1436 Hicrî Yeni Yılımız Mübarek Olsun

Abone Ol

Soru: Hicrî yılbaşı ve takvim hakkında bilgi verir misiniz

Cevab: Bismillâhirrahmanirrahim.

25 Ekim 2014 Cumartesi günü 1 Muharrem 1436 olup Hicrî yeni yılın ilk günüdür. Dolayısıyla 24 Ekim 2014 günü akşamı Hicrî yılbaşı gecesidir.

Bu Hicrî yeni yılımızı tebrik eder; şahsımız, aile efradımız, memleketimiz, milletimiz ve bütün İslâm âlemi için maddî-manevî hayırlara, bereketlere vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan diliyorum.

Lütfen bütün iletişim imkânlarını kullanarak hicrî yılbaşımızı duyuralım.

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret, göç etmelerini tarih başlangıcı olarak esas alan takvime “hicrî takvim” denir. Bu takvim, ayın yörüngesi üzerindeki dönüşüne göre düzenlendiği için: “Kamerî, ay takvim”, bütün İslâm ülkelerinde kullanıla geldiği için de “İslâm takvimi” diye de isimlendirilmiştir.

On iki ay esasına dayanan hicrî takvim yılı, Muharrem ayı ile başlar ve Zilhicce ayı ile sona erer. Hicrî, kamerî aylar şunlardır: “Muharrem, Safer, Rebiulevvel, Rebiulahîr, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Lütfen ezberleyelim ve çocuklarımıza da ezberletelim.

Bu ayların uzunluğu 29.5 gündür, bundan dolayı bazı aylar 29, bazıları da 30 gün olur. Bu aylarda rü’yet yani hilali görmek, esas alındığından hangi ayın 29, hangi ayın da 30 gün olacağı kesin olarak ancak hesap ile değil, rü’yet ile tesbit edilebilir. Çünkü hilalin seyyaletinden dolayı hareketleri tam olarak tesbit edilememektedir. Hicrî yıl müddeti: 354 gün 36705 saniye olduğundan miladî takvime göre hicrî takvim, her yıl onbir gün önce gelir ve hicrî yılın ayları, mevsimler içinde dolaşarak 33 yılda miladî bir yıl içindeki dönüşünü tamamlar.

Hicrî takvim, hicretin 16 veya 17. yılında, Hz. Ömer (R.A.)’nun hilafeti esnasında, Sahabe-i Kiram ile yapılan istişareler neticesinde uygulamaya konulmuştur. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Rebiulevvel ayında hicret etmişti. Ancak hicrî yıl, Muharrem ayı ile başladığından tarih iki ay sekiz gün geri alınıp hicrî takvimin başlangıcı, 1 Muharrem olarak tesbit edildi.

Bütün takvim başlangıçlarına, o takvimi kullananlarca mühim ve mukaddes sayılan bir hadise esas alınır. Hicrî takvimde de, hicret esas alınmıştır. Çünkü hicret, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ve ashabının, dine hizmet etmek ve İslâm devletini kurmak üzere ALLAH Teâlâ’nın izni ile Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç etmesi olup İslâm tarihinin bir dönüm noktası ve en önemli olaylarından biridir.

Batılılaşma sürecinin bir devamı olan inkılapların, İslâm Hukukunu yürürlükten kaldırması sonucu, bu hukukun bir parçası olan hicrî takvim de 26 Aralık 1925 tarihinde yürürlükten kaldırılarak, Türkiye Müslümanları’nın İslâm dünyası ile olan bağlarından biri daha koparılmış oldu.

Hicret

Soru: Hicret ne demektir

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim

Lügatta terketmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamına gelen hecr, hicran masdarından isim olan hicret: Kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşması demektir. Ancak kelime daha çok: Bir yerin terkedilerek başka bir yere göç edilmesi, anlamında kullanılır.

Istılah olarak genelde gayrimüslim ülkeden İslâm ülkesine göç etmeyi, özelde ise: Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ve ashabının; dine hizmet etmek ve İslâm devletini kurmak üzere ALLAH Teâlâ’nın izni ile Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç etmeleridir.

Kur’ân-ı Kerîm’de hicret kelimesi yer almamakla birlikte otuzbir yerde hecr kökünden gelen çeşitli türemiş kelimelerin geçtiği görülür. Bunlar kullanışlarına göre: Kur’ân-ı Kerîm’i terk etmek, bir kişiden, bir gruptan ayrılmak, kötü şeyleri terk etmek ve ıstılah anlamına uygun olarak ALLAH uğrunda başka bir yere göç etmek, anlamlarına gelmektedir.

Hicret eden kimse karşılığında da muhacir ve çoğul olarak da muhacirûn, muhâcirât kelimeleri kullanılmakta, bu âyet-i kerimelerin çoğunda da Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç eden Müslümanlar kasdedilmekte, olayın kendisinden çok onu gerçekleştirenlerin ve bu amellerinin önemine dikkat çekilmiş, ayrıca bu hicret kelimesi hadis-i şeriflerin pekçoğunda Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye göç olayına işaret etmekte, ancak farklı anlamlarda kullanıldığı da görülmektedir.