Oluşturulacak fon, Avro Bölgesi ülkelerinin ihtiyaç duyması halinde kullanılacak. Başlangıçta 200 milyar avro olarak planlanan fonun, İngiltere‘nin katılmaması nedeniyle bu rakama ulaşması zor görünüyor.
AVRO Bölgesi maliye bakanları, borç krizine karşı kullanılmak üzere Uluslararası Para Fonu‘na (IMF) 150 milyar avroluk kredi açma taahhüdünde bulundular. Avro Bölgesi dışı ülkelerden de katkı vaatlerine rağmen, İngiltere‘nin projeye katılmaması nedeniyle planlanan 200 milyar avro hedefine ulaşılması kuşkulu görünüyor.
Bakanların önceki gün yaptıkları üç saatlik telekonferansın ardından yapılan açıklamada, Avro Bölgesi‘ne dahil olmayan Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Polonya ve İsveç‘in de 17 Avro ülkesini kurtarmak için IMF‘ye kredi verecekleri duyuruldu.
Bakanlar 200 milyar avro hedefine ulaşılması amacıyla ülkelerin taahhütlerini bildirmesi için önceki gün sona eren bir süre belirlemişlerdi. Bakanların ortak açıklamasında, "Avro Bölgesi ülkeleri IMF‘nin genel kaynaklar hesabına ikili kredi biçiminde 150 milyar avro katacaklardır. AB, G20 üyeleri ve IMF‘nin finansal gücü sağlam olan diğer üyelerinin, Fon‘un kaynaklarının büyütülmesine katkı yapmak suretiyle küresel finansal istikrarın korunması çabalarına destek olmalarından memnunluk duyacaktır" denildi.
İngiltere katılmayacak
İngiltere hazine kaynakları, IMF‘nin olanaklarının güçlendirilmesine katılmayacaklarını söylediler. Bir kaynak, "Bizim katkımız olmayacağını açıkça belirtmiştik" derken, bir başka kaynak ise, finansman desteğinin 200 milyar avro olacağı yolunda bir anlaşma bulunmadığını söyledi.
IMF kaynaklarının büyütülmesi, Avro Bölgesi‘nin krizle mücadele yeteneğinin güçlendirilmesi için oluşturulan çok yönlü stratejinin temel direklerinden biri. Stratejinin bir diğer önemli ayağı, borç krizine yanıt vermede daha esnek olabilen geçici nitelikteki Avrupa Finansal İstikrar Fonu (EFSF) adlı kurtarma fonu. Ancak AB‘nin kalıcı olarak kurmak istediği Avrupa İstikrar Mekanizması‘nın (ESM) düşünüldüğü gibi Temmuz‘da faal hale gelmesi gecikirse, EFSF‘nin bu süre içinde borç sorunlarını taşıyamayacağı kaygıları güçleniyor. Finlandiya‘nın ESM konusundaki itirazları giderilemezse, bu proje çökebilir.
Avro Bölgesi liderlerinin son zirve toplantısında aldıkları IMF kaynaklarını güçlendirme kararının, İngiltere‘nin katılmaması, ABD‘nin soğuk durması ve Alman Merkez Bankası‘nın da bu konuda pek hevesli olmamasından dolayı, başarıya ulaşıp ulaşmayacağı belli değil.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, dün Avrupa Parlamentosu‘nda yaptığı konuşmada, AB‘nin yeni bir mali anlaşma oluşturma çabalarının krizle mücadele için somut bir zemin olduğunu ve avronun vazgeçilemeyecek bir proje olduğunu söyledi. Draghi, "Avronun gücü, kalıcılığı ve vazgeçilmez olma özelliğinden hiçbir kuşku duymuyorum" dedi.
Fransa‘dan İngiltere‘ye taş
AKSİ yöndeki açıklamalara rağmen Fransa, İngiltere‘nin, borç krizinin aşılmasına yardımcı olması için IMF kaynaklarına katkıda bulunacağından "şüphe duymadığını" bildirdi. Fransız hükümeti sözcüsü Valerie Pecresse LCI televizyonuna yaptığı açıklamada, "İngiltere‘nin, bir dizi G-20 ülkesi IMF‘ye katkıda bulunacağı için IMF‘nin kaynaklarını destekleyeceğinden şüphe duymuyorum" dedi. Pecresse, İngiltere‘nin özellikle, üyesi olmadığı Avro Bölgesi‘nin kurtarılmasına katkıda bulunmak istemediğini, ancak konu IMF‘nin desteklenmesi ve güçlendirmesi olunca bunu kabul edeceğini ifade etti.