Kurban, İbrahimî ve İsmailî teslimiyettir

Abdulvahap Ekinci hocamızla kurbanı, teslimiyeti ve sadakati konuştuk

BÜYÜT

Nedim ODABAŞ

Teslimiyeti göz önünde tutarak bunu yapması gerekiyor. Bizim yaşadığımız çağda Müslümanların dünyanın her yerinde kanın oluk oluk aktığı dönemde, bu kanlar onların yerine geçsin diye bu ibadeti yapması gerekiyor. Bu şuurla bu anlayışla icra etmesi gerekir. Bu dönemde kurban kesilmesinin önemi dünden daha çok artmış. Çünkü sıkıntılar artmış, soysal hayat açısından daha da önemli bir hale ulaşmış.

Kurban, teslimiyet… Kurban, sadakat… Kurban ahde vefa… Aynı zamanda Hz. İbrahim (as)’ın bıçağı vuruşundaki teslimiyet, Hz. İsmail (as)’ın da bıçağa karşı duruşu. Rabbimiz, “O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes” buyuruyor. Kurban’ın nasıl anlamalıyız hocam?

Kurban Cenab-ı Allah’ın emrettiği bir ibadet. Bunun emrolunduğu gibi vazifesini yerine getirmesi açısından İslam ın vecibelerinden önemli bir vecibedir. Kurban, ubudiyet açısından yapılması gereken, icra edilmesi gereken bir ibadettir. Tek ibadet çerçevesi içinde Kurbanı düşündüğümüzde, tıpkı namaz gibi, oruç gibi, hac gibi yerine getirilmesi gereken bir vecibe. Ancak Cenab-ı Allah’ın emrettiği emirler ve mü’minlerin mükellef olduğu ibadetler hikmetsiz değildir. Bunların amaçları var, hikmetleri var, o amaç ve hikmetleri göz önünde bulundurarak ibadetlerin yerine getirilmesi gerekir. Müslüman şuurlu bir şekilde ibadeti yerine getirmesiyle o ibadetin dünyaya yansıyan, dünya açısından ondan alınacak olan ders ve ibretler çok daha fazla anlamlı olur. Şuurlu bir şekilde ibadetin yapılması lazım. Bizim en büyük problemlerimizden birisi, Müslümanlar çok amaçlı ibadetleri yapıyor. Ama bunları yaparken bilinçsiz yaptığı için o ibadetten gereken sonucu almıyor.

NAMAZ FUHŞİYATTAN KORUR

Buna örnek verir misiniz hocam?

İşte namaz onlardan birisi. Namaz elbette Cenab-ı Allah’ın bir emridir, namaz dinin direğidir, namazın bazı özellikleri var. Bunlardan birisi namaz kılındığında toplumda ahlaksızlığın, fuhşiyatın ortadan kalkmasıdır. Namaz kılan ve namaz kılınan toplumda Cenab-ı Hakk’ın yasakladığı, ferdi ictimai, tüm olumsuzlukların ortadan kalkmasıdır. Namazın özelliklerinden birisi de Cenab-ı Hakk’ın Kur’an-ı Kerim’de söylediği gibi, “Namaz insanları fuhşiyattan alıkoyuyor” gerçeğidir. Ancak bu önemli ibadeti yerine getirirken mü’minler, bunu bilinçli bir şekilde yerine getirmediği için, bakıyoruz, bir yanda namaz kılındığında bir yandan fahşa ve münkerler diz boyu, hayatın her alanını kuşatmış. Bunun için ben şunun altını çiziyorum, Allah’ın emirlerini Müslümanlar kayıtsız şartsız yerine getirmeli, bunu yerine getirirken bilinçli ve şuurlu şekilde yerine getirmeli.

Kurban ibadetinin hikmeti nedir hocam?

Kurban Allah’ın emridir… Sağına soluna bakmadan, elbette yerine getireceğiz. Neden ve sebebine bakmaksızın yapacak. Çünkü bizler dünyaya, Allah’a kulluk yapmak üzere gelmişiz. Allah’ın emirlerine kayıtsız şartsız uymamız lazım. Allah (c.c.) “Kurbanı kesin” diye emrediyor. Biz de onu yerine getireceğiz. Çünkü Cenab-ı Allah (c.c.) Peygamber Efendimize, “Seni hakem seçmedikçe, onlar gerçek manada mü’min değiller. Ama aynı zamanda verdiğin hükme de kayıtsız şartsız, katılmak şartıyla, koşuluyla”…. Yani teslimiyet… Cenab-ı Allah , Resulullah (sav)’e vahiy altında verdiği emirlere teslim olmamız, içtenlikle bunu yapmamız gerekiyor. Bir emir var, onu yerine getirirsiniz, içinde bir teslimiyet, sadakat yoksa, aslında o emri yerine getirmenin bir manası olmaz. Hz. İbrahim (as), bu kurban olayıyla ilgili kendisinin rüyasında Hz. İsmail’i, kesmekle mükellef olduğunu görürken, herhangi bir tereddüde kapılmadan bunu fiili olarak, Allah’ın emri olarak onu yerine getirmeye çalışmış, yerine getirmiş. Bu kıssa Kur’an-ı Kerim’de mü’minler ibret alsınlar diye anlatılıyor. Hz. İsmail’in (as) boynuna bıçağı vuruşu, Cenab.-ı Allah o anda Cebrail’i göndererek, bir koçu kendisine takdim edip, Kurban için onu kesmesini emretmesi, bunda Hz. İbrahim (as) Allah’a olan teslimiyetin bir örneğidir. Kurban da Allah (c.c.) diğer kullara örnek göstererek, “Siz de teslim olun” demektedir. Evladını kesmek ne demek? Bu çok önemli bir olaydır. Bir insanın bir insanı kesmesi bile düşünülmezken, kendi öz evladını, canının bir parçası , hatta babalık duygusu, evladını kendi nefsine tercih ettirecek bir duygu olmasına rağmen. Bazı insanlar “Ben olmasaydım, evladım olsaydı” diyor. Hz. İbrahim (as) baba sıfatıyla da büyük bir şefkate, evladını kendisine, tercih edebilecek bir duyguya sahip olmasına rağmen. Bunun için buna çok dikkat etmemiz lazım.

KURBAN AYNI ZAMANDA SADAKATTIR

Kurban’ın sosyal buyutu nedir? Toplumsal olarak ne dersler çıkarmalıyız?

Kurban Allah’a teslimiyetin bir simgesi olduğu gibi, aynı zamanda sosyal hayat açısından da kurbanın çok farklı faydaları ve hikmetleri vardır. Kurban kesilmesinin hac mevsimi, tavaf dönemi, mü’minlerin genel kongresi gibi, hacda bir araya geldikleri belirli ve sınırlı günlerde haiz olmak üzere bu ibadetin yerine getirilmesinin toplum açısından ç k iyi bir şekilde anlaşılması ve düşünülmesi gerekiyor. Hem insanların bir ihtiyacını karşılama, sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından atılan bir adım ve ibadet.

Sizin de sorduğunuz gibi Kurban aynı zamanda sadakattır. Sadakat söz ile ispatlanmas ı değil, icraatla ispatlanmas ı gereken bir olaydır. Kurban’da Cenab-ı Hakkın tam İsmail boğazlanırken kurban göndermesi de teslimiyetin neticelerinin ne olduğunu ortaya koyuyor. Sen teslimiyet içindeysen, o teslimiyetin sana dünyada faydası var. İşte sana özgürlük. Bu teslimiyetten Cenab-ı Allah, babayı da oğlu da kurtardı.

AKITIĞIMIZ KANLAR OLUK OLUK AKAN ÜMMETİN KANININ YERİNE GEÇSİN

Hocam, İslam dünyası yeis ve hüsran içinde. Sıkıntılarla boğuşuyor, bu bağlamda kurbanın bizim için ne gibi bir önemi var?

Biz hakikaten çok farklı bir süreçten geçiyoruz. Ümmet olarak çok sıkıntılar yaşı yo ruz. Ve bu sıkıntıların elbette ç ok farklı sebepleri var. Sosyal sebepler var, siyasal sebepler var. Ama ibadet açısındaın ve Kurban gibi önemli ibadeti göz önünde bulundurarak söylüyorum. Bizim bu ibadetleri şuursuzca yapışımızdan kaynaklanıyor. Eğer hacca gidenler milyonlarca h acı, bunu şuurlu şekilde yapmış olsalardı, kestikleri kurbanı et yemekte değil de, iyi niyet ve teslimiyet duygusunu yaşayarak yapmış olsalardı, milyonlarca hacı bir araya geldiklerinde İslam dünyasının sıkıntılarına çare ararlardı.. Müslüman kestiği etin nasıl yenileceğinin hesabını yapmamalı. Elbette bunu yapacağız ama, fakir fukaraya verilecek, kurban sahibi ondan istifade edecek, sosysal dayanışma için adımlar atılacak. Ama esasen kurbanı keserken, hazırlarken o Müslüman “İşte Allah’a çok şükür, Cenab-ı Hak, hayvanın kesilmesini, insanın kesilmesine bedel kılmıştır” diye düşünecek. Böylece insanlığın kurtuluşu için, İsmail bir simgedir, vakadır, gerçektir. Bu duyguyla bunu yapması gerekiyor, muhtaç olan insanlara bir an önce ulaştırayım duygusuyla onu yapması gerekiyor. Teslimiyeti göz önünde tutarak bunu yapması gerekiyor. Bizim yaşadığımız çağda Müslümanların dünyanın her yerinde kanın oluk oluk aktığı dönemde, bu kanlar onların yerine geçsin diye bu ibadeti yapması gerekiyor. Bu şuurla bu anlayışla icra etmesi gerekir. Bu dönemde kurban kesilmesinin önemi dünden daha çok artmış. Çünkü sıkıntılar artmış, soysal hayat açısından daha da önemli bir hale ulaşmış. Bir zor sürecin içine girdiğini görüyoruz. Müminlerin yaşadığı sıkıntıların da bu safhaya ulaştğın ı görüyoruz. Bu şuurla Müslümanlar kurbanlarını kesmeleri lazım. Hz. İsmail (as) gibi Allah’a teslim olduklarını, nasıl olmaları gereğini hatırlamamaları lazım.

31 Ağustos 2017 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR