milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yürüyüşüm değişti

08 ŞUBAT 2009
PAZ 04:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Duramıyordum yerimde, heyecanım had safhadaydı. Eğer kalp, tansiyon veya benzer bir rahatsızlığım olsaydı, hiç kuşkusuz masa başında kalırdım. Televizyon başında heyecandan ne yapacağımı şaşırmıştım. "İşte bu", "İşte olması gereken, yapılması gereken bu!" diyordum. Sabaha kadar gözlerim uyku tutmadı, vücudum yorgun düşmüştü fakat zihnim dipdiriydi. Son zamanlarda bu kadar heyecanlandığımı, bu kadar dik durmanın şevkini yaşadığımı hatırlamıyorum.

Fakat böylesine önemli bir olaydan sonra makul ve mantıklı bir açıklama alırız düşüncesiyle kendilerine mikrofon uzatılan "monşerler", Bitti Türkiye, Türkiye artık bir Ortadoğu ülkesi oldu, Hamas'ın kuyruğuna takıldı" nakaratlı laflarıyla, ağzımızın tadını kaçırmaya çalışmışlarsa da aklı başında, sağduyulu yorumcularla heyecanım kesintiye uğramaktan kurtuldu.

Bu zamana kadar bu ülke bunlardan neler çekti, neler... Türkiye'yi esas batıran, koskoca ülkenin iki yakasının bir araya gelmesine engel olan, onların bu pısırık ve korkak tavırlarıydı.

Türk milleti temsilcisi vasıtasıyla "Ben de varım" diyordu. "Beni görmeden, beni dinlemeden hareket edemezsiniz" diyordu. "Dünya devleti" olmanın haklı bir haykırışıydı.

Ertesi gün üç defa İsrail'e giden ve çeşitli incelemelerde bulunan bir arkadaşım, "Akşamki hadiseden sonra kendime geldim, yürüyüşüm değişti" diyordu.

2009 yılının Ocak ayının 29'u Perşembe günü akşamında İsviçre'nin karlarla kaplı ısının sıfırın altında olduğu Davos kasabasında tarihe not düşüldü. Zulmü alkışlamamanın, zalimi sevmemenin notuydu bu... Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimsesi"  olarak buruk, kırık gönüllerin ısındığı; ölgün, yılgın ruhların dirilmesine vesile olduğu bir geceydi.

Olağan bir günün akşamıydı... Birçok kimse gibi işten eve gelip yemek masasına oturmuştum, karşımda da televizyon açık, haberlere bakıyorum. Davos'tan canlı yayın yapılıyor, karşımda dört tane lider (Erdoğan, Banki Moon, Amr Musa ve Şimon Peres) var ve can alıcı bir konuyu tartışıyorlar. Filistin meselesi ve Gazze. İlk üç konuşmacı söylemek istediklerini belli bir üslûp içerisinde ortaya koydular ve doğal olarak İsrail'in yaptıklarını haksız buldular.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e söz verildiğinde, daha bir dikkat kesildim, yaptıkları bu zulme rağmen ne söyleyecek diye... Oysa Şimon Peres yumdu gözünü açtı ağzını. Dünyanın gözünün içine baka baka yalanlarını sıralamaya başladı. İnsanın kanı donuyordu söyledikleri karşısında... Sanki Filistinli bir liderdi konuşan... Sanki öldüren değil ölenlerin temsilcisiydi, zalim değil mazlumdu.

Pişkinlik, aymazlık olur da ancak bu kadar olurdu. Baskın çıkmak için hem yüksek sesle konuşup hem de olabildiğince mağdur rolü oynayarak 25 dakika dünya ile alay etti. İsrail'in yaptığı zulmü saatlerce anlatsanız Peres'in anlattığı kadar net anlatamazsınız. Bu bir ibrettir almasını bilenlere...

Böyle bir konuşma karşısında sessiz kalınamazdı. Sessiz kalmak bütün söylenilenleri kabul etmek olurdu. Ayrıca konuşmasında Türkiye başbakanına hem suçlayıcı hem de "Sen de kim oluyorsun" edasıyla oldukça üst perdeden hitap etmişti. Yenilir yutulur bir şey değildi.

Bırakınız direkt muhatap olmayı dinleyenleri bile çıldırtan bir konuşmaydı. Bu söylenenlere, toplantıyı yöneten kişinin küstahlığı da eklenince Erdoğan "haklı" tepkisini gösterdi. "One minute"le başlayan kısa ve özlü birkaç cümlesi ve ardından protesto ederek toplantıyı terketmesi söylenecek bütün sözlerin, savunmaların fevkindeydi. Orada söylenecek hiçbir söz bu kadar etkili olamazdı.

Erdoğan iletişimin, söz hatta sözden de etkili olan "beden dili"ni en güzel bir şekilde kullandı. Bu zamana kadar "lâ yüs'el" kabul edilen İsrail'e ve İsrail'in liderine "Siz insan öldürmeyi çok iyi biliyorsunuz" diyordu. Siz katilsiniz anlamına gelen bu sözle, Peres'in lafları "aynı oranda" karşılık buluyordu.

Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak bu çıkışla sessiz ve kimsesiz "dünya insanı"nın duygularına ve düşüncelerine tercüman oluyordu. Zulmü alkışlayanları da resmen ve alenen kınıyordu.

Türk milletinin mâşerî vicdanındaki "Kim demiş uysal koyunum, kesilir fakat çekmeye gelmez boynum" ifadesi eyleme dönüşmüştü.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.02.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: heyecan, erdoğan, davos,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • acaba!

    Sizleri anlamakta bazen çok zorlanıyorum.Yıllardır zalimlerle beraber omuz omuza olmuş bir zihniyetin temsilcisine Davos ta spontane gelişen bir tepkisellikten yürüyüşünüz değiştiyse Milli Görüş felsefesi için çok şey bitmiş demektir.

    cavusahmet | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 08 Şubat 2009 12:20

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek