Büyükanneden toruna

Fatma Tuncer
Fatma Tuncer

Sevgili Yavrum, Dünyaya geldiğinde sana kucak dolusu tebessümler ve karanlığı delip geçen kandiller sunmak isterdim.

Alnında barış yazan bir bayrak uzatmak isterdim sana. Gözlerindeki umudun yeşermesi için umut dolu sözler sarf etmek isterdim Muhammed Durra’nın katledildiği duvar diplerinde yetişen beyaz lalelerden söz etmek isterdim. Cesedi kıyıya vuran Aylan’ın katillerinin sürgün edildiğini söylemek isterdim. Gözleri bağlanıp karanlık zindanlara götürülen Fevzi El-Jünidi’nin atık uçurtmalarını özgürce uçurduğundan bahsetmek isterdim.

Siyah derili çocukların sevgi ve umut şarkıları söyledikleri bir dünyadan bahsetmek isterdim. Sana güneşin kanatlarına tutunmuş uçurtmalar ve gecenin bağrında yeşermiş laleler sunmak isterdim. Ama bu şimdilik mümkün değil… Hakları ellerinden alınan masum insanların kurtuluş müjdelerini vermek isterdim sana. Ağlayan bebeklerin sustuğunu, sızlayan yüreklerin teskin edildiğini söylemek isterdim. Seni karşılarken avuçlarına bir tutum umut, hayallerine bir soluk huzur sunmak isterdim.

Sevgili yavrum, her şeyin yolunda olduğundan bahsetmek isterdim sana. Ama ne yazık ki, bütün bunlar şimdilik sadece göğüslerimizde taşıdığımız niyetlerimiz ve gönlümüzde yaşattığımız hayallerimizden ibaret. O yüzden seni karşılarken başımı önüme eğiyor ve utancımdan sessizliğe doğru yol alıyorum.

- Milli Gazete, Fatma Tuncer tarafından kaleme alındı
http://www.milligazete.com.tr/makale/1479176/fatma-tuncer/buyukanneden-toruna