Bir İç Afrika’dan Amerika’ya Meydan Okurken

İshak Koç
İshak Koç

Malcolm X… Dünyanın muhtelif cihetlerinden ama özellikle kara yazılı kıta Afrika’dan batıya götürülerek satılan, köleleştirilen ve ‘kullanılan’ her insan gibi adı, sanı, kaderi belirsiz… Bu sebepten kendisine verilen, daha doğrusu sonradan eklenen tüm isimlerden, sıfatlardan uzak durabilmek adına, isminin hemen ardına kocaman bir X ekler. Amerika’da yaşamış, ancak Amerika’yı ve Amerikalılığı hiçbir zaman kabul etmemiş, benimsememiş bu müstesna insan, içinde yaşadığı devlet ve toplumdaki belirsiz konumları gibi geçmişine yönelik izler taşıyacak olan soyadını da belirsiz kabul eder. Sadece din, dil, ırk ve de sömürü adına değil, insanın / insanlığın dünyada konumlanışı adına verdiği mücahede tarihe geçen o asil adam Malcolm X diye bilinir; Malik el- Şahbaz diye okunur.

Yaşamını adadığı varoluş mücadelesi esasen eşitlik, adalet, özgürlük sözcükleriyle dile getirilen; Fransız İhtilali’nden önce insanların bir arada talep ettiği üçlünün oluşturduğu ‘liberty’ kavramından oldukça uzaktır. Dünyayı sömüren, sömürü için kurulmuş, kurgulanmış Amerika’dan ve Amerikan sisteminden 22 milyon esmer tenli insan için bağımsızlık ister gibi görünür. Görüntü fena halde yanıltıcıdır, çünkü Malcolm sistemden hiçbir şey istemez, hiçbir şey talep etmez. Geçmişin, şimdinin ve geleceğin sorgusudur onunkisi. Bir defa Amerikalı değildir; orada bulunuşu kendinden kaynaklanmaz, kendi özgür iradesiyle oraya gitmemiştir. Özgür iradesiyle orada bulunmadığı gibi 400 yıllık tarihte atalarının da oraya özgür olarak gelmediğini, kendi iradeleriyle orada bulunmadıklarını idrak etmiştir. Dolayısıyla Malcolm kendi ifadesiyle Amerika’nın, Amerikalılığın, Amerikancılığın, demokrasinin, hasılı tüm iki yüzlü sistemlerin bir kurbanı olarak orada bulunduğunu gayet iyi bilmekte ve işte tam da bunun sorgusu için, bunun hesabını sormak adına gayret etmektedir.

Mısır, Arabistan, Kuveyt, Lübnan, Sudan, Etiyopya, Kongo, Tanganyika, Zambiya, Nijerya, Gana, Gine, Liberya ve Cezayir gibi atalarının zorla çıkarılıp yeni kıtaya taşındığı toprakları dolaşan biri olarak, dolaştığı tüm bu topraklarda kendisini evinde hissettiğini; ama doğduğu, büyüdüğü ve yaşamak zorunda bırakıldığı Amerika’yı hiçbir zaman evi olarak görmediğini ifade eder. Gana Üniversitesi’nde yaptığı konuşmanın bir yerinde “400 yıldır uzaklardaydım fakat kendi irademin, isteğimin dışında olarak. Bizim insanlarımız Amerika’ya Queen Mary ile PanAmerican ile Mayflower’ın tepesinde gitmediler. Zincirlerle, köle gemileriyle gittik. Biz Amerika göçmenleri değildik, biz kar etmek üzere kurulmuş bir sisteme gönderilen kargoyduk…” sözleriyle getirir dünyadaki konumunu. Mazlum olmanın, zulme uğramanın ötesine geçmiştir artık. Tabir caizse çatır çatır hesap sorma vakti geldiğinin bilincindedir.

Amerika, kısa tarihi boyunca işlediği hiçbir cürmün hesabını vermemiştir. Hesap sormaya yeltenenleri de sevmez. Nitekim Malcolm, Harlem’in renkli dünyasının yakışıklısı 1965 şubatında şehit edilir.

Kişileri biyografi kitaplarından, anlatılardan, değinilerden değil de kendi ifadelerinden, geride bıraktıkları eserlerinden öğrenmeyi sevenler için Buğra Özler çevirisiyle Ekim 2017’de Pınar Yayınları’ndan çıkan “Amerika’ya Meydan Okurken” MalcolmX’in 1960’tan 1965’e üniversitelerde, salonlarda, meydanlarda yaptığı konuşmaları içeriyor. Kayıtları bulunan konuşmaların hem tedvini, hem derli toplu bir şekilde okuyucuya sunulması, hem de bir başka dilde (belki Malcolm’a daha yakın bir dilde) kayıt altına alınması, doğrusu çok nezih bir çaba olmuş. Üstelik tercümenin yapıldığı dil üstüne yetkin bir kalemden husule gelmesi eseri alanında yegane kılmış.

Kaynak niteliğinde bir kitap olan Amerika’ya Meydan Okurken; Malcolm X tüm kitapçılardan, kitap sitelerinden, yayınevinden ulaşılabilecek konumda. Bunların ötesinde emperial heveslerde kaybolup hiçleşmekte olan insanımızın mutlak anlamda mücadeleyi, mücahedeyi, davayı ve insanın bu dünyada konumlanışını anlamak, anlamlandırmak adına edinmesi ve okuması gereken bir kitap olma niteliği taşıyor. Edinmeniz, okumanız, anlamanız temennisiyle…

- Milli Gazete, İshak Koç tarafından kaleme alındı
http://www.milligazete.com.tr/makale/1479181/ishak-koc/bir-ic-afrikadan-amerikaya-meydan-okurken