15 Temmuz Darbe Gecesi İncirlik Üssü’nde Neler Yaşandı?

Abone Ol

Bugün, 15 Temmuz 2022, Cuma…
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yıl dönümü…
15 Temmuz 2016 gecesi, ülkemizin geleceğini karanlığa mahkûm etmek isteyen ABD başta olmak üzere küresel emperyalist güçlerin işbirlikçisi Fetullahçı Terör Örgütü ( FETÖ) hainlerinin giriştiği kanlı işgal ve darbe kalkışması, destansı bir direnişle bozguna uğratıldı.
Millî Gazete, 16 Temmuz 2016 sabahı şu manşetle çıktı;
* “İhanet” Gecenin karanlığında kendisini gösterdi… Darbe halka çarptı. Darbeye kalkışanların sesini ‘ezan sesi’ bastırdı; ÜLKE VE MİLLET KAZANDI!”
***
Tam da bugünlerde yapılan bir değerlendirmeye dikkatinizi çekmek istiyorum;
CNN İnternational’de konuşan o kişi… O kişinin adı, John Bolton…
John Bolton kim mi? Beyaz Saray’ın (esasen Kara Saray’ın) eski Ulusal Güvenlik Danışmanı.
İşte bu Bolton, CNN İnternational’da katıldığı canlı yayında, “Başka ülkelerde darbe planlamalarına yardımcı olduğunu” nasıl olduysa ağzından kaçırdı!
Bu resmen bir itiraftı! Bugüne kadar yapılan tüm darbelerin arkasında ABD’nin olduğunun bir itirafıydı!
Bolton’ın bu itirafı akıllara 15 Temmuz hain darbe girişimini getirdi.
Hatırlayınız lütfen; Bolton, darbe girişimi sırasında katıldığı FOX News canlı yayınında açık bir şekilde darbeyi destekleyen açıklamalar da yapmıştı!
“Ben bir Siyonist’im!” diyen, şimdilerde koltuğu fena halde sallanan ABD Başkanı Biden de, 15 Temmuz hain darbesini, “Biz bunu bir internet oyunu sandık!” gibi tuhaf, tuhaf olduğu kadar skandal bir açıklamaya imza atmıştı!
***
Şimdi… Bolton’un bu açık itirafının ardından şu soruları bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum;
* 15 Temmuz hain darbesinde Amerika’nın rolü nedir?
* 15 Temmuz darbe planı İncirlik Üssü’nde mi yapıldı?
* FETÖ/PDY ile irtibatlaşarak hain darbe girişimiyle alakalı çok ciddi hazırlıklar İncirlik Üssü’nde mi gerçekleştirildi?
* 15 Temmuz darbesinde, İncirlik Üssü hava operasyonlarında aktif şekilde kullanıldı mı?
* 15 Temmuz darbesinde Amerika’nın ve İncirlik Üssü’nün gerçek rolü ne?
* Hemen her darbenin planlayıcısı, destekçisi olan ABD, 15 Temmuz darbesinde neden yeteri kadar sorgulanmıyor?

M. BEŞİR İNANÇ’A RAHMETLE…

Yıl, 1977…
Aylardan Temmuz ya da Ağustos…
Erzincan İmam Hatip Lisesinde olağanüstü bir kalabalık var… Veliler, öğrenciler oldukça telaşlı. Okul idarecileri de neredeyse tam kadro okulda.
Olağanüstü kalabalığın nedeni şu; Erzincan İmam Hatip mektebi ortaokul birinci sınıfa kayıt yaptırmak için sınav yapılıyor.
Veliler çocuklarını imam hatip lisesine kaydetmek için adeta büyük bir yarışın içinde. Zira kontenjan sınırlı ve olağanüstü bir başvuru var.
O kadar ki, İHL ortaokul birinci sınıfta 5 sınıf açıldı, o sene. Bir sınıfta 50 kişi olsa, toplamda 250 öğrenci demek. Oysa 1000’e yakın bir başvuru var. Yani her dört öğrenciden sadece 1’i ipi göğüsleyecek ve imam hatip ortaokuluna kaydını yaptırabilecek!
Ben de o öğrenciler arasındaydım; çok iyi hatırlıyorum; okul yönetimi ayrıca sözlü sınav da yaparak eleme yapmak zorunda kalmıştı. Neticede imam hatip lisesi yolculuğum böylesi zorlu bir maratonla start almıştı.
***
O dönem (1977) Erzincan İmam Hatip Lisesi Müdürü M. Beşir İnanç’tı. Beyefendi, nezaket abidesi, kimseyi kırmak istemeyen, ceketinin önü hep ilikli, ihlas sahibi bir eğitimciydi. Hızlı konuşur, öğrencilere ‘aslanım’ diye hitap ederdi.
1980 askeri darbesinden sonra görevden alındı. Önce Erzincan Milli Eğitim Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak görev yaptı. Ardından da Ankara’ya sürgün gönderildi. 2000 yılına kadar öğretmen olarak görev yaptığı Ankara Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesinde emekli oldu.
İşte o eğitimci, M. Beşir İnanç hocamız birkaç gün önce Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Öğrencilerinden bazılarının M. Beşir İnanç hocamızla alakalı duygu ve düşüncelerini, rahmete vesile olması gayesiyle paylaşmak istiyorum;
* “Karıncayı bile incitmekten çekinen bir yapısı vardı. M. Beşir İnanç hocamız, öğrencisi olduğumuz dönemde yaptığımız hataları sürekli affetti, ‘Bir daha yapmayın’ diye tavsiyede bulunurdu. Ankara’ya gittikten sonra da çizgisinden hiç sapmadı. Allah rahmet eylesin” (Rıdvan Durak)
* “Zannedersem 1967’li yıllar idi. Arkadaşlar her hocaya bir lakap takmışlardı. O zaman M. Beşir İnanç hocamız müdür yardımcısı idi. İyi huylu olduğu için, kimseyi kırmadığı için, “Bal Beşir” lakabı verilmişti. O zamandan bu zamana kadar hep bu lakapla anılıyordu. Sahabi ahlakına sahipti. Allah gani gani rahmet etsin.” (Kadir Akarkaya)
* “Yıl 1973… M. Beşir İnanç, Erzincan İmam Hatip Lisesinin açılış töreninde dedi ki, ‘Çocuklar, imam hatip okulunda talebe olmak nimettir. Şimdiden günlük derslerinizi yapın! Yapmadığınız her ders bir sonraki derse eklenir, yükünüz katlanarak artar, çıktığınız basamaktan geri dönersiniz! Halbuki zirveye çıkıp bu ümmetin karanlık yollarını aydınlatacak meşaleleri yansıtmakla mes’ul olduğunuz ulvi görevin fedailerisiniz sizler!’ Bu nasihati belki bize verdiği şuurun özüydü. Ruhun şad olsun güzel insan!” (Mehmet Yılmaz)
***
Rabbim M. Beşir İnanç hocamıza rahmetiyle muamele eylesin. Amin.

BU FOTOĞRAFINI İLK KEZ GÖRDÜM!

Açık söyleyeyim, ben de bu fotoğrafını ilk kez gördüm…
Saçlar simsiyah… Yanılıyor olabilirim; muhtemelen 30’lu yaşlar…
Daha genç de olabilir…
Uzun, açık renk (bej) bir pardesü… Belli ki en azından ılık bir mevsim; sonbahar da olabilir, ilkbahar da…
İyi ütülenmiş, siyaha yakın renkte pantolon. Pantolonla uyumlu siyah renkli pırıl pırıl ayakkabılar…
Fotoğrafın çekildiği yer İstanbul mu, acaba? Hemen arkada ‘Foto Rekor’ yazısı dikkat çekiyor. Sanki alış veriş merkezlerinden Sirkeci, Tahtakale taraflarını
andırıyor…
***
Fotoğraftaki adam, uzun yıllar Millî Gazete’de “Takvimden Yapraklar” isimli köşede yazılar yazan merhum Mehmed Şevket Eygi’den başkası değil!
Vefatına kadar Millî Gazete yazarıydı… Kıymetli mütefekkir ve ilim adamıydı… İrfan ve hakikat yolunda bir ömür geçirdi…
13 Temmuz, merhum Mehmed Şevket Eygi’nin vefat yıl dönümüydü.
Rahmet olsun…