12 Eylül sonrası ilk fetih kutlaması

Abone Ol

Yıl 1985.

Çok sayıda otobüsle İstanbul’dan hareket ettik. Fetih kutlamaları o yıl Gaziantep’teydi. Yolculuğumuz 48 saat sürdü. Ramazan ayındayız ve herkes oruçlu. İftar ve sahur vakitlerinde yolumuzun üzerinde bulunan herhangi bir yerleşim biriminde bir kahvehanenin önünde mola veriliyor. Yiyeceklerimizi el birliğiyle otobüsün bagajından indiriyoruz. Kahvehanenin sahibiyle anlaşıp bu mekânlarda iftarımızı açıyor sahur için aynı şeyi yapıyoruz. Masaların üzerine yaydığımız gazete kağıtları sofra bezi vazifesi görüyordu. Menüden bahsedecek olursak: Ekmek, peynir, zeytin. Yanında domates, salatalık ve biber de var. Hem iftarda hem de sahurda aynı şeyleri yiyoruz. Çok bereketli ve bir o kadar da lezzetli olduğunu söyleyebilirim. “Tadı hâlâ damağımda” dememi lütfen abartı kabul etmeyin. Kahvehanede bulunanlar da sofraya davet ediliyor tabii. Yemekten sonra birlikte çaylar içiliyor; aynı zamanda onlara davayı tebliğ etme görevi de ihmal edilmiyordu. Namaz vakitlerinde verilen molalarda da aynı vazife özenle yerine getiriliyordu. Camide bulunan imam, müezzin ve cemaate yolculuğumuz hakkında bilgi veriliyor, yapılan ayaküstü sohbetlerde onların kalpleri davaya ısındırılmaya çalışılıyordu. Gidiş ve dönüş yolunda otobüslerde yoğun programlar icra ediliyordu. Önce detaylı tanışma... Konuşmalar yapılıyor, marşlar okunuyor, hep bir ağızdan sloganlar atılıyordu. Hedef belliydi ve o hedefe bir gün mutlaka ulaşılacağına herkes yürekten inanıyordu. Gelecekte gevşeme veya davadan dönme kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu.

Tam bir gün süren otobüs yolculuğundan sonra Gaziantep’e ulaştık. Önce otobüslerimiz şehir turu yaptı. Kapı ve pencerelerimiz açık. Yasak dönemlerinin intikamını alırcasına tükenmek bilmeyen bir enerjiyle üst üste sloganlar atıyoruz: “Biz, Biz, Biz. Fatihlerin nesliyiz” “Mücahit, Erbakan”... Gazianteplilere sesimizi iyice duyurduktan sonra Kamil Ocak Stadı’na giriş yaptık. Heyecan dorukta. Programın başından sonuna kadar sürekli artan bir tempoyla sloganlar atılıyor, konuşmacıların her sözü coşkuyla alkışlanıyordu. Erbakan Hocamız yasaklıydı. Askerler eski liderlere konuşma yasağı da getirmişlerdi. Sanırım Hocamız uzun aradan sonra ilk kez o statta büyük bir topluluğa hitap etmişti. Bir yıl önce yapılan yerel seçimlerde Refah Partisi yüzde 4,5 oy almıştı. Fetih kutlamaları o yıldan sonra her yıl aralıksız olarak yapılmaya devam etti. Türkiye genelinde tüm teşkilatlar ve misafirler kutlamaların yapıldığı statlara aktı. Fetih kutlamalarının hem gençlik hareketine hem de siyasi çalışmalara çok büyük katkısı oldu.

O yıllarda İmam-Hatip öğrencisiydik. Bizim okuldan 65 kişi katılmıştı fetih yolculuğuna. Gidiş-dönüş masraflarını karşılama imkânından yoksun olduğumuz için öğrencilerden ücret alınmamıştı. İki günlük yolculuk ve İstanbul’un fethi kutlamaları bizim ekibi müthiş motive etmişti. Fetih kutlamalarından alınan yüksek enerji sayesinde kısa sürede okul yönetimi ve sınıf temsilcilikleri oluşturulmuş ve yılsonu etkinliğine okulun dörtte birinin iştiraki sağlanmıştı. O yıl ve sonraki yıllarda tartışmasız olarak okulun en güçlü ekibi biz olmuştuk.

Günümüzde her bakımdan daha iyi imkânlara sahip olan Anadolu Gençlik Derneği mensupları özellikle bu yılki fetih kutlamalarını vesile kılarak ciddi bir atılım yapabilirler. Türkiye genelinde bütün okulların kutlamalarda yeterli sayıda temsil edilmesi ve devamında ortaya koyacakları yüksek performans AGD’yi Türkiye’nin bir numaralı gençlik hareketi yapabilir. Zaman kaybetmeden okul yönetimlerini oluşturma ve sınıf temsilciliklerini belirleme çalışmalarına hız verilmesi, yaz tatili dönüşü için çok ciddi bir alt yapı oluşturacaktır. Çalışmaların en bereketlisi ortaokul ve liselerde yapılan faaliyetlerdir. İmam-Hatip çalışmaları her dönemde lokomotif görevi görmüştür. Hareketimizi sürükleyen öncü kadro özellikle bu kurumlardan çıkmıştır. Üniversiteye adım atıldığında ise, belli bir alt yapıya sahip olmak bu sayede kolayca mümkün olacaktır. Üniversite çalışmalarının güçlendirilmesi ve ülke genelinde ses getirmesi büyük oranda ortaokul ve lise çalışmalarına bağlıdır.

Haydi gençler! Yeni fetihler sizi bekliyor.