Yeni bir seçim dönemi yaşıyoruz. Bu kampanya döneminde de -daha öncekilerde olduğu gibi- var gücümüzle çalışmaya gayret ediyoruz, edeceğiz.
Sandığın halkın önüne konulmasına sayılı günler kala, bir kaç siyasetin içinde olan bir aday olarak gözlemlerimizi ifade etmemiz gerekirse, “en sönük” seçim kampanya dönemi yaşıyoruz.
Seçmenin sandığa bu kadar ilgisiz olduğu, umutsuzluğun bu kadar zirvede olduğu başka bir seçim dönemi yaşanmamıştı.
Halk siyasetten, seçimden bıkmış vaziyette. Adaylar esnaf ziyaretine gid(e)miyor. Çünkü esnaf, adayları ve siyasetçileri görmek istemiyor.
Eskiden aday, esnaf ziyareti yaptığında, “sadece seçimde geliyorsunuz, seçimden seçime yüzünüzü görüyoruz. Seçimden sonra da gelin” derdi. Şimdi esnaf suratını asıyor, usandık, bıktık diyor.
Sandığa gidip oy vermenin sorunları çözmediğini, hükümet kurmaya yetmediğini ve farklı sonuç çıkmayacağını düşünüyor.
Halkın siyaset mekanizmasından soğutulması sıkıntılı bir sürecin başlangıcıdır. Seçimlere iki hafta gibi bir süre kalmasına rağmen, hiçbir yerde seçim havası yok.
Zannederim bunun feci sonuçları olabilir. Ummadık taş baş yarar. İktidar, hırsla, hınçla ve kinle küçük partileri yok etmek için sağda ve solda yalnızca iki parti kalsın diye bu tür bir siyaset izliyor olabilir. Ancak zararın kendisine olacağını göremiyor.
Halktaki siyasete karşı ilgisizliğin devamı veya herhangi bir partinin seçmeninin yüzde onluk kısmının sandığa gitmemesi bile şok sonuçlar ortaya çıkarabilir.
Bütün bunlar bir yana, manzara tablonun değişmeyeceği, değişmesi için de bir sebep olmadığı yönünde…
Hiçbir partinin tek başına iktidar olma ihtimali görünmüyor. Ama çok ciddi tokat yeme ihtimali görünüyor.
Sonuç ne olursa olsun Türkiye’de koalisyonlu çözüm artık kaçınılmazdır. Geçmişte başarılı örnekleri doluyken, koalisyonu öcü gibi gösterenler seçimden sonra ne söyleyecek bilemiyorum.
Görüldüğü kadarıyla seçimden sonra baraj konusu tekrar gündeme gelecek. Barajın kaldırılması veya yüzde 5 gibi bir rakama düşürülmesi kaçınılmaz olacaktır.
1 Kasım’da alınacak sonuçlar geçici bir sonuç olacak. Sonuç ne olursa olsun en geç 2 yıl içinde yeni bir seçim ufukta gözüküyor. Onun için Saadet Partililer bugüne kadar olduğu gibi bugün de aşkla, heyecanla, şevkle ve var güçleriyle seçim çalışmalarını sürdürmelidir. Bu seçimde alınacak sonuç kadar bir sonraki seçimin de hazırlık ve alt yapısı olduğu gözden kaçırılmamalıdır.