28 Şubat postmodern darbesinin en etkili kararlardan birisi, hiç şüphesiz kesintisiz eğitime geçişti. 1997 yılında Meclis'te çıkarılan bir yasayla, ilköğretimde eğitim süresi 5 yıldan 8 yıla çıkarıldı.
Böylece eğitim sisteminin içine dinamit konuldu.
Askeri vesayetin dayattığı proje, allanıp pullanıp kamuoyuna servis edildi. 'Laik ve çağdaş' eğitim modeli diye gerekçe uydurulunca da, baskı ve dayatma ortamında karşı çıkan da olmadı. Dik duranlar ise, görevden uzaklaştırıldı.
Projeden olumsuz etkilenen meslek liseleri bile sessiz kalırken, sadece orta kısımları kapatılan İmam Hatip camiasından sert muhalefet geldi. Ancak o da yeterli olmadı.
8 yıllık kesintisiz eğitimin hedefleri neydi?
Öncelikle borç ve faiz sarmalındaki bütçe açığını kapatmak için yeni kaynak gerekliydi. 8 yıl bahanesiyle, eğitime katkı payı çıkarıldı. Milletten trilyonlarca lira toplandı. Ama nereye, ne kadar harcandığını kimse bilmiyor. Taşımalı eğitime son verilecekti. Hâlâ eşek sırtında, kamyon kasasında okula giden çok. 30 kişilik sınıflar hedefleniyordu. Bugün sınıf başına düşen öğrenci sayısı Şanlıurfa'da 53, Diyarbakır ve Batman'da 44, Mardin'de ise 42'dir.
5. sınıfı bitiren bir öğrenci en az bir yabancı dil konuşacaktı. 'What is this?"den öte geçemedik maalesef. Öğretmensiz okul kalmayacaktı. Sadece doğu illerinde değil İstanbul ve Ankara'da bile birçok okulda dersler hâlâ boş geçiyor. 300 bin öğretmen adayı atama beklerken, 150 bin öğretmen açığı var. Nasıl bir eğitim planlamasıysa?
İkili öğretime son verilecekti. Ama nerde? Çoğu okulda sabahçı-akşamcı uygulaması sürüyor. Son sınıfta, mesleğe yönlendirme yapılacaktı. Birçok okulda rehber öğretmeni bile yok. Neticede 15 yıl sonra, gelinen nokta tam bir fiyaskodur.
Aslına bakarsanız tam 12'den vuran bir hedef oldu. O da, İmam Hatiplerin önünün kesilmesi.
Bu okullarda, 1996'da 511 bin 502 öğrenci vardı. Orta kısımları kapatılıp, katsayı engeli de çıkarılanca, bu sayı 2002'de 65 bine kadar düştü. Neredeyse 8 katlık bir düşüş.
Milletin binalarını bile kendisinin yaptığı bu okullar, maalesef bugün hâlâ belini doğrultabilmiş değil.
ABD'de derin lobilerde planlanıp, MGK'da dayatılan ve işbirlikçi siyasilere uygulattırılan bu proje ile maalesef koskoca bir nesil heba edildi.
***
Geçtiğimiz hafta zorunlu eğitimin 8 yıldan12 yıla çıkarılacağına ilişkin haberler basına yansıdı. Kanuni düzenleme üzerinde, AKP grubu çalışma yapıyormuş. Niye Milli Eğitim Bakanlığı yapmıyorsa anlayamadık doğrusu!
2010'da yapılan son Milli Eğitim Şûrası'nda, zorunlu eğitimin 1 4 4 4 şeklinde olması için tavsiye kararı alınmıştı. Buna göre, 1 yıl okul öncesi eğitim, 4 yıl temel eğitim, 4 yıl yönlendirme ve ortaöğretime hazırlık eğitimi ve 4 yıl ortaöğretim olmak üzere zorunlu eğitim 13 yıl olacak.
Böylece, artık lise kısmı da zorunlu hale gelecek.
28 Şubat sürecinin kalıntıları temizleniyormuş. Doğrusu biraz geç kalınmadı mı diye sormadan edemiyoruz.
Tasarının önümüzdeki hafta Meclis'e sunulacağı bildiriliyordu. Fakat Bakan Dinçer, oldukça temkinli. Fiziki altyapının 12 yıllık zorunlu eğitim için yeterli olmadığını söyleyerek, "Ortaöğretimde de yüzde 100 okullaşma oranına ulaşmak için çok yoğun bir şekilde fiziki altyapıya ihtiyacımız var" dedi. Yani 3 yılda yapılacakları 15 yılda yapamayan devlet, 12 yıllık zorunlu eğitime geçişte büyük bir eğitim kaosu ile karşı karşıya kalabilir.
O yüzden ince eleyip, sık dokumak lazım.
***
Çözüm ne?
Öncelikle deneme-yanılma ve yap-boz sistemine son vermek lazım.
Her alanda olduğu gibi materyalist zihniyetli batı felsefesi ve sınavlardaki başarıya odaklı eğitim sistemi ameliyat masasına yatırılmalı. Ders kitapları ve müfredat, milli ve manevi değerlere göre yeniden düzenlenmeli.
Bugün eğitim gören bir gencin tek hedefi; iyi bir kariyer-yüksek maaş-prestijli meslektir. Dolayısıyla ortaöğretimden sonra üniversiteye geçiş sınavında duvara toslayan bir genç, büyük bir boşluğa sürüklenmektedir.
Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarsa ne değişecek? Bu tabloya bakıldığında, sadece sorunların katlanmasından başka ne olabilir? Ülkesini gerçekten sevenler, eğitimin şekli ve süresi değil niteliği ve içeriği önemli diye yıllardır uyarıyor. Ama dinleyen yok.
O yüzden zorunlu eğitimin12 yıla çıkarılması yerine mevcut 8 yıllık eğitimin 5 3 şeklinde kesintili hale dönüştürülmesi en mantıklı olanı.
Hâsılı kelam.
"Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin." Huang-Ce


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



