Yıldırım Demirören, Beşiktaş‘ı cumhuriyetin 100., kulübün 120. yılı olacak olan 2023 yılına hazırladıklarını, bu hedefe hizmet edecek olan BJK İstişare Heyetleri‘ni hayata geçirdiklerini kaydetti.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören, siyah-beyazlı kulübü idari, mali, sportif anlamda en yükseğe taşıyacak, kalıcı eserler kazandıracak önemli projeleri hayata geçirmek için şevkle, heyecanla, gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
Yıldırım Demirören, Beşiktaş Dergisi‘nin mart ayı sayısında yer alan yazısında, 19 Mart 2010‘da Beşiktaş Kulübü‘nün 107. yılını kutlayacaklarını hatırlatarak, ‘‘Hepimiz, dünyadaki tüm Beşiktaşlılar için en gururlu, en onurlu gün. Beşiktaşımız, Serencebey semtinde 22 yürekli büyüğümüz tarafından kurulmuş, 107 yıldır nesillerden nesillere gururla taşınmış, milyonların sevgisiyle bugünkü çağdaş düzeyine ulaşmıştır. Beşiktaş‘ı 107 yıldır tertemiz duygular, sevgi, aşk, fedakarlık, emek, hizmet, dayanışma, birlik ve beraberlik ayakta tutmuştur. Bizim en büyük gücümüz, bu değerlerimizdir‘‘ ifadelerini kullandı.
Yıldırım Demirören, Beşiktaş‘ı cumhuriyetin 100., kulübün 120. yılı olacak olan 2023 yılına hazırladıklarını, bu hedefe hizmet edecek olan BJK İstişare Heyetleri‘ni hayata geçirdiklerini kaydetti.
Heyetlerin, alanlarında uzman, Beşiktaş için gönülden çalışacak, camianın çok değerli, saygın, akil adamlarından oluştuğunu belirten Demirören, ‘‘BJK İstişare Heyetleri, başkanlardan, yönetimlerden bağımsız olarak Beşiktaşımız‘ı 2023 yılına taşıyacak projelere imza atacaklardır. Bu projeler, sadece bugüne değil, yarınlara, gelecek yönetimlere de hizmet edecektir‘‘ dedi. Başkan Demirören, ‘‘İstişare Heyetleri‘ni hayata geçirerek bir ilke imza atan Beşiktaşımız, 107 yıldır olduğu gibi Türk sporunun öncüsü ve örneği olmaya devam edecektir. Bizim en büyük gücümüz, büyük Beşiktaş camiasının desteği ve büyük Beşiktaşımız‘ın bize her zaman ışık tutan, rehberlik eden değerleridir‘‘ diyerek sözlerini tamamladı.
Dünyanın en etkili taraftarına sahibiz
Beşiktaş‘ın Alman futbolcusu Michael Fink, tüm karşılaşmalarda aynı ciddiyeti gösterdiğini ve maçı 2-3 gün önceden oynamaya başladığını söyledi. Michael Fink, ‘‘Benim futbol anlayışım, her maça ayrı ayrı hazırlanmak, her maça yüzde yüz olarak performansımı yayabilmek. Bu benim profesyonellik ve futbol anlayışım olduğu için tüm maçlarda aynı ciddiyeti gösteriyorum. Tabii ki bazı maçlarda gol atarak daha çok sivrilebiliyorsunuz ama benim hedefim elimden gelenin en iyisini her maç verebilmek‘‘ dedi. Fink, ‘‘Rakibimizin kim olduğunu ve oyuncularını kafamda canlandırıyorum. Maçı 2-3 gün önceden oynamaya başlıyorum. Nokta atışı olarak da, maçtan 2-3 dakika önce tam konsantre oluyorum. Hiç kimseyle konuşmuyorum, göz göze bile gelmiyorum, el temasıyla bile vücuduma kimseyi dokundurtmuyorum‘‘ diye konuştu.
‘Fenerbahçe‘ye attığı gol‘
Fink, ligin ilk yarısında Fenerbahçe‘ye attığı gol için de şunları söyledi: ‘‘Çok önemli bir maçtı. O ana kadar golü bulamamıştık, stresliydi. İkinci yarıydı. Seyircimiz gol bekliyordu, bizler gol atmak istiyorduk. Öyle bir atmosfer vardı. O anı anlatmak gerekirse de; İbrahim Üzülmez soldan topla geliyordu, ben de pozisyonu takip ediyordum. Sonra bir baktım, bütün arkadaşlarım markajda ve ben orada boşum. Elimi kaldırdım, Üzülmez de beni gördü. Ortalayınca top öyle bir geldi ki, vurmam gerekiyordu. Ben de gözümü karartıp tüm konsantrasyonumla vurdum. Takım için de taraftarımız için de çok güzel bir andı.‘‘




