Sen de Gittin, 2017!..

Burhan Bozgeyik
Burhan Bozgeyik

Sen de gittin, 2017! Tıpkı daha önce giden binlerce “karındaşların” gibi… “Küllü nefsin zâikâtü’l mevt” hakikatinin tescili olarak gittin. “Yâ Bâkî! Ente’l Bâkî” diyerek gittin…

Sahi, bir düşünsek, kimler gitmedi ki?.. 124 bin Peygamber gitti. Onlar beşer tarihinin en mümtaz, en seçkin, en değerli, en şerefli sîmalarıydı. AllahuAzimüşşân’ın emrine uyarak bütün beşeriyeti Cennet’e dâvet ettiler. Allah’ın hükümlerinin yeryüzüne hâkim olması için mücâdele verdiler ve izzetle, şerefle gittiler. O Peygamberlerin yolunu tâkip eden Mü’minler de yüz akıyla bu dünyadan gitti.

Kâinatı Yaratan, Rahmân ismiyle bütün mahlûkatın rızkını veren, Rab ismiyle, bütün mahlûkatı en mebde noktasından alıp son kemal noktasına kadar geliştiren ve bütün ihtiyaçlarını temin eden Rabbü’lÂlemîn’e başkaldıran Nemrutlar, Firavunlar, Neronlar da gitti… Beşer tarihine damga vurmuş olan yüzlerce devlet de gitti. Etiler, Sümerler, Hunlar, Roma, Bizans, Altınordu, Selçuklu, Osmanlı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve daha niceleri gitti…

Cenab-ı Hak, bu dünyayı yarattığı andan bugüne kaç bahar, kaç yaz, kaç kış gitti… O sırada Cenab-ı Hakk’ın “Muhyî” isminin tecellisiyle dünyaya gelen nice hayvan ve nebat gitti… Bundan sonra da kıyamete kadar gidişler devam edecek. Her nefis ölümü tadacak. İnsanlar, cinler, hayvanlar, bitkiler, mevsimler, devletler, Kur’an nizamının dışındaki beşerî sistemler gidecek… Kur’ân hakikatleri dersine çok iyi çalışan ulemânın bildirdiğine göre, pek yakında; Vehhâbilik, Şiîlik, Laiklik ve İsrail de gidecek. Sosyalistlik bir müddet daha devam edecek. Sonunda bütün dünya Kur’an’ı Mübîn’in hâkimiyeti altına girecek…

İnsanlara şaşıyorum. 2017 gitti, 2018 geldi diye “kutlama” yapıyorlar. Oysa insanları ve bütün mevcudatı ecel darağacına sürükleyen “zaman ipi” bir dolam daha boyunlarına geçmiş durumda. Ecel bir aslan gibi peşlerinden geliyor. Mezaristan bir ejderha gibi ağzını açmış bekliyor. İnsanlar da vur patlasın, çal oynasın eğleniyor. Oysa şimdi gülüp oynayanlar bir müddet sonra dünyadan gidecekler… Daha sonra da adları sanları silinip gidecek.

İnsanlar gidecek, hayvanlar gidecek, mevsimler gidecek de bu dünya dünyaya direk mi kalacak? Hayır, vakti, saati geldiğinde o da gidecek… Bu dünya, yani sadece bu yerküremiz değil, yıldızları, galaksileri, yedi kat seması, hatta Arş’ı Kürsüsü ile bütün mevcudat harap olacak. Dünyanın eceli demek olan kıyamet koptuğunda, şu dünyamızdan milyonlarca defa büyük yıldızlar bile toz zerresi haline gelecek.

Ezelde ilm-i İlâhîde var olan kâinatı vakti saati geldiğinde ilim dâiresinden kudret dâiresine çıkararak var eden Kadîr-i Küllî Şey olan AllahuAzimüşşân, Haşir Meydanını yarattıktan sonra, bütün mahlûkat o meydanda haşrolacak. İmtihanın görülmesinden sonra ayrışma olacak. Cennetlikler Cennete, Cehennemlikler Cehenneme gidecek. Ondan sonra ebedî hayat başlayacak. Yani asla ölümün olmadığı bir hayat. Ehl-i Cennet için; elemin, kederin olmadığı baştan sona muhteşem güzelliklerle dolu bir hayat… Ehl-i Cehennem için, dünya ateşinin bin misli hararete sahip ateşin ve zemheri soğuğunun, kaynar sulardan içeceğin, zakkumdan yiyeceğin olduğu ve daha bin bir türlü eza ve cefanın olduğu bir hayat…Ancak “deve iğne deliğinden geçtiği vakit kurtulabilecekleri” bir hayat…

Aklı olan, kabre bir adım daha yaklaştı diye vur patlasın, çal oynasın eğlenmez. Bilakis kabrin ötesi için hazırlık yapar. Başını iki elinin arasına alır, düşünür: Hani nerde daha önce bu dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insan?... Hani nerde anlı şanlı yüzlerce devlet?..

Bu dünyada bir tek gerçek var: Her nefis mutlaka, ama mutlaka ölümü tadacaktır. Bâkî olan yalnız AllahuTeâlâdır. O’nun esmasına âyine olan da bâki olacaktır. Yok olmak yoktur. Haşir günü, kâfirler, “Ya leytenîküntütürâben”, yani “keşke toprak olsaydık!” diyecekler, ama yağma yok. Öyle kolay kurtulamayacaklar. Beş sınıf hayvanın dışındaki bütün hayvanlar toprak olup Cennete gidecek, ama Allah’a başkaldıranlar ebediyen azap içerisinde kalacaklar. Böyle bir hakikat bizi beklerken, 2017 gitti diye sevinenlere şaşarım…

- Milli Gazete, Burhan Bozgeyik tarafından kaleme alındı
http://www.milligazete.com.tr/makale/1477957/burhan-bozgeyik/sen-de-gittin-2017