Hayati Yazıcı: Toplumu dindarlaştırma projemiz yok

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Habertürk gazetesine verdiği röportajda dikkat çeken açıklamalar yaptı. Yazıcı, "AK Parti’nin daha dindar bir toplum yaratma hedefi var mıydı?" sorusuna şu cevabı verdi: "Parti olarak böyle bir hedefimiz ya da planımız yok."

16 Nisan referandumunda İstanbul, Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerde “Hayır” oyu çıktı. Önümüzde yerel seçimler var, bu durum sizi kaygılandırıyor mu?
Referandumu yerel seçimle kıyaslamak doğru değil. 16 Nisan’da gerek İstanbul, gerekse Ankara’da çıkan “Evet” oyları ile 1 Kasım’da AK Parti’ye verilen oylar arasında çok cüzi bir fark var. Elbette bu seçimde MHP de olduğu için daha yüksek olması bekleniyordu ama halk böyle takdir etti.

2019 seçimlerinde Abdullah Gül’ün de aday olma ihtimali gündeme geliyor. Siz böyle bir ihtimal görüyor musunuz? Temasınız var mı?
Ara sıra görüşürüz, bayramlarda bayramlaşırız. Abdullah Bey’in bu partinin kuruluşunda çok büyük emeği var. Dışişleri Bakanlığı yapmış, Başbakanlık yapmış, bu partinin gösterdiği aday olarak Cumhurbaşkanlığı yapmış. Partiye rağmen öyle bir işe gireceği kanısında değilim.

Meral Akşener yeni parti kurma hazırlığında. Tabanınızdan oy koparma ihtimali var mı?
Türkiye’de 50-60 dolayında irili-ufaklı siyasi parti var ama biz herkesi kuşatıyoruz. Alan boşluğu bırakmadık ki, Meral Akşener nereye sığacak, nereye konuşlanacak bilmiyorum! (Gülüyor)

"TOPLUMU DİNDARLAŞTIRMA PLANIMIZ YOK"

AK Parti ilk çıktığında İslamcı bir parti olduğu söyleniyordu. İtiraz etseniz de aslında bu tartışma hiç bitmedi. Bugün tekrar soralım, AK Parti İslamcı bir parti mi? Siz İslamcı mısınız?
Kuruluş evresinde Türkiye’nin siyasi hayatını irdeleyen bir partiyiz. Çok partili demokratik hayatımızda farklı ideolojik yapıda pek çok parti vardır. Biz o süreçleri de irdelemişiz, o süreçlerden ders almışız. Birey-devlet-siyaset ilişkilerinde düşünce ve inanç alanı ile ilgili devletin müdahale edebileceği alanlar var mı yok mu; bunlar tüzüğümüzün 4. maddesinde 15 madde halinde sıralanmıştır. Bunları tartışmışız...

İslamcılık kötü bir şey mi peki?
Bu kavramlardan, ‘-cılık’ ekinden sanki onun ticaretini, satışını yapar gibi bir şey anlıyorum. Biz böyle değiliz. İslam dinine inanan insanlar olarak bireysel anlamda yükümlülüklerimizi yerine getirmeye çalışan, bu konuda hassasiyet gösteren insanlarız. Bu yaklaşımımızın, bu toplumda yaşayan insanların aynı hayat standardı içerisinde olmasını isteyen ve bekleyen bir tutumda olma hakkını bize vermediğini de bilen insanlarız. Siyasetimizin, icraatımızın merkezinde insan var. “Müslüman, ateist, gayrimüslim insan” demiyoruz. Yalın halde insan; mezhebine etnik kökenine de vurgu yapmıyoruz. İnsanı göreceksin, olduğu gibi gözeteceksin.

Peki, AK Parti’nin daha dindar bir toplum yaratma hedefi var mıydı?
Parti olarak böyle bir hedefimiz ya da planımız yok. Bu da tüzüğümüzün 4. maddesinin 8. fıkrasında çok net bir şekilde yazar. Birey-din-devlet, din-siyasi parti ilişkilerinde ne partinin ne de devletin müdahalesi söz konusudur.

Peki, bazı isimlere vefasızlık yapıldı mı?
Bilerek vefasızlık yapıldığı kanısında değilim. Liderimiz çok birikimli, deneyimli, çok da katılımcıdır. Bugün dışarıdan ona atfedilen algının ötesinde istişareye önem verir. Görüşür, ortak aklı buluruz. Dolayısıyla arkadaşlarımıza vefasızlık yapıldığını söylemek mümkün değil. Ayrıca bu işler tek taraflı da olmaz. Bir yerde gevşeme varsa mutlaka onun öznesinde, yükleminde, nesnesinde sorun aramak lazım. (Habertürk/Kübra Par)

14 Ağustos 2017 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

Anket İİT'nin Filistin'in başkentini Doğu Kudüs olarak kabul etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

YÜKLENİYOR