GENÇLERİN önceliği değişmiş, artık 18 yaşında gençler
ehliyet almaya değil konut almaya koşuyormuş.18 yaşında daha zorunlu eğitimini
tamamlamamış gençlerin nasıl ev sahibi olabileceği, bankların daha doğru dürüst
bir işi olmayan hatta tahsil hayatının yeni bir dönemine başlamış ya da
başlamak üzere olan bir gence konut kredisini nasıl vereceği sorularının
cevabını vermeden bir takım rakamlar sıralayarak pembe tablolar çizmenin fazla
bir anlamı olmaz. Elbette, hepimiz isteriz çocuklarımızın daha hayatın başında
başlarını sokacakları bir yuvaya sahip olmalarını. Ama bunun yolu bankadan ve
krediden geçiyor ise gençlerimizin hayatını karartıyoruz, bununda ötesinde
hayatı tanımadan banka ve kredi ile tanıştırıyoruz demektir ki bunun övünülecek
ve sevinilecek bir yanı yoktur. Çünkü bankalar işi sağlama almadan, gerekli
teminatları görmeden kredi vermezler. Bunun için belki, babasının durumu müsait
olan çocuklar kendi adlarına alıyormuş görüntüsü altında ödemeyi babaları
yapmak üzere kredi çekiyor ve konut sahibi oluyorlar demektir. O da gerçekten
sahip olabilirlerse O zamanda babalar niçin çocuklarını borçlandırıyor
sorusunun cevabını bulmak gerekir.
Ülkemizde 18 yaşındaki genç daha hayata doğru dürüst
atılmamış durumdadır ve bir iş sahibi olsa bile henüz yüksek eğitimini
yapmadığı için de alacağı ücret bellidir. Alacağı asgari ücret ile banka
kredisi ödeyecek demektir. Bu bakımdan, Gençlerin önceliği değişti. 18 inde
ehliyete değil konuta koşuyoruz şeklindeki haber gerçeği yansıtmaktan uzaktır.
Daha doğrusu çocukları adına babaların konut sahibi olması anlamına gelir.
Haberde konut kredisi vadelerinin uzamasının gençlerin ev sahibi olmaya
yönelmesini sağlamış. Peki, konut kredisinin vadesinin uzaması sanılığı gibi
konut sahibi olmayı kolaylaştırıyor mu
Yukarıda sözünü ettiğim haberin medyada yer aldığı
günlerde bir başka haber ise TOKİ den 539 TL taksitle ev için başvuruların
başladığı haberiydi. Hemen belirteyim ki, TOKİ çalışmalarını
alkışlayanlardanım. Özellikle yoksul ve dar gelirlileri ev sahibi yapmak için
hayata geçirilen projelerin yararlı olduğunu düşünenlerdenim. Ancak, orada da
bir takım sıkıntılar söz konusu. Söz gelimi yoksul ve dar gelirliler için
üretilmiş evlerden birini aldınız. Uzun vadeli ve düşük taksitli olduğu için
minnettarsınız. Ama başlangıçta satış sözleşmesini imzalarken diyelim ki aylık
taksitler 125 lira olarak belirlendi. Her yıl enflasyon nispetinde taksitlerde
artış yapılmasını da göze aldınız. Ve 6 yıl boyunca taksitlerinizi sürekli
ödediniz. Altı yıl sonra TOKİ nin borucunu bir seferde kapatacak olanlara yüzde
20 indirim teklifi de sizi heyecanlandırdı. Elinizde peşin paranız yok ama
ilgili bankadan kredi vererek tapunuzu almanızı sağlama teklifi de çok hoşunuza
gitti. Bankaya vardığınızda karşılaştığınız manzara sizi hayal kırıklığına
uğratacaktır. Öncelikli olarak 6 yıl boyunca ödediğiniz taksite rağmen ana
borcunuzdan sadece 850 TL düştüğünü duymanın şokunu yaşarsınız. Öte yandan,
sunulan 5 yıl taksitle kalan borcunuzu kapatma teklifi TOKİ nin sağladığı indirme
el koyduğu gibi borcunuzun ikiye katladığını göreceksiniz. Eğer 15 yıl vadeli
kredi alırsanız bankaya ödeyeceğiniz taksit TOKİ ye ödediğiniz taksitin çok
üzerine çıkıyor. Yani, banka kredisi ile ev almak sanıldığı kadar cazip değil.
Bunu bir de doğru dürüst işi olmayan bir gencin karşılaması hiç mümkün değil.
Bu bakımdan gençlerin ehliyete değil konuta koşuyor haberi babaların çocukları
üzerinden konut alımına yöneldikleri anlamına geliyor.