15 Ağustos kutlu(!) olsun..

Abone Ol

Kimisi diyor ki, süreç yürüyor, sıkıntı yok ; kimisi de

diyor ki, süreç tek taraflı yürümez , Apo tek başına yürütüyor bu işi .

Masaya oturmuş, müzakere etmiş, belki sıkı pazarlıklar yapmış bu iki taraf da,

süreç denen ve ne menem bir şey olduğunu bilmediğimiz vakıanın ilerleyip

ilerlemediğine dair sürekli bir şeyler söylüyorlar. Bir tarafta koskoca Türk

devleti, tüm stratejik derinliği , model ortaklık ve eşbaşkanlık

gömleklerini giyinmiş dururken, öte tarafta ise gözümüze neredeyse özgürlük

savaşçısı olarak sokulacak bir terör örgütü yer alıyor.

Tam bir karartma ve bilgilendirmeme hali yaşanıyor bu

süreç le ilgili. Elden geldiğince o konulara girmeyerek, terör örgütünün

iddialı açıklamalarına, tehditlerine ve gövde gösterilerine çıt bile

çıkarmayarak, adeta bu meseleyi gözlerden ırak şekilde yürütme çabası göze

çarpıyor hükümetin. Ağızlardan süreç lafı düşmüyor ama bu sürecin neyin nesi

olduğunu, detaylarını, hangi sözlerin veya tavizlerin verildiğini kimseler

bilmiyor.

Bir bakıyorsunuz, akil insanlar denen bir zevat,

kendileri de ne yaptıklarını çok fazla bilmeden sahaya sürülüyor ve adeta

vatandaşı bir şeylere ikna etmeye uğraşıyorlar. Birtakım hassasiyetlerin

törpülenmesi, toplumun daha önce konuşulmayan bazı hususlara yavaş yavaş

alıştırılması gibi bir durum söz konusu oluyor. Mesela, özerklik ,

federasyon , Apo nun koşullarının iyileştirilmesi/salıverilmesi gibi konu

başlıklarına alışıyor insanlar, yadırgamıyorlar artık.

Ortadoğu coğrafyasında müthiş bir hareketlilik

yaşanırken, tüm kırmızı çizgilerinden arınmış ve bunu da marifet belleyen

Türkiye olan biteni sadece izliyor. Bir zamanlar Irak taki yapay bir Kürt

devleti oluşumunu kırmızı çizgi sayan Türkiye, bugün Suriye de kurulması

gündeme gelen Batı Kürdistan a da ses çıkarmıyor, aynı Irak ta halihazırda

kurulmuş olan yapay devlete tepki vermediği gibi. Hedef ortaya konmuş ve

Türkiye, İran, Irak ve Suriye deki Kürt bölgelerinde kurulacak olan devletlerle

teşekkül edecek bir Büyük Kürdistan dan söz edilirken, Türkiye tam bir şaşkın

ördek gibi ne yapacağını bilmez halde.

Elbette burada söz konusu edilen ve mahsurlu görülen

olgu, Kürtlerin devlet kurmasından öte bir durumu yansıtıyor. Göstermelik

olarak bölgede kurulacak Kürt devletleri olarak dursa da, ardında beliren

gerçeğin Büyük İsrail e giden yola taşların döşenmesi olduğu artık ayan beyan

görülüyor. Gerçi, BOP u bile hala bir komplo teorisinin uydurduğu bir şeymiş

sananlara bunu anlatmak zordan da öte imkansız resmen.

Türkiye, bölgedeki müttefikleri arasında Irak taki

Kürdistan Bölgesel Yönetimi ni de ekledi malum. Her zamanki yanlış öngörüsü ve

yanlış öngörüsüyle burada da sıfır çeken Türk dış politikası, acaba 24-26

Ağustos ta toplanacak olan ve Büyük Kürdistan için bir yol haritası çıkaracak

olan Kürt Ulusal Kongresi için ne düşünüyor Barzani den müttefik icat eden

stratejik derinliğimiz yeni bir fiyaskoya yelken açacak muhtemelen.

Ortadoğu coğrafyasında Türkiye dışında hemen her aktör

ciddi bir hesap kitap içerisindeyken, süreç masalları ile uyutulan Türk

kamuoyunun 15 Ağustos unu da kutlamak (!) lazım. Şimdilerde özgürlük

gerillası olarak kabul gören PKK, malum olduğu üzere 15 Ağustos 1984 te

Eruh ta düzenlediği ilk silahlı saldırısını Batman, Derik, Van, Iğdır, İzmir,

Doğubayazıt, Güçlükonak, İdil, Mazıdağı, Yalım, Midyat, Dargeçit, Nusaybin,

Bismil ve Kızıltepe de düzenlenen şölenlerle(!) kutladı. Yani, Eruh katliamıyla

başlayan terör, 15 Ağustos un bir bayrama (!) dönüştürülmesiyle taçlandırıldı.

Bu arada, koskoca Türk devleti ne yaptı derseniz; süreç

masallarıyla kamuoyunu uyutmaya devam ederken, PKK nın Suriye uzantısı PYD nin

liderini yeni müttefiki olarak ağırlamakla meşguldü herhalde.