Politika üretilmeden strateji geliştirilmez, strateji geliştirmeden taktik fayda vermez. Kalkınma planları politika üretir, tematik alanlarda stratejilere kapı aralar ve icracı kurumlara taktik imkânı verir. Hazırlıkları yapılmış 11. Kalkınma Planı açıklanması gerekirken “İkinci 100 Günlük Eylem Planı”nın açıklanması, politika üretilmeden taktiksel hamleler peşinde koşmaya benziyor. Hâlbuki kalkınma planında yer alacak bir tarım politikasında, yerli buğday üretimine yönelik stratejilerin tartışılabilir ve ilgili kurumların taktikler geliştirdiği bir ortam sağlanabilir.
Sanayi, sağlık ve sosyal güvenlik gibi ana konularda politika üretmek yerine, “kariyer merkezleri” ve “gençlik radyosu” gibi taktiksel hamleler, gençlerin iş planlarına katkı sağlamaya yetmeyecektir. Örnek olarak ilk 100 günlük icraat programında 400 eylemden 340 tanesi tamamlandığı halde neden sanayi üretimi düşüşü engellenemedi? Programın %97’si gerçekleştirildiği halde neden işsizlik oranları azaltılamadı? Çünkü politikası olmayan bir alanda stratejiler çelişir, taktikler ise günü kurtarmaya yetmez.
Hangi konuyu ele alırsak alalım sorunların “yapısal” boyutlara ulaştığı bir ülkede her sektörün politikasının belirlendiği kalkınma planı ile geleceğe hazırlık yapmalıyız. Bu hazırlıklar stratejik eylemlerle tablolaştırılmalı ki, “il karnesi” vermek gerçek başarıyı yakalasın. Tren yolu ulaşımında sinyalizasyon tesis edilmeli ki, “Trafik Enstitüsü” kurmak kazaları engellesin. İthalatın bıçak gibi kesilmesinin üretimin düşmesine ve enflasyonun artmasına sebep olacağı görülsün ki, “Elektronik İhracat Platformu” kurmak ihracat hedefini büyütsün!
2023 vizyonu taktiksel hamlelerle gerçekleştirilemeyeceğine göre, 100 günlük eylem planları yerine 4 yıllık kalkınma planının ivedilikle yürürlüğe konması gerekmektedir. Çünkü önemli olan hedeflenen icraatların bitirilmesi değil, icraatların koordinasyonuyla sağlanacak etkinlik ve verimliliktir. Aksi takdirde 2019 bütçesinde yatırımın iki katı faiz ödemesi olan bir ekonomi etkinlik ve verimlilik sağlamadan yol alamaz. Çünkü ana fikir olmadan planlama yapılamaz.
100 günlük eylem planlarının en başarılı olduğu savunma sanayi, ana fikri olduğu için, geçmiş politikalara endeksli çalıştığı için hedefine ulaşmaktadır. Aynı başarının diğer sektörlerde de yakalanması benzer politikaların geliştirilmesine bağlıdır. Bu politikaların öngördüğü bütçeler planlamadan ve bunu gerçekleştirecek finansal mimari tasarlamadan “Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi” oluşturmak, kalkınma planlarını kalkınma panayırına dönüştürecektir. Panayır için yeterli “millet bahçeleri” açıldığı gibi, kalkınma için gerekli “girişimci”nin önü de açılmalıdır.