Ey Amerika ey Rusya topraklarımızda ne işiniz var?

Remzi Çayır
Remzi Çayır

Maraş Kahramanmaraş olurken, bedel ödemiş… Çete savaşı vermiş… Fransızlar, Maraş’a girdikten sonra, kendilerine hemen Ermenileri dost edinmişler, onların yol göstericiğiyle işgale başlamışlar…

Çocukken birçok vaka dinledim büyüklerden.

Vatan bize mezar olmadan, düşmana Gülizar olmaz, deyişlerini hep kulaklarımda sakladım. Bizimkilerin deyimiyle, emperyalistlerin ortak adı, gâvurdu… Gâvura teslim olmak yerine ölmeyi tercih eden bir neslin halkalarıyız.

Bu topraklar… Bu vatan… İslam beldeleri dolaylı dolaysız işgal altında. Bağımsızlığa adanmış yürekler çok az. Amerika’nın olmadığı İslam beldesi yok gibi.

Suudlarla katarlar kavga ediyor, ikisi de hakem olarak bir Müslümanı tercih edeceklerine, kendilerine ağa olarak Amerika’yı seçiyorlar.

Kavga edenlerin hakemi, sömürgeci başı! Böylesi bir terazinin tartacağı ne olabilir ki?

Adamlar, kalkmış, binlerce kilometre öteden buraya gelmişler, İslam beldelerinde diledikleri gibi at oynatıyorlar, kimi yöneticileri kendilere uydu tayin ediyorlar.

Bu aşağıların aşağısı bir durum değil de nedir?

Kilis’in ötesinde, hem Rusya var, hem Amerika.

Hatay’ın kıyısında, Rus uçakları dolaşıyor… Beş altı gündür, Afrin operasyonunda uçaklarımızı kullanamıyoruz. Neden peki? Rusların uçağını muhalifler düşürmüş, Rusya, artık durun, demiş bize. Vay ki ne vay? İçinde bulunduğumuz duruma bakar mısınız?

İslam topraklarında Rusya hükümran… İslam beldelerinde Amerikan bayrağı dalgalanıyor… Yanlarına da, mandacılığı peşinen kabul etmiş yerel güçler… Bu güçler, bazen Şam yönetimi olarak karşımıza çıkıyor, bazen PKK, bazen PYD… Bazen Barzani, bazen Kobani…

İsimler değişse de hal değişmiyor.

Müslümanlar, ölüm çukurunda aslında… Yaşadıkları sanal bir gerçeklik! Boğazımıza kadar Rusya’ya, boğazımıza kadar Amerika’ya batmışız.

Cahilliye döneminde, zayıflar kendilerine güçlü kabileleri, ileri gelenleri kefil tayin ederler, onların korumaları altında hayatına devam ederlerdi.

Yüzyıllar geçti… Hal değişti mi? Dün bireyler böylesi aşağılık bir duruma razı olurlardı, şimdilerde topluluklar, devletler?

Müslümanlar, kimseye eğilmemek üzere, Allah’a söz verenler değil miydiler?

İman etmek, kula kul olmamaktır… Hiçbir gücün karşısında tazim etmemektir… Bağımsız olmaktır, sömürgeciliğe, zulme karşı gelmektir… Mazlumlara sahip çıkmaktır… İman etmek, dünyada barış istemektir, adaleti tesis etmektir.

Parası pulu var diye… Gücü çok diye, kimi ülkelere boyun eğmemektir… İman, ölümü, boyunduruğa tercih etmektir…

İman etmek, doğrudan, Amerikaya… Rusya’ya… Emperyalistlere, sizin beldemizde, topraklarımızda, hanemizde işiniz ne, neden işgalcisisiniz diyebilmektir.

İman etmek, istiklal içinde… Her türlü mandacılığı reddetmektir. İman etmek, müslüman olmaktır... Müslüman olmak ise, insanı lekeleyen, aşağılayan, hayvanlaştıran her türlü eyleme ve yaklaşıma karşı gelmektir.

Yüksek sesle, ne işin var topraklarımızda ey Amerika, Rusya, diye yüksek sesle, amelle, eylemle karşı gelmektir.

- Milli Gazete, Remzi Çayır tarafından kaleme alındı
http://www.milligazete.com.tr/makale/1500075/remzi-cayir/ey-amerika-ey-rusya-topraklarimizda-ne-isiniz-var