14 Temmuz’dan sonra 15 Temmuz gelmedi

Abone Ol

Türkiye’nin en büyük partisi olan ve geldiği noktaya tırnaklarıyla kazıyarak gelen Refah Partisi’nin kapatılması ya da katledilmesi, 15 Temmuz’un ilk köşe taşının konulduğu gündür.

Hızını alamayıp Fazilet Partisi’ni de kapattırıp ülkenin gerçek manada milli kadrolarına ikinci hançeri saplayanlar ve camiayı elma gibi ikiye bölenler de 15 Temmuz’u ete kemiğe bürüyenlerdir.

Ülkesine hizmet için yanıp tutuşan kadroların elini kolunu bağlayanlar, bu kadroları gayri ahlaki ve gayri hukuki yöntemler ile oyun dışında bırakanlar, 15 Temmuz zihniyetine hizmet edenlerin taaa kendileriydi.

Aslında 15 Temmuz, 15 Temmuz günü karşımıza çıkan hain yapılanmanın bir ürünü değildi.

Öyle olsa kimseye diyecek bir sözümüz olamazdı.

En fazla ülkemizin istihbarat yapısına yönelik eleştiriler getirirdik.

Ama durum hiç de öyle olmadı.

Bırakın kendinize ait imkânları ve makamları hain yapıya tahsis etmeyi, kos koca bir ülkeyi emirlerine amade kıldırdınız.

Hem de tüm uyarılara rağmen.

Girmedikleri kurum, ele geçirmedikleri devlet imkânı kalmamıştı.

Bu işin sonunda ne yapmalarını bekliyordunuz ki?

Onlar da devletin uçağıyla, devletin tankıyla, devletin Meclis’ine ve vatandaşına bomba yağdırdı.

Bütün bunları konuşmayalım mı?

Yine 15 Temmuz öncesindeki gibi davranamayız.

15 Temmuz öncesinde ne söylediysek şimdi de aynısını söylüyoruz.

Gerek dini gerekse siyasi olarak göbeği dışarı bağlı olan yapılara devlet musluklarını da bağlamayın diye adeta davul çaldık.

Bugünkü adı FETÖ olan yapılanmayı benden senden daha iyi tanıyanların takındıkları tavrı ve yıllar yıllar süren “semirtme” çabası tam da gözlerimizin önünde vücut buldu.

Hatta gözümüze gözümüze sokularak vücut buldu.

Gerekirse siyasi ikbalinizi hiçe sayın, riske atın ama ülkenin geleceğini riske atmayın…

Haaa, FETÖ’ye niçin bir eleştiri getirmiyorsunuz diyenleriniz olabilir.

Onlar sütünün gereğini yaptı. Allah bu memlekete bir kez daha merhamet etti.

Biz onlara, dünyaya gözlerini açtığı günden beri karşıyız ve mücadele ederiz, uyuyanları uyandıralım istedik…

 Millî Görüşçülerin üzerine dökülecek betonların bir kısmı FETÖ’cülerin temel atma çalışmasında kullanıldı

 28 Şubat ve devamında kapatılan, etkisizleştirilen her Millî Görüş kurum ve kuruluşunun tam karşısına FETÖ’cü bir yapılanma dikildi. Millî Görüşçülerin üzerine dökmek için hazırlanan betonların bir kısmıyla da FETÖ yapılanmasının temeli atıldı. Temeller 20 yılda hızla yükseldi, adeta gökdelen oldu.

Bu gökdelenlerden bizlere tepeden bakan insanlar türedi.

Verimli fidanlar budanıp zararlı bitkiler çoğalınca kaçınılmaz son da patlak verdi.

Kibir ve enaniyet yüklü bu insanlar, bir süre sonra ülkesinin tamamına tepeden bakmaya başladı.

Bu topraklarda nefes alan her bir bireyi kendilerine kul köle yapma niyetindeki bu hain yapı, en kötü senaryoyu hayata geçirmeye çalıştı.

Allah muhafaza, en iyi ihtimalle çıkması muhtemel iç savaş senaryosu başlarına geçti.

Dedik ya, Allah bu ülkeye bir kez daha merhamet etti.

 Erbakan Hoca hiç değişmemişti ama sizin bakışınız değişti…

 Ülkeyi enkaza çevirdikten sonra elini tuttukları hocalarından yedikleri darbe biraz olsun akıllarını başlarına getirdi ama epeyi geç kalınmıştı.

Erbakan Hoca’dan kaçarak uzaklaşanlar bu kez de Erbakan Hoca’nın özlü sözlerine sarılır oldu.

Yine yanlış yapıyorlardı.

Adeta Erbakan Hoca’dan, Nasrettin Hoca çıkarıyorlardı.

Yine bir hoca değişimine gidildi ama değişen sizdiniz.

Aslında Erbakan Hoca ve görüşü hiç ama hiç değişmemişti.

Erbakan Hoca’nın, kafanızı gözünüzü kırdırıp gelirsiniz sözü ise gerçekleşmişti.

 Bizim hoca dediklerimizden; Ali Nar Hoca

 Günümüzde de özellikle sosyal medyada çokça karşımıza çıkan ve “kendilerine hoca diyenlerin” dinimize ve ahlaki yapımıza verdiği zarar anlatmakla bitmez.

Oysa onların birinci görevi dini değerlerimize sıkı sıkıya bağlanıp, halk arasında itibarlı bir konuma gelmek olmalı. Ama ne çare! Halkın dahi gerisinde kalmış durumdalar.

Bugün merhum Ali Nar Hocamızın vefat yıl dönümü. Evet “hocamız.” Tevafuka bakın Erbakan Hoca’mız tarafından “dinde reform ve dinlerarası diyalog” ifsadına karşı çalışma yapmakla görevlendirilen Ali Nar Hocamız, 15 Temmuz günü mezarı başında rahmetle, minnetle anılacak…

Bizim “hoca dediklerimizden” Ali Nar hoca, rahmet olsun…