Abdülkadir Özkan

Abdülkadir Özkan

17.07.2017 abdulkadirozkan@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Piyonları halk ezdi, sıra kullananlara geldi

Sadece FETÖ’nün değil, bölgemizde faaliyet gösteren tüm terör örgütlerinin arkasında ABD, AB ve Siyonistlerin olduğunu görmeyen ve bilmeyen kalmadı. Böyle olunca piyonların belinin kırılması, halk tarafından hesabının sorulmuş olması yetmiyor. Onların ortaya çıkması ve varlıklarını koruması için destek verenlerin ellerinin kırılması gerekiyor. Bu görev ise öncelikli olarak iktidar mensuplarına ve tüm siyasilere düşüyor. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sırasında halkımızın gösterildiği tepki, terör örgütünün suratında bir Osmanlı tokadı gibi patlamıştır ki bir daha kolay kolay ayağa kalkması zordur. Ancak, bölgemizdeki tüm terör örgütlerinin sahneden tamamen sökülüp atılması yolu, artık açıkça görüldüğü bunları kullananlarla bağlarının kesilmesine, bir başka ifadeyle terör örgütlerine destek verenlerden hesap sorulmasına bağlıdır. Diyebiliriz ki, özellikle FETÖ konusunda halkımız gerekeni yapmış, ilk hamlelerini başarısız kılmıştır. Kısacası, insanımız bileğinin bükülemeyeceğini göstermiştir. Sırada bunları kullananlardan yani ABD ve AB ülkelerinden hesap sorulması, bir başka ifadeyle piyonların suratında patlatılan Osmanlı tokadının ağa babalarının ensesinde patlatılması vardır.
 
Bunun için öncelikli olarak içeride kenetlenmek, safları sıklaştırmak gerekiyor. Ancak, safları sıklaştırmaktan toplumun tek ses oluşturması anlaşılmamalıdır. Böyle bir yaklaşım safların sıklaştırılmasının önündeki en önemli engeldir. Ülkemiz bir dış tehditle karşı karşıyadır ve bu tehdidin boyutu her geçen gün daha da büyümektedir. Artık açıkça görüyor ve biliyoruz ki, Irak ve Suriye’de yaşananların ardından ulaştıkları sonuca ülkemizde de ulaşmak istemektedirler. Böyle olunca bu düşmanlara karşı ülkenin korunması hususunda tek yumruk olmamız gerekiyor. Bunun için atılacak en önemli adım safların sıklaştırılmasıdır. Ama, bir yanda safların sıklaştırılması çağrısı yapılırken öbür yandan sıklaşan saflarda benim gibi düşünmeyenlere yer yok anlayışının gündeme getirilmesi sömürgeci güçlerin işine yarayacaktır. Ülkemizde uzun yıllardan beri yaşadığımız sıkıntıların temelini farklılıklara tahammülsüzlük oluşturmaktadır. Farklılıklara rağmen özellikle dış tehdit karşısında omuz omuza olabilmeyi başarmak durumundayız. Herkes kendi düşüncesini ve inancını rahatlıkla söyleyebilmeli ama ille de benim gibi düşünecek, benim gibi inanacaksınız anlayışının terk edilmesi gerekiyor. Özgürlük deyince sadece kendimiz gibi düşünen ve inananlar aklımıza geliyorsa, gerçekte düşünce ve inanç özgürlüğü istemiyoruz demektir.
 
Hemen belirteyim ki, artık toplumun her kesimi görüyor ki, adı ne olursa olsun ülkemizde ve bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerinin koruyucusu Haçlı-Siyonist ittifakıdır. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve arkasından Batı olarak nitelendirdiğimiz ABD-AB ülkelerinin FETÖ elamanlarına karşı sergilediği tavır, onlara kucak açmaları, ülkemizin tüm ısrarına ve çuvallarla belge göndermesine rağmen terör örgütü başı ve elemanlarını ülkelerinde hâlâ koruyor olmaları gösteriyor ki, söz konusu maşaları kullananların derdi belge falan değildir. Yani, hukuksuzluk yapma endişesi hiç değildir. Maksatları koruyup kollayarak bugünlere getirdikleri terör örgütü elemanlarını ileride bir daha piyasaya sürmektir. Kısacası, bölgemiz ve ülkemiz üzerinde bir takım hesapları ve planları olanlar bundan sonra da boş duracak değiller. Bunun için biz tek yumruk oluşturabilir ve güçlü olursak yeniden harekete geçmelerini engelleyebiliriz.
 
Bir takım siyasi hesaplarla bazı farklılıklara tahammülün gereğine dikkat çekmek yerine uzun yıllardan beri farklılıkları sürekli olarak gündeme getirmek toplumda bir takım sosyal çatlaklar oluşturmaya zemin hazırlamak anlamına gelir ki, bu yaklaşım sahiplerini zaman içinde mahcup edecektir. Ayrıca onlara siyasi bir kâr da sağlamayacaktır. Çünkü hangi düşünce ve inançta olunursa olunsun insanımız artık çatışma istememektedir. Buna rağmen çatışmadan çıkar umanlar var ise bilsinler ki, bu millet onlara da geçit vermez. Bunun için gelin özellikle dış tehditler karşısında tek yumruk olduğumuzu samimi olarak dosta düşmana gösterelim.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI