Merhum Mehmed Âkif’in, içerisinde çokça “tükürün!” hitabı geçen meşhur bir şiiri var. Âkif’in yaşadığı atmosferle günümüz hemen hemen aynı. O zaman da “kimi hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ” dediği küffâr dört bir koldan Müslümanların üzerine hücum etmişti, bugün de hücum ediyor... O zaman da duygusuz insanlar vardı, bugün de...
Dün biz güç durumdaydık. Düşman Anadolu’nun içlerine kadar girmişti. Öylesine ki, Ege bölgesi, Güneydoğunun bazı kısımları ve İstanbul işgal altındaydı. Hatta düşman Ankara kapılarına dayanmıştı ve Meclis’in taşınması gündemdeydi. O günleri ne çabuk unuttuk.
Şimdi Gazze abluka altında. Oradaki Müslümanlar ekmeğe, suya, ilaca hasret yaşıyor. Ufacık bölgenin etrafı belki on kat İsrail çemberiyle kuşatılmış durumda. Turist olarak giden T.C. vatandaşları bile iç çamaşırlarına varıncaya kadar çırılçıplak soluyup aranıyor. Öyle ya, ya kazara bir ilaç götürülmüşse...
Gazze’de her gün ilaçsızlıktan, elektrik yokluğundan, doktor yokluğundan bebeler can veriyor. İşgalcilere şöyle kilometrelerce uzaktan yan bakan kurşunu yiyor.
Sözde Kudüs, müşterek şehir idi. Ancak işgalci İsrail sınırları öylesine daralttı ki, şimdi Mescid-i Aksa’ya bile özel izinle girilebiliyor. 45 yaşın altındakiler ise hiç alınmıyor.
Filistinlilerin yaşadığı bölgeler, insan boyunu beş kat aşan çelik gibi beton duvarla çevrelenmiş durumda. Duvarın üzerinde elektrikli tel var. Bu engelleri aşmayı başaranları, hemen karşıda kurşun yağdırmaya hazır düzinelerle namlu bekliyor.
Bütün dünya, tarihte eşine ender rastlanan bu zulmü seyrediyor. Sözde medenî Batı ülkeleri, BM’si, NATO’su, bilmem nesi...
Bütün İslâm ülkeleri seyrediyor. Eskiden bazı İslâm ülkelerinde camilerde Yahudilere lanet okunurdu. Şimdi o da yasaklanmış durumda. Yahudiye lanet okumak yasak! Hatta kendini alamayıp yanardağ gibi patlayan bazı Hoca efendiler, âlimler anında cami çıkışında derdest edilip götürülmekte.
Bu tablo karşısında insan Mehmed Âkif gibi, “tükürün!” diyemese bile, ağzını doldura doldura “yuh olsun!” demek istiyor.
Dehşetli bir komplo ile koca beldeleri işgal edip korsan devlet kuran...
İslâm düşmanı bütün güçlerin desteği ile tam 60 yıldır sistemli şekilde Müslüman nüfusu yok etmeye uğraşan...
Kurduğu gizli dünya devleti ile, sahip olduğu medya kuruluşları ile zihinleri iğdiş edip piç ve fahişe haline getiren...
Yaptığı zulümlerle, Cengiz’i, Hülagu’yu, Mao’yu, Stalin’i, Lenin’i, Pol Pot’u fersah fersah geride bırakan katillere, canilere yuh olsun!...
Sözde “Müslümanım!” diye kasım kasım kasılarak ortalıkta dolaşıp da, bu cinayete kayıtsız kalanlara yuh olsun!
Zâlimlere, katillere yardakçılık yapanlara, onlara destek olanlara yuh olsun!
Gazze’nin kapı komşusu olup da sınırlarını Gazze’ye kapatanlara ve mazlumlara yardım elini uzatmayanlara yuh olsun!
Gazze’de bebelerin ölümünü, çeşit çeşit yemeğin bulunduğu mükellef sofrasında seyredip de hâlâ yemek yiyebilene, hâlâ gülüp eğlenebilene yuh olsun!..
Cihad ruhu ölmüş, keyfinden, zevkinden, rahatından, konforlu evden, lüks binekten, cicili bicili giyim kuşamdan, leziz yemekten, para biriktirmekten başka bir şey düşünmeyen, Gazze’deki zulmü, -çok afedersiniz- öküzün trene baktığı gibi bakıp seyreden sözde Müslümanlara yuh olsun!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



