milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Zengin ve Yoksul'dan Muhteşem Yüzyıl'a

21 OCAK 2011
CUM 03:05

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

1980'li yıllar Türk toplumunun dizilerle tanıştığı yıllardı. Bonanza, Dallas, Baretta, Küçük Ev, Beyaz Gölge, Zengin ve Yoksul bu diziler arasında en çok beğenilenlerdi. Tek kanallı TRT'li yıllarda diziler Türk toplumunun vazgeçilmezleri arasındaydı hatta tek eğlencesiydi. Geçen yıllara rağmen diziler Türk toplumu için hâlâ en önemli eğlence aracı. Bugün için değişen tek şey o yıllarda yabancı diziler türkçe dublajla yayınlanırdı, bugün artık yabancı dizilerin yerini yerli diziler aldı.

O yıllarda yayımlanan diziler içinde hakkında sayısız spekülasyon üretilen yapımlardan biri de Zengin ve Yoksul'du. Dizide senatör olan zengin bir ağabey Rudy (Peter Strauss) ile yoksul erkek kardeşi Tom'un  (Nicko Nolte) başından geçen olaylar anlatılıyordu. Dizinin kötü karakteri 'Falconetti'yi de William Smith canlandırıyordu.

80'ler Anadolu'dan büyükşehirlere başlayan göçün hızlandığı yıllardı. O yıllarda üç aşağı beş yukarı toplumun geniş kesimlerinin yaşam standardı birbirine yakındı. Örneğin o yıllarda arabası olan parmakla gösterilirdi, şimdi arabası olmayanlar parmakla gösteriliyor. Buna rağmen yoksul yığınlar çoğalıyor. İki buçuk yaşındaki bir bebek besin yetersizliğinden dolayı yani açlıktan ölebiliyor.

Zengin ve Yoksul dizisi emin olun son yıllarda Türkiye'de en fazla reyting alan dizlerden daha çok izleyiciyi ekran karşısına çeken bir yapımdı. Bunun en önemli sebebi de Irwin Shaw'dı. Zengin ve Yoksul dizisi Irwin Shaw'ın yazdığı aynı adlı romandan esinlenen bir yapımdı. Zaten dizinin senaristi de Irwin Shaw'ın kendisiydi. Irwin Shaw, romanda olduğu gibi 'Zengin ve Yoksul' dizisinde de birbirine zıt iki kavram üzerinden sorgulama alanları açıyordu. Anlattıklarının o yılların toplumunda bir karşılığı vardı. Çünkü o yıllarda Türk toplumu bugünkü kadar apolitik değildi. Bu durum birilerini rahatsız etmiş olacak ki 1980'lerden sonra toplum bilinçli olarak uyuşturulmaya başlandı. En aşağıdan en yukarıya kadar sorgulamayan, araştırmayan, üretmeyen, düşünmeyen, üşengeç bir toplum hedeflendi. Hedefe de ulaşıldı.

Max Horkheimer'ın 'Akıl Tutulması' tespiti burada tam yerine oturuyor. Toplum olarak yaşadığımız akıl tutulmasından başka bir şey değil. Bu akıl tutulması hayatın her alanında kendini gösteriyor. Örneğin artık toplum, insanın izzet ve şerefini ayaklar altına alan, çarpık ilişkilerin yaşandığı, lüks ve israfın tavan yaptığı dizilere ilgi duyuyor. Kadın bedeninin sömürü aracı olarak kullanıldığı dizilerin çirkin sahneleri internet ortamında milyonlarca kişi tarafından paylaşılarak, esprilere konu ediliyor. Düşünme ve muhakeme yeteneğini kaybeden  toplum şekilsizleşiyor.

Toplumun bu çarpık beğenisi yapımcıların dikkatinden kaçmadı elbette. Maddi kazanç sağlamak amacıyla çekilen diziler, reyting uğruna birbirlerinin yaptıkları kirli işleri taklit eder hale geldiler.

Muhteşem Yüzyıl dizisi de toplumun değer yargılarının diz çöktüğü bir dönemde daha fazla ilgi çekmek adına, benzer bir yönteme başvurarak, baltayı taşa vurdu. Burada suçlu Muhteşem Yüzyıl dizisinin senaristlerinden çok, yukarıda bahsettiğim 'çirkinliklere' prim veren kitlelerdir. Bir fıkrayla anlatalım. Temel gece uyurken bıyıklarının üzerinden fare geçer. Bunun üzerine Temel hemen bıyıklarını keser. Hanımı bıyıklarını neden kestin, yıkasaydın ya diyerek Temel'e çıkışır. Temel cevap verir. "Hanım hanım, ben bu bıyıkları kesmeseydim bu bıyıklar yol olurdu, yol!" İnsani değerleri alaşağı eden yapımlar ekranlardan zehir saçarken nerelerdeydik acaba. Televizyon karşısında olduğumuz kesin.

Sadece 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi değil üzerinde durulması gereken, bir diğer olguda Kurtlar Vadisi dizisi. Bu dizi hakkında ne yazsak emin olun eksik kalır. Bu dizinin sosyal yapıya olan etkisi de iyi irdelenmeli. Dizi idealist bir istihbaratçının hayatı üzerinden şekillenerek, devlet içindeki devleti anlatıyor. Ama ne yazık ki dizinin toplumdaki karşılığı şiddet. Kurtlar Vadisi denilince ilk akla gelen şey ise MAFYA.*

Diziyi seyredenler ne yazık ki kanun koruyucu olmak yerine kanun yıkıcı olmayı yeğliyor. Oysa dizinin başrol karakteri devlet için çalışıyor. O zaman soralım, acaba kaç kişi bu diziyi rol model alıp, MİT'e Emniyet'e, TSK'ya girmeye karar verdi.

Yıllar önce bir arkadaşım 'Subay ve Centilmen' filmini izledikten sonra 'İnsanın Amerikan ordusunda asker olası geliyor' demişti. Haklıydı. Bizde ise durum tam tersi. ..Ortada kuyu var yandan geç.

Mafya bizim kültürümüze ait olmayan bir olgu. Bizim kültürümüzde kabadayılık vardır. Kabadayılar fakiri fukarayı korur, ihtiyaç sahiplerini gözetir. Kimsenin ırzına namusuna göz dikmez. Mafya ise bambaşka bir organize yapıdır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 21.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: muhteşem yüzyıl, dizi, televizyon, osmanlı, ahlak, trabzon, eğitim bir sen, rtük, saadet partisi, agd, antalya, istanbul, türk eğitim sen,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Gökçen Göksal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Darbeler ve Edebiyatçılar
    2. Kendinize bu soruyu hiç sordunuz mu?
    3. 'İnsanlara değil hayvanlara söylüyorum'
    4. Bir Necip Fazıl anmasının ardından
    5. Bir medeniyeti yok saymak
    6. Mustafa Sabri Efendi ve Halil Cibran
    7. İnsanlığın geleceği ve felsefe
    8. Sınıfının insanı olmak
    9. Teknolojiye tapınma ve Japonya
    10. Azim, mücadele ve kararlılık: Erbakan
    1. Mevlana ve Yunus Emre’ye dair
    2. Türk edebiyatında kadın yazarlar
    3. Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’i
    4. Sümerliler icat etti; grafoloji yorumluyor…
    5. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e
    6. Gelecek 100 yıl içinde neler olacak?
    7. Tual’deki İstanbul; Fausto Zonaro
    8. Kör, sağır ve dilsiz yaşamanın bedeli
    9. Türk resim sanatı üzerine sesli düşünceler
    10. Monolog kültürü ve Tektipleşen ruh halleri
    1. Düş ve ceza
    2. Siyasetin dili edebiyata uğrarsa
    3. Nahr el Bared’i hatırlıyor musunuz?
    4. Mutlu olmak mı istiyorsunuz ?
    5. Erkan-ı Harbiye ve Edebiyat
    6. Mehmet Bekaroğlu ile baş başa
    7. Gelecek 100 yıl içinde neler olacak?
    8. Obama bu kitabı okursa?
    9. Halüsinasyonlar, uyuşturucular ve Robinson
    10. Berlin out Berlin?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Şiirin kalesinde Türk şiiri
    2. Hece dergisinde Kalmak
    3. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    4. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    5. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    6. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    7. Van Kalesi surları restore ediliyor
    8. Tekkeler niye kapatıldı?
    9. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    10. Zile Kalesi restore ediliyor
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek