milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yine yoksulluk, yine enkaz

23 OCAK 2010
CMT 03:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsanın içini sıkan, bunaltan ve her gün bir başkasının eklendiği gerginlikler ve gereksiz münakaşalar yüzünden son birkaç senelik dönem insana illallah ettirdi. Sorumsuz siyaset anlayışının bir toplumu ne hale getirebileceği, kamplaştırıp fertleri birbirine düşman edebileceğini yaşayarak öğrenmiş olduk. Her daim, çoğu da kemikleşmiş olan, sorunlarla boğuşan insanların yarasına merhem, derdine deva olmak yerine kendi gündemlerini ve menfaat odaklı zihniyetlerini insanlara dayatan, kayıtsız şartsız biat bekleyen bir yapının beceriksizliklerine katlanmak zorundayız bir de. Sağlık, ekonomi, eğitim gibi saymakla ve konuşmakla bitmeyen sorunlar tepemizden ayrılmıyor. Bir dönem sıklıkla tekrarlanan "enkaz devraldık" söylemini hatırlatan bir enkaz manzarası var ortada ve bir numaralı gündem maddesi olarak karşımızda duruyor.

Bütün bunlara rağmen, asli sorunlar, bir türlü gündeme gelmiyor, getirilmiyor. Kötü ekonomiyi, ekonomik koşulları gerçekten önemseyip üstünde duran kaç tane gazete ve televizyon sayabiliriz? Yabancı finans kuruluşları veya şirketlerin abartılı "Türkiye ekonomisi güzellemelerinin" üzerine mal bulmuş Mağribi gibi atlamaktan, milyonları can evinden vuran gerçek sorunlara eğilmeyi beceremez oldu basının çoğu. Kimi göbekten bağlılıktan, kimisi de ticari (ve "işimiz elimizden gider" odaklı) kaygılardan.

İşsizlik rakamlarının Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğu söyleniyor. Milyonlarca insan işsiz ve oran olarak da (gayet iyimser bir şekilde) yüzde 13'lerden dem vuruluyor inandırıcılığı şüpheli rakamlarla. Normal şartlarda, sorumluları mahcup edecek ve ortadaki başarısızlık tablosunun gerekirse hesabını vermeye zorlayacak bir durum, neredeyse hiç gündeme gelmiyor. Artan medya gücünün de yardımıyla sabun köpüğü kabilinden magazinel konularla, içi boş tartışmalarla, gerginliklerle, birtakım hesaplaşmalarla kirletilen zihinlerde "geçim meselesine" dair sorular doğmadan öldürülüyor. Toplumsal akıl tutulması, giderek bir akıl komasına dönüyor.

Eğitimli gençler arasında yüzde 20'lerin üzerinden bahsediliyor, ki her 4-5 mezunun işsiz kalması demek bu. Bir ülkenin, en temel önceliklerinden birisi yetişmiş insan gücüne sahip olmak ve sahip çıkmakken, böylesi bir karamsar tablo neredeyse kimseyi ilgilendirmiyor şu günlerde. Serbest piyasa ekonomisinin giderek daha da çok vahşi kapitalist yüzünü çalışanlara gösterdiği bir atmosferde, devlet de sisteme müdahale etmeyerek (veya edemeyerek) dengelerin bozulmasına istemeden de olsa yardımcı oluyor. Emek piyasasında dengesizlik, üretimden tutun gelir dağılımına kadar birçok noktayı etkiliyor haliyle. Küresel kapitalizmin rüzgârına kapılmayı marifet sayan bir politika yapıcı, aslında kendi koyduğu kuralların çiğnenmesine de göz yummuş oluyor. Maliyetleri düşürmek adına çalışanına sigorta yapmayan veya sigortasını düşük olarak yatıran, taban ücret olan asgari ücretin bile altında personel çalıştıran ("beğenmiyorsan çalışacak adam çok" mantığı ile) firmalar en güncel örnekler.

Ekonomik anlamda kendisini huzur içinde hissetmeyen, hayatını idame ettirme noktasında sıkıntı yaşayan insanların varlığının görmezden gelinmesinden bahsediyoruz. "İşsizim" diye aman dileyenin azarlanması, provokasyonla suçlanması 3. dünya ülkelerinde bile görülmüyordur, ama bizde kanıksanıyor. İşçilerin eylemiyle ilgili yapılan bir röportajda, bir işçi veya sendikacının söyledikleri dikkate değer: "Sermayenin küreselleşmesine emek ayak uyduramadı." Dünyanın egemen güçlerinin de desteğinin alan küresel sermayenin tarafını tutmak, halk yığınlarından taraf olmaktan daha çok kabul görüyor siyasi iktidarlarca. Bu da gelir dağılımından tutun da ekonomik rantın çok çok küçük bir azınlık elinde toplanmasına ve milyarlarca kişinin zararına sebep.

2010 bütçesinin 50 milyar TL açık öngörmesini de kimseler dert etmiyor. "Bir açıktan bahsediliyorsa, o açığı kapatacak kaynaklardan da bahsetmek gerek" diyen de bir elin parmaklarını geçmez, sesleri de duyulmaz zaten. Borç mu alınacak, vergi mi konulacak, para mı basılacak, belirsiz. Türkiye'nin bir türlü üzerinden atamadığı dışarıya bağımlı görüntüsünün nedenleri olarak pek çok şey sayılabilir. Ancak, en önemlilerinden birisi ekonomik bağımsızlığı bir türlü sağlayamamaktır. Demokles'in kılıcı gibi her daim tepenizde duran borç ve borç faizi heyulalarından kurtulamadıkça, sorunlu ekonomiyle yaşamaya devam edeceğiz gibi.

2001 krizinden sonra faaliyete geçirilen "düşük kur-yüksek faiz" modeli, küresel egemenlerin Türkiye'nin ayağına taktıkları prangaydı ve görünüşe bakılırsa işe yarıyor. Dünyadaki para bolluğu ve serseri mayın gibi yüksek faize, yüksek getiriye üşüşen küresel sermaye hareketleri, 2007'nin ortalarına kadar Türkiye'nin açıklarını finanse etti. (Karşılığında dünyanın en yüksek reel faizini alarak tabii) Günümüze kadarki süreçte ise, dünya ekonomik konjonktürünün bozulmasıyla beraber bütçe açıklarını kapatacak "sıcak para" bulma imkânı da azaldı. Türkiye, IMF ile anlaşsa da anlaşmasa da (anlaşmanın eşiğinde), yüksek faiz taahhüdüyle dış borçlanmaya devam edecek. Borç para-faiz sarmalı sürecek. Zam üstüne zam halihazırda beli bükülmüş toplumu iyice çökertecek. (Sözüm ona enflasyon tek haneye düşmüşken -sadece memur maaşlarında dikkate alınır bu tek haneli enflasyon palavrası- ulaşım, elektrik, doğalgaz, gıda vs. gibi temel harcamalara yapılan zamlar da neyin nesi demez mi kimse?)

Küresel rantçıların refahı uğruna işsiz sayısı artacak. İnsanlar fakirleşmeye devam edecekler. Ve muhtemelen, kime ne fayda sağladığı noktasında soru işaretleri barındıran birçok konu başlığı, milyonların ekmek kavgasından daha önemli bulunacak ve daha fazla yer kaplayacak matbuatta. Akıl tutulmasından akıl yoksunluğuna doğru geçerken, halimizi unutup sözde "mağduriyetleri", sabun köpüğü "projeleri" dert edeceğiz çok lazımmış gibi. Bu gidişle de, yine yoksulluk, yine enkaz düşecek payımıza.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 23.01.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: yoksulluk, piyasa, maliyet,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Burak Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Yüzde 7.6 zam nerede?
    2. Demek ki pamuk ipliğiyle bağlı ekonomi
    3. Stres testiydi, hayat memat meselesi oldu
    4. Hükümete göre kriz 2013'e mi sarktı?
    5. Gitti eskisi, geldi yenisi
    6. Ne bu şiddet, bu celâl!
    7. Sütler psikolojik olarak zehirledi
    8. Dış politikamızın şahidi Biden
    9. Çengelköy sırtlarında
    10. Kapalıçarşı'nın kiremitleri
    1. ABD 2008 Başkanlık Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme:
    2. 31 Mart olayı ve bugünkü rol değişimi
    3. Fotokopi çekilir, vatandaş çoğaltılır!
    4. Tepkini sevsinler...
    5. Neo-Köylü!
    6. 24 Ocak 1980: Küresel pranganın takılması...
    7. Geldi yine üç harfli, zaten hiç gitmemişti ki…
    8. Son zamanlar için güncel sözlük
    9. Hayır kurumu değillermiş
    10. Oyları böl ki, oyun bozulsun!
    1. Borsa işsizlikten önemlidir
    2. Son zamanlar için güncel sözlük
    3. Hasan çalışacak, İzak yiyecek
    4. Kafası karışık muhafazakârların halleri
    5. Lüks herkesin hakkıymış!
    6. Yine mi ses etmeyelim?
    7. Ahlâk da bitti, insanlık da
    8. İşsiz Adam ağlıyor
    9. Darbecisi de birdir gözümüzde, gizli gündemlisi de...
    10. Bir aceminin kongre izlenimleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek