Türkiye’deki “ABD ve NATO üsleri” kapatılmalıdır!

Siyami Akyel
Siyami Akyel

Türkiye’nin ABD ile ilişkileri “iki müttefik ülke” değil; “Türkiye’nin arakasından iş çeviren ABD ile bu ilişkiye bir türlü son vermeyen Türkiye” şeklinde tarif edilse yeridir. Cumhuriyetin ilk yıllarınan beri Ortadoğu’da “ABD’nin uç karakolu” gibi davranan Türkiye’nin son yıllarda kabuğunu kırma çabası görülmektedir.

Türkiye-ABD arasındaki münasebetlere “rehinelerin saldırganlarla özdeşleşmesi ve hayatta kalma duygusuyla saldırganla birlikte hareket etmesi” şeklinde tanımlanan “Stockholm Sendromu” tabirini kullansak yeridir. Zira Türkiye uzun bir süredir, ABD’siz bir dünyanın varolacağına ikna olmamıştı; dünyada ABD ile müttefik olmadan ayakta kalan onlarca ülkeye rağmen. Ancak, Türkiye-ABD’nin ilişkileri, ABD’nin Türkiye aleyhine faaliyetlere omuz vermesinden sonra farklı bir yöne evrilme eğilimi göstermektedir, şöyle ki:

Müttefik zannedilen ABD, FETÖ lideri Fethullah Gülen’i, Türkiye’nin ısrarına rağmen iade etmemiştir. Diğer yandan, Amerika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda çalışan Metin Topuz’un 15 Temmuz Darbe Kalkışması sürecinde FETÖ terör şebekesine bilgiler aktardığı ortaya çıkmıştır. Metin Topuz’un gözaltına alınmasıyla Türkiye-ABD ilişkileri giderek gerilmeye başlamıştır.

ABD tarafından Reza Zerrab’ın ve Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atila’nın tutuklanması ve burada yargılanması da gerilimi artırmıştır.

Bu iki olayın ardından patlak veren “Vize krizi” aşılmış olsa da ABD’nin PKK/PYD/YPG’ye silah vermesi; Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de “otonom bölge” oluşturma çabaları ve en son Türkiye’nin Afrin’e gerçekleştirdiği “Zeytindalı Harekâtı” ikili ilişkileri germiş gözükoyor. ABD’nin terör örgütleri PKK/PYD/YPG’ye 500 tırdan oluşan modern silahlar göndermesi ve Suriye’nin kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı “otonom bölge” projesi Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit etmektedir.

Bütün bunlardan sonra Türkiye-ABD ilişkilerindeki güvensizlik, tamir edilemez bir hâl almıştır. Türkiye biraz daha cesaret göstererek ABD’nin Türkiye’deki üslerini kapatmalıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrin’e yapılan “Zeytindalı Harekâtı”ında kararlıdır ve bu harekâtı ABD’nin kontrolü altındaki Münbiç’le devam edeceğini açıklamıştır. Erdoğan’ın kararlılığı ve kamuoyunun “Zeytindalı Harekâtı”na desteği üst düzeydeyken Türkiye’de bulunan ABD üsleri kapatılmalıdır. Başta “İncirlik Üssü” olmak üzere, İstanbul-Şile, Konya, Balıkesir, Muğla, Diyarbakır-Pirinçlik, Ankara-Ahlatlıbel, Amasya-Merzifon, Bartın, Çanakkala, Eskişehir, İzmir-Bornova, İzmit, Kütahya, Sivas-Şarkışla, İskenderun, Ordu-Perşembe, Rize-Pazar, Erzurum, Van-Pirreşit, Mardin ve Lüleburgaz gibi bir kısmı NATO kontrolünde bir kısmı ise doğrudan ABD’ye bağlı 15 askeri üssün kapatılması gerekir. Bu fitne üslerinin kapatılması için kamuoyu desteği hazırdır.

ABD’nin Türkiye’deki üslerinin kapatılmasının zor olduğunu iddia edenlere hatırlatmak isteriz ki; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra ABD, Türkiye’ye silah amborgosu uygulamış; 26 Temmuz 1975 tarihinde I. Milliyetçi Cephe (M.C) hükümeti tarafından ABD’nin İncirlik Üssü kapatılmıştı. Hatırlananacağı gibi o dönem Başbakanlığa, MSP lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan vekâlet ediyordu.

Sadece Türkiye’deki ABD üslerinin kapatılması yetmez, 18 Şubat 1952’de başlayan Türkiye’nin NATO üyeliğin de sonlandırılması için kamuoyu oluşturulmalıdır.

Taziye: Afrin’e yapılan “Zeytindalı Harekâtı”nda şehit olan Mehmetçiklerimize Allah (c.c)’tan rahmet, âilelerine sabır, ülkemize ve bilâd-ı İslâm’a nusret niyaz ederim.

- Milli Gazete, Siyami Akyel tarafından kaleme alındı
http://www.milligazete.com.tr/makale/1497991/siyami-akyel/turkiyedeki-abd-ve-nato-usleri-kapatilmalidir