milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yönetim gurusu

17 MAYIS 2011
SAL 05:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Amerikan tarzı yönetim anlayışının körü körüne ve ruhsuz kopyalarına iş dünyasında rastlamak mümkün ülkemizde de. Büyük şirketlerin gösterişli ve şık ofislerinde çalışan janjanlı ve havalı çalışanlarının, gerçekte bu toplumun birer ferdi olduğunu bilmek ne kadar da acayip aslında. Amerikan filmlerindeki benzerleri gibi elde karton bardak kahve, metroda finans haberlerini okumak yerine metrobüsten inip dolmuşa bindiklerini düşünmek ve hatta görmek ne kadar da karmaşık duyguları beraberinde getiriyor.

Kişisel gelişim uzmanı, yaşam koçu veya yönetim gurusu, iş sihirbazı tarzından tanımlamalarla anılan kimselerin kitaplarında veya konuşmalarında, konferanslarında anlattıkları formülleri yaşamlarına uygulayan insanların varlığını bilmek de insanı şaşırtıyor. Lüks otellerde kişi başı bilmemkaç yüz dolara verdikleri seminerlerde bir bakıma "milleti söğüşleyen" Yogiler veya meditasyon guruları gibi geliyor bu Amerikanvari yaşam ve iş hayatı danışmanları insana. Amerikanvari bir başarı hikayesi yerine emekliliğine kaç gün kaldığını, yarın öbür gün işten atılıp atılmayacağını veya biriken kredi kartı borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünen insanlar sanki biraz daha bize özgü geliyor. Türkiye'de hayatın gerçekleri ve dinamikleri hiçbir yerle benzeşmiyor yani.

Profesyonellik vurgusuna ağırlık verilerek, aslında kapitalist vicdansızlığın ve zalimliğin insan doğasına aykırı kuralları makyajlanıyor bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde. Gerçi, gelişmiş ülkelerde de şirketlerin menfaatleri insanların menfaatlerinden öndedir ve bu durum dünyadaki tüm çalışanlara teşmil edilebilir.

Şirket felsefesi, yeniden yapılanma, oryantasyon, koordinasyon, organizasyon, executive manager, chief executive officer, direktör vs gibi süslü püslü ve şişirilmiş ifadeler, sanki herkesin yaptığından daha farklı ve anlamlı bir şeyler yapıldığını düşündürmek, ücretli köleliğe ambalaj geçirmek gibi bir şey sanki. Kürek mahkumları gibi bordro mahkumları var artık ve işin kötüsü de bunlar köle olduklarının da farkında değiller. Şirket arabaları, bol sıfırlı maaşlar, limiti yüksek kartlar ve sonu gelmeyecek sanılan ışıltılı iş hayatı, bir kriz neticesinde veya şirketin tepe taklak olması sonucunda son bulabiliyor. 2001 krizinden sonra bankacılık sektöründe işten çıkarılan binlerce insan örnek olabilir mesela.

Çalışanlarının şirketi sahiplenip kendi işiymiş gibi daha da fazla çaba göstermeleri, daha fazla mesaiye kalmaları, ancak aldıkları ücret konusunda fazlasını talep etmemeleri ve bütün hayatlarını o kıytırık şirkete indirgemeleri asıl istenen. Yönetim guruları, iş dünyası sihirbazlarının temel fonksiyonu da bu. Şirketin daha fazla kâr etmesi için daha verimli çalışılması gerekse, bu aslında çalışanların nefes bile almadan, çay bile içmeden ve hatta ihtiyaç için bile daha az mola vererek çalışmaları demek. "Daha çok ve pestiliniz çıkana kadar çalışın" demek yerine bunun terminolojiye uydurulmuş şeklini söylemek yönetim guruluğu demek oluyor sanki.

Mesela, "biz bir aileyiz" gibi bir sloganı sarf eden bir şirket söz konusuysa (istisnalar hariç tabii) orada muhakkak Amerikanvari bir yönetim anlayışının bayağılığı ve ucuzluğu da muhakkak vardır. Çalışan işyerini sahiplenecek, ailesi gibi görecek, ancak şirket çalışanıyla kendi çıkarı arasında bir tercih yapması gerekince kendi çıkarını tercih edecek ve buna da "aile" denecek. Kapitalist uyanıklık, menfaat uğruna kutsal değerleri de metalaştırmayı ve ucuzlatmayı iyi bilir. Göstermelik şirket yemekleri, piknikleri, spor müsabakaları düzenlemekle çalışanının aklını başından alır. Ancak, işler biraz kötü giderse ve birtakım önlemler alınması gerekirse de ilk olarak çalışanların işten çıkarılması akla gelir. Hem "aile" olmaktan bahsedip, hem de ilk fırsatta "aile ferdini" kapının önüne koymak tam da kapitalist ahlaka göredir.

Bir diğer gölge oyunu da şirketin tüm çalışanları arasındaki hiyerarşiyi sözümona kaldıran, onları bir ekibe dönüştürecek olan sosyal faaliyetler (müzik grubu, tiyatro gösterisi vb) olarak çıkar karşımıza. Profesyonel iş yaşamı diye yere göğe koyamadığımız ve mütemadiyen insanların birbirlerinin kuyusunu kazdığı, kişisel menfaat ve beklentilerin her şeyin önünde yer aldığı bir ortamda, göz boyayan ve insanları rol yapmaya iten bu gibi etkinlikler, geriye hatıra olsun diye çekilmiş resimlerde yalandan gülen pişkin suratlar bırakacaktır sadece. İnsanların her türlüsünü bir araya getiren ve hiyerarşi dağlarını da dümdüz eden bir uygulama olarak, mesela namazın gündeme gelmemesi de iş hayatına yakışan bir tavırdır. Çünkü, profesyonel iş yaşamı neferleri mümkün mertebe inanca dair mevzulara girmemek üzerine şartlanmak durumunda bırakılırlar. Modern yaşamın ve hayattan keyif alma konularının birer üstadına dönüşen fertler, kendilerine ve içinden geldikleri öze yabancılaşmak durumunda kalırlar. Amerikanvari iş yaşamının bir ferdi olmak demek, her daim caz dinleyip (gerçekten zevk alarak dinleyene sözümüz yok, yapmacık olanla meselemiz), "keyifli" şeylerin peşinde koşan, her fırsatta "merci" diyen ve yerel tutum ve davranışlara saplanıp kalmamış olmak demektir biraz da.

Kağıttan bebekler ve sahte kahramanlar olarak gününü geçiren insancıkların, günlük hayatın hayhuyuna karışıp yaşadığı toplumun gerçekleriyle yüzleşmesi, ofislerde solunan yönetim gurusu ve iş yaşamı sihirbazı havalarının da solup gitmesiyle son bulur her daim. Memleketten gelen akrabasını otogardan almaya gidecektir bir tanesi, diğeri de hafta sonu amca oğlunun düğününde göbek atacaktır belki de. Kapitalizm, sahip olduğu yozlukları küreselleşme ve yerel değerlerin öldürülmesi şeklinde bünyelere zerk ettikçe, tek gerçek ideoloji olduğunu düşünenleri de birer müsveddeye dönüştürür her defasında. Pırıltılı yaşantıların ardından kapının önüne konma ve bir bakıma kullanıp atılma belki kendine getirir arafta duran insanları. Yönetim guruları ve iş yaşamı sihirbazlarından uzak olun şimdilik.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: burak kıllıoğlu, 2012, benzin, petrol, yakıt,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • mükemmel bir yazı...

    ..yine enfes bir yazı...

    hasan56 | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 17 Mayıs 2011 13:20

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek