Satılan 10 şeker fabrikasının bulunduğu bölgelerdeki sivil toplum örgütlerinin fabrikaların değerlerine ilişkin yaptığı araştırmada ortaya çıkan rakam, özelleştirme ihalesinde ortaya çıkan rakamı 3‘e katlıyor.
Sadettin İnan
Şeker özelleştirmesinde gazetemizin gündeme getirdiği haberler ses getirmeye devam ediyor. Haberlerimiz üzerine Başbakan Erdoğan‘ın fabrikaların arsa fiyatlarının araştırılmasını istemesinin ardından, satılan 10 fabrikanın bulunduğu bölgelerdeki sivil toplum örgütlerinin de harekete geçtiği ortaya çıktı. Şeker fabrikalarında ‘üretmeyi‘ değil ‘kapatmayı‘ hedef alan özelleştirme girişimlerinin sağduyulu bir şekilde önüne geçmek için kapsamlı bir çalışma yapan sivil toplum örgütleri, fabrikalarla ilgili çarpıcı rakamlar ortaya çıkardı.
Fabrikaların bölge ekonomisine sağladığı katma değer bir tarafa bırakılarak, sadece fabrikaların değeri ve üzerinde bulundukları arazi bedellerine yönelik bilirkişi raporlarına dayanılarak yapılan çalışmada elde edilen rakamın, özelleştirme ihalesinde elde edilen rakamı 3‘e katlaması dikkat çekiyor. B ve C portföyündeki 10 fabrikanın kurulum maliyetlerinin 1.5 milyar dolar olduğu tespit edilen çalışmada, arazi bedellerinin de 1 milyar 666 milyon lira olduğuna dikkat çekildi. Fabrikaların kurulum ve arazi bedellerinin değeri olarak toplamda 4 milyar 321 milyon lira bir değer ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında yapılan özelleştirme ihalesinde ise 10 fabrika 922 milyon dolara yani bugünkü kur üzerinden 1 milyar 632 milyon 940 bin liraya satılmıştı.
Özelleştirme İdaresi neyi sattığından habersiz!
Fabrika arazilerinin gerçek değerini ortaya çıkarmak için yapılan araştırmanın sadece fabrika alanları ile yetinilmediği dikkat çekiyor. Şehir merkezlerinde bulunan geniş arazilerin yanında köylerde fabrikalara ait kantar arazilerinin de değerleri birer birer çıkarılmış. Bundan dolayı da sivil toplum örgütlerinin yaptığı bu araştırma, sadece fabrikaların gerçek değerini ortaya çıkarmakla kalmayıp, Özelleştirme İdaresi‘nin de ‘neyi sattığından habersiz‘ olduğunu ortaya çıkardı. Şöyle ki, Özelleştirme İdaresi‘nin satılan 10 fabrikanın arazi büyüklüklerine ilişkin verdiği rakamlarla, bu çalışmada ortaya çıkan rakamlarda büyük farklar var. Örneğin C Portföyünde bulunan ve AK-CAN Şeker‘e satılan Turhal Şeker Fabrikası‘nın arazi büyüklüğü Özelleştirme İdaresi‘nin bilgi notunda 628 bin 793 metrekare görülürken, bölgedeki sivil toplum örgütlerinin yaptığı çalışmada ise fabrikanın sahip olduğu toplam arazi büyüklüğünün 1 milyon 204 bin metrekare olduğu belirtiliyor.
Diğer yandan, bu fabrikaların 2010 yılında belediyelere ödedikleri arazi vergilerinin ise 2 milyon lira civarında olduğu belirtildi. Araştırmada "Elazığ, Elbistan, Erzincan ve Malatya Şeker Fabrikalarının bulunduğu Portföy B gurubu toplam 4 milyon 102 bin metrekarelik alanda sürdürdükleri üretimleri için 1 milyon liranın üzerinde vergi öderken, Çarşamba, Çorum, Kastamonu, Kırşehir, Turhal ve Yozgat‘tan oluşan Portföy C fabrikaları ise 5 milyon 862 bin 449 metrekarelik üretim alanında 900 bin lira vergi ödemektedir" denildi.
Bilindiği üzere geçtiğimiz Kasım ayında yapılan B ve C portföyündeki 10 şeker fabrikasının alıcı firmalara devir işlemleri henüz gerçekleştirilmedi.
Devir işlemlerinin yapılması için Özelleştirme Yüksek Kurulu‘nun bu satış işlemini onaylaması gerekiyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu‘nun aradan geçen süreye rağmen bu satış işlemini henüz onaylamaması başta pancar üreticileri ve çalışanlar olmak üzere bölge halkını umutlu bir bekleyişe sevk ediyor. Şeker-İş Sendikası‘nın Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu‘ndaki hukuk mücadelesi ise devam ediyor.