15 Temmuz’un yıl dönümünde, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyoruz.
Milletimiz o gece sadece bir darbe girişimini engellemedi; aynı zamanda iradesine, demokrasisine ve devletine sahip çıktı.
Ancak 15 Temmuz’u sadece anmak yetmez.
Asıl önemli olan, o hain yapının nasıl büyüdüğünü, kimlerin bu yapıyla temas kurduğunu ve kimlerin en başından itibaren ilkesel bir duruş sergilediğini de unutmamaktır.
Bu konuda en dikkat çekici değerlendirmelerden biri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 19 Şubat 2020 tarihinde AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte kendisinin de Fethullah Gülen ile görüştüğünü ifade ederek; Süleyman Demirel’in, Bülent Ecevit’in ve Erdal İnönü’nün de görüştüğünü söyledi. Ardından ise şu ifadeleri kullandı:
“FETÖ’nün bu ülkede anlaşamadığı, görüşemediği tek lider merhum Erbakan Hocamızdır. Erbakan Hocamızdan nefret ederdi. Hiçbir zaman bir araya da gelmemişlerdir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklaması, kendi ifadesiyle kendisinin de aralarında bulunduğu dönemin siyasi liderlerinden farklı olarak, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın FETÖ yapılanmasıyla hiçbir zaman bir araya gelmediğini ve bu yapıya karşı ilkesel bir duruş sergilediğini ortaya koymaktadır.
Bu tablo, Millî Görüş’ün iktidarı her şartta elde etmeyi değil, ilke merkezli siyaset yapmayı esas aldığını gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendirilebilir.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan, siyasi menfaati değil hakkı üstün tutan bir anlayışı temsil etti. Devlet yönetiminde şahıslara veya yapılara bağlılığı değil; adaleti, ahlakı, liyakati ve millî iradeyi esas aldı. Bu yüzden FETÖ gibi devlet içinde paralel bir yapılanmayla hiçbir zaman aynı çizgide olmadı.
Bugün Saadet Partisi, bizzat merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kurduğu Millî Görüş hareketinin siyasi devamıdır. Erbakan Hoca’nın ortaya koyduğu ahlak ve maneviyat merkezli siyaset anlayışını, adaleti, liyakati, hukuku ve dürüst yönetim anlayışını yaşatmaya devam eden siyasi çizgi Saadet Partisi’dir.
Bu nedenle 15 Temmuz değerlendirilirken sadece o gece yaşananlar değil, yıllar öncesinden bu yapıya karşı ortaya konulan ilkesel duruş da hatırlanmalıdır.
15 Temmuz’dan çıkarılması gereken en önemli ders; devletin hiçbir yapıya, hiçbir gruba ve hiçbir çıkar odağına teslim edilmemesidir.
Şehitlerimize karşı gerçek vefa; sadece her yıl onları anmak değil, onların uğruna can verdiği devleti adaletle yönetmek, hukuku üstün tutmak ve milletin emanetini ehil kadrolara teslim etmektir.
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu Millî Görüş anlayışı da tam olarak bunu savunmuştur. Bugün bu anlayışın siyasi temsilcisi ve devamı olan Saadet Partisi, aynı ilkeleri savunmaya devam etmektedir.
Allah bu millete bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşatmasın.
Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyorum.