizliğin sosyal maliyetlerini düşürmek için ekonomik politikalarda reel sektöre öncelik vermelidir. Yapısal reformlar mutlaka gerçekleştirilmelidir."
MASKO Bakanı Karcı:
Teşviğin süresi yetersizdi
MASKO Mobilya Kenti Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Karcı, dünya ihracatında 21‘inci sırada bulunan Türk mobilya sektörünün, 2010 yılında 15‘inci sıraya yükselmeyi hedeflediğini bildirdi.
Mobilya sektörüne ilişkin açıklamalarda bulunan Karcı, ekonomik krizin tüm dünyayı etkilediği gibi Türkiye ekonomisinde de yüzde 35‘lik gerileme yaşanmasına neden olduğunu söyledi. Mobilya sektörünün, krizin olumsuz etkilerini özellikle yılın ocak ve şubat aylarında yoğun olarak hissettiğini hatırlatan Karcı, o dönemde satışlarının yüzde 70 oranında düştüğünü, ancak 15 Mart‘ta mobilyaya uygulanan KDV indiriminin ve arkasından gelen evlilik ve taşınma sezonunun açılmasının, mobilya sektörünü canlandırdığını ifade etti.
Yüzde 8‘lik KDV indiriminin 15 Haziran‘dan sonra eylül ayına kadar uzatılmasının da iyi bir gelişme olduğunu anımsatan Karcı, ‘‘Aksi takdirde kriz, mobilya sektörü için derinleşecekti‘‘ dedi.
Hasan Karcı, KDV indirimiyle mobilyacıların 1,5 milyar liralık ürün stoklarını eritmek için harekete geçtiğini belirterek, şunları kaydetti: ‘‘KDV indirimiyle sektörde üretim yüzde 20, satışlar yüzde 40 oranında arttı. Kriz yüzünden işsiz kalan 25 bin kişinin 10 bini işe geri çağrıldı. İki ayda eritilen stoklarla birlikte 2 milyar dolarlık mobilya satıldı. KDV indirimiyle 6,5 ayda 5 milyar liralık ciro yapan mobilya sektörü, teşvikin sona ermesi ile tekrar durgunluğa girdi. Biz mobilya üreticileri olarak KDV indiriminin sürekliliğini istiyoruz.‘‘
TUROFED Bakanı Barut:
Turizm fiyat tavizi verdi
Türkiye Otelciler Federasyonu (TUROFED) Başkanı Ahmet Barut, 2009 yılının krize karşın turizm sektörü açısından yine de memnuniyet verici geçtiğini söyledi.
Barut, Türk turizminin 2009 yılını değerlendirdi. Barut, ekonomik sıkıntı ve kriz ortamında Türk turizminin belli bir noktada seviyesini kuruduğunu söyledi. Barut, "Turizmde yüzde 2‘lik bir artış yaşandı. Yüzde 5‘lik gelir kaybı yaşandı. Gelirlerdeki azalma bizden değil, kriz nedeniyle sıkıntı yaşan diğer ülkelerden kaynaklandı. Bu oranlar, kriz ortamında makul karşılanabilir. Turizm sektörü, 2009 yılında kriz nedeniyle fiyatlardan taviz vermek zorunda kaldı. Fiyatlara yapılan indirimler, otel otel, bölge bölge değişiklik gösterdi. Kriz nedeniyle turistler harcamalarında dikkatli davrandı. Ancak şunu belirtmek isterim ki, turizm sektöründe yaşanan kayıp, diğer sektörlerdeki kayıpların çok altında gerçekleşti" dedi.
Turizmde iyileşme 2011‘e kaldı
Turizm sektörünün 2010 yılında yüzde 3 büyüme beklediğini söyleyen Barut, kişi başına gelirlerde de normalleşme beklediklerini ifade etti. 2010 yılının daha iyi geçmesini beklediklerini dile getiren Barut, "2010 yılında tüm dünya ekonomisinde, bizim turist aldığımız ekonomilerde gelir anlamında iyileşme yok. Daha iyi bir sezon bekliyoruz. Üç puanlık artış öngörüyoruz. Asıl dünya ve Türkiye turizminde iyileşme 2011 yılında olur" diye konuştu. Barut, Türkiye turizmi açısından 2010 yılında hedef ülkeler arasında İngiltere ve İskandinav ülkelerinin başı çekeceğini dile getirdi.
TGSD Başkanı Nakka:
Önceki dönemi zor buluruz
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ahmet Nakkaş, tekstil ve hazır giyim ihracatının Türkiye‘nin genel ve diğer sektörler ihracatı gibi küresel krizden olumsuz etkilendiğini söyledi ve Türkiye‘nin ihracatının 2009 yılında yaklaşık yüzde 25 oranında azalarak 98 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşeceğini dile getirdi. Nakkaş‘a göre 2008 yılında 6.8 milyar dolar olan tekstil ihracatı yaklaşık yüzde 20 gerileyerek 5.5 milyar dolar ve yine 2008 yılında 15.7 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı da yüzde 15 azalarak 13.5 milyar dolar seviyesinde olacak. Pazarlarımızdaki yavaş ve kademeli iyileşmeye bağlı olarak tekstil ve hazır giyim sektöründe 2008 yılı ihracat seviyelerine ancak birkaç yıl içinde yeniden ulaşılabilecek.
Firmalar üzerindeki yükler azaltılmalı
Nakkaş, "Kamu kesimi iktisadi faaliyetlerdeki canlanmanın içerde ve dışarıda yavaş ve kademeli olacağı öngörüsüne bağlı olarak firmalar üzerindeki yüklerin azaltılması, bürokratik işlemlerin hafifletilmesi ve hızlandırılması, kredi garanti fonuna işlerlik kazandırılması, Eximbank olanaklarının iyileştirilmesi ve özellikle hazır giyim sektörünün teşvikli dördüncü bölgeye taşınmasını cazip kılacak ek düzenlemelere ağırlık vermesi yerinde olacak. Başta kıdem tazminatı ve bölgesel asgari ücret uygulamaları olmak üzere istihdam piyasasında iyileştirmelere ihtiyaç duyulmakta" diye konuştu.