2008 yılı ve önemli gelişmeler? (1)

Abone Ol

Günümüzde Batı uygarlığını oluşturan ve insanlığı ateist bir tek devlete götürmeyi hedefleyen 500 yıllık siyasetin mimarları küresel sömürü sermaye sahipleri ne yaptılar

20. yüzyılı askeri darbeler yüzyılı olarak tarihe geçirdiler...

Aynı küresel sömürü sermayesi şimdi de 21. yüzyılda askeri darbeler yüzyılı olarak değil; sokak hareketleriyle meclisleri devirmek, bir şekilde halka kendi istediği iktidarları getirtmek, Kemal Derviş örneğinde olduğu gibi atanmış valilerle devletleri yönetmek istemektedir. Artık askerlere güvenemiyor. Onları kendi hükümranlıkları için zararlı görmeye başlamıştır. Şimdiki hedefi orduları yok edip ordusuz dünyayı yönetmektir.

Ekonomilerini çökerttiği ülkeleri, küresel sömürü sermayesi tetikçilerle yönetmek istemektedir. Bu amacı gerçekleştirmek üzere tetikçiler için idam kaldırılmış, hapishaneler lüks otellere çevrilmiş, tetikçilik itibarlı meslek hâline getirilmiştir...

***

1960 tan itibaren Türkiye de Millî Görüş Hareketi başlamıştır. CHP, Millî Selamet Partisi ile koalisyon yapmış, Süleyman Demirel de MC hükümetleri dönemlerinde MSP ile işbirliği yapmıştır. MSP İzmir Adayı olan Turgut Özal daha sonra parti kurmuş ve başbakan olmuştur. ANAP demek, Millî Görüşün geçiş versiyonu demektir. Refahyol Hükümeti ise küresel sömürü sermayesinin tasvip etmediği bir hükümettir. Sonunda Millî Görüş Hareketi nin bölünerek parçalanması için AKP yi sömürü sermayesi desteklemiştir...

Küresel sömürü sermayesi AKP yi parçalamak için iki yıllık bir planlama yapmıştır. Meclis teki resepsiyon krizi ile başlayan bu parçalama senaryosunu başörtüsü merkezli yapmıştır. İlk iki yıllık parçalama operasyonları başarısızlıkla neticelenmiştir. Buna sebep de beklenmedik 3 Mart Tezkeresi dir.

Hesap basitti; tezkere geçecek, Türkiye Irak ve İran la savaşa girecek, bu arada buna muhalif kalan CHP iktidar yapılacak ve savaş durdurularak Kemal Derviş iktidar edilecekti. Ancak, küresel sömürü sermayesi meclisteki oylama sisteminden habersiz olması sebebiyle buna muvaffak olamamış, ayrıca Baykal, Ecevit gibi yönetimi Kemal Derviş e bırakmamıştı.

2004 te hedefine ulaşamayan küresel sömürü sermayesinin yeni darbe için iki yola ihtiyacı vardı. Ama başarılı olması için 2007 yi beklemeliydi. Tezkere malum oyunu bozunca, sömürü sermayesi AKP ye yapacağı operasyonu mecburen 2007 ye erteledi. Planlanan son oyunu bu sefer de halkın yüzde 50 ye varan Millî Görüş oyları bozdu ve erteletti. MHP ve DYP oylarını da sayarsak, bu oyların oranı yüzde 70 leri aşıyor.

Böylece ikinci küresel  sömürü sermayesi saldırısı da başarısızlıkla neticelendi. 

***

Bütün bu gelişmelerden sonra 2008 yılı, Türkiye ve insanlık tarihi açısından "dönüm yılı" olacak gibi görünmektedir...

Dikkat eder ve hatırlarsak görürüz ki, büyük ve önemli olaylar cereyan ediyor.

Birinci büyük olay ve önemli gelişme ABD başkanlık seçimidir.

ABD de halk uyanmağa başlamıştır. Halk artık küresel sömürü sermayesine karşı sesini yükseltiyor. Atanan ve halka onaylatılan başkanlar sömürü sermayesini dinlemez oldular. Önümüzdeki ABD başkanlık seçimlerinde çok önemli bir olay vardır: Zenci olan ve Müslüman bir babadan dünyaya gelen bir kimse ABD ye devlet başkanı oluyor.

Bir zamanlar aynı lokantada yemek yemedikleri, aynı otobüse binmedikleri bir kimseyi başkan adayı yaptılar. Kim bilir, belki de bu adayı Cumhuriyetçiler kazansın diye çıkardılar ama; ya bu oyun Türkiye de olduğu gibi ters teper de Obama ABD başkanı olursa, o zaman yeni çağ başlıyor demektir. Amerikan halkı gittikçe uyanmaktadır. Öyle tahmin ediyorum ki, Amerikan halkı bu sefer mahkeme kararları ile oylama sonuçlarını değiştiremeyecekleri kadar çok oyu verecekmiş gibi görünüyor...