Ali Haydar Haksal

Ali Haydar Haksal

19.06.2017 alihaydarhaksal@milligazete.com.tr @ RSS

Sesli Köşe Yazısı


Müslümanların Geleceğini Karartan Müslümanlar

Yolun sonunda değiliz, başlangıcındayız. Bizim için hiçbir zaman yol bitmez. Biz yolculuğa niyetliyse önümüze çıkan türlü engelleri aşma azmi, iradesi ve gücü yolculukta kendini belli eder. Belli eder, yolcu halis bir niyetle ise.
Müslümanların yol bilinci yitince şaşkınlığa büründü. Yol istikametini ve iradesini yitirdi. Bu, kendisinden kaynaklanan bir durum. Sözü ve yolu dolandırmanın bir anlamı yok. Doğrudan, keskin ve kararlı bir yolculuk insanı belli bir yere götürür.
 
Dava ve inanç bilincini yitirenler kendilerini boşluğa terk ederler. Boşlukta güçlü olan savurur. Zayıf ve güçsüz olanlar ise savrulup dururlar. Müslümanlara yönetenler bilinç dışı bir hayat tercihinde. Varlık bilinçleri kendilerini ayakta tutanlara, ya da korkuyu ruhlarına sindirenlere bağlı. Çünkü korku, çıkar onları kişiliksizleştirir. Varlık nedenleri salt kendileri. Kendileri için var olan her şey geçerli.
 
Emperyalizm öcüsü korkulu rüyaları, karabasanları. Yollarını kesen, onlara korkuyu sindiren, varlık nedenleri salt kendileri olan bir bakış bir hayat algısı. Kendilerine ihdas edilmiş olan tanrıcıkların korkusu iyice sinmiş oluyor. Putları putların içinde. Birini aşmaya yeltenseler bir başkası yollarını kesiyor ne yazık ki.
 
Ölümlerden ölüm beğen paranoyasıyla yaşayagidiyorlar. Asla kendilerini aşamıyorlar. Müslümanları yönetenler böyle olunca yönetilenler de onlara uyuyorlar, uyum sağlıyorlar. Bir toplumun aydınları söz sahibi değillerse, karmaşa sürer. Düşünce alanları kapanır.
Siyasal panik yönetenlerin ayaklarını birbirine dolandırdı. Şaşkınlıkları sürüyor. Kararlı duramıyorlar. Bir eylemlerinin arkası gelmiyor. Çünkü yol niyetleri baştan beri çıkara, pragmatizme dayalı. Böyle olunca da dalgalar kendilerini sürüklüyor kayadan kayaya çarpıyor.
Basit oyunların oyuncuları oluyorlar.  Korku dolu zamanları bocalamalarına neden oluyor. Şu birkaç yıl içinde veya son zamanlarda yaşananlara bakınca sağlıklı bir düzlemde olunmadığı iyice belirginleşiyor. Bölgemizdeki bütün devletçikler ciddî bir savrulma içindedirler. İnançlarına, akidelerine ve geleceklerine ihanet ediyorlar. Geçici olacak ömürlerini biraz daha uzatmaktan başka bir şey yapmıyorlar.
 
Tekerlemeli bir hayat yolculuğu, dolambaçlı, çıkmaz sokakları olan bir çıkış. Ama nereye ama niçin? Hatta buna, körelme, yola çıkamayış ve niyetsizlik. Baş gösterge bu. Doymak bilmeye emperyalizm canavarıyla birliktelik nereye kadar? Kendilerini bir yere götürmeyeceği, sömürüleceği ve semirileceği belli iken. Doyurdukça tükendiğinin ve geleceğinin olmayacağı bilindiği hâlde.
 
Müslümanları temsil eden korkak, idealsiz, hedefsiz, inançsız kölelerin varlığı Müslümanlar için başlıca sorun. Geleceği bir adım atılmayacağı da kesin. Müslümanların dağınıklığı kendilerini yönetenlerde. Yönetenlere bağlı olan ve asla bir çıkış yolu aramayan aydınlarda. Genç enerjiyi yanlış yönlendirenlerde. Onları absürt hayallerin peşinde koşturanlarda.
 
Müslümanlar sadece kendi benlerini düşünemezler. Bütün insanlığın sorumluluğu üzerlerinde. Çünkü dünyayı kasıp kavuran bir ortamda sahih Müslümanlardan umut olabilecek başka hiç kimse yok. Zulme, kıyıma, insanlığı uçuruma itenlere göz yuman, onları engellemeyen kendi toplulukları. Hemen herkes bir savuruluşta. Hemen herkesi korku bürümüş.  Ayak bağı kendileri. Köleliğe razı oluşları.
 
Sahih ve erdemli olanlara itibar etmeyiş. Onlardan yüzlerini çeviriş. Müslümanlar kendilerine hayat örneği sunmuş olan ve sürekli yenilenmesini sağlayan bir inanç ve akide ile var olabilirler. Kur’an ve sünnet sürekli yol açıcı, ufuk açıcı. Gerisi boş.
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

TÜM YAZILARI