Hükümetin bu yıl faize ödeyeceği para yaklaşık 60 katrilyondur ya da yeni para birimiyle 60 milyar.
Kimindir bu para ya da kimin cebinden çıkacak?
Tabii ki milletin!
Üretimden kısacaksınız, istihdamdan kaçacaksınız, yatırımdan vazgeçeceksiniz, bu kadar büyük kaynakları, bir avuç zenginin, sermayedarın cebine koyacaksınız!
Fakirin, fukaranın hakkını alıp birilerinin daha çok zenginleşmesine katkıda bulunacaksınız.
Çok kullandığınız, sakız gibi çiğnediğiniz tabirle, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını, katlaya katlaya ödenemez duruma getirdiğiniz borçların faizlerine aktaracaksınız!
Bir avuç rantiyenin rantını daha da büyüteceksiniz!
Yaklaşık 6 bin ailenin elde ettiği gelir bir tarafa, 60-70 milyon insanın geliri bir tarafa olacak!
Fakirler ağlayacak, mazlumlar sızlanacak, yetimler gözyaşı dökecek, işsizlik çığ gibi büyüyecek, insanlarımız geleceğinden endişe edecek!
Yüz binlerce insan işini, aşını kaybedecek, binlerce şirket iflas edecek, fabrikaların kapısına kilit vurulacak!
Bankaları, sigorta şirketlerini yabancılara, uluslararası şirketlere teslim edeceksin, bu yolla milletin neredeyse tamamını borçlu haline getireceksin!
Bu ülkeyi tam 486 milyar dolar borç batağına sürükleyeceksin!
Resmi rakamlara göre, halkın yüzde 80'i yoksulluk sınırının, yüzde 15'i açlık sınırının altında bir gelire mahkûm olacak!
Sonra da!
Böyle bir tablo ortada yokmuş veya böylesi bir tablonun oluşmasında hiçbir suçunuz, katkınız yokmuş gibi, ekmeğinin peşinde olan mesela, tekel işçilerine karşı "tekel depolarında yan gelip yatacaklara yetimin hakkını yedirtmem" diye esip yağacaksınız!
Adamı "yatarak maaş alma devri geçti" diye suçlarken adamın yatmak istemediği, "hakkımı ver, işimi ver çalışayım" dediği gerçeğini görmezden geleceksin, inkâr edeceksin, yandaş medyan aracılığıyla gizlemeye çalışacaksın!
Yatarak maaş alma devri geçti derken devri iktidarınızda, etrafınızdaki kimlerin, nasıl zenginleştiğini hiç konuşmayacaksın!
İş isteyen üniversite mezunu gençleri "devlet herkese iş vermek zorunda değildir" diye tersleyeceksin!
Sıkıntısını dile getiren köylüyü, çiftçiyi, kışkırtıcılık yapmakla suçlayacaksın ya da "ananı da al git" diyeceksin!
Sonra, bu millet sana sormayacak, "kul hakkını, yetim hakkını bir avuç zengine faiz öderken, niye düşünmüyorsun" diye!
Sonra, neden kul hakkı, yetim hakkı sadece işçi, memur, köylü, çiftçi, emekli, esnaf, kısacası top yekûn millet bir şeyler talep ederken aklına geliyor da; faizleri öderken hiç hatırlamıyorsun diye, kimseler, sana bir şey soramayacak!
Öyle mi?
İşte söylüyorum!
Kul hakkını, yetim hakkını bu milletin kursağına gitmesi gereken 60 milyar doları faize öderken düşüneceksin!
Kul hakkını, tüyü bitmedik yetimlerin hakkını üretip harcamak yerine, faiziyle borç para alırken, IMF karşısında ayakların titrerken düşüneceksin!
Kul hakkını, yetim hakkını, etrafındaki, devri iktidar zenginleri, türlü dalaverelerle, ceplerini doldururken de hatırlayacaksın!
Devletin, belediyelerin muhtelif ihalelerinde yapılan suistimaller esnasında da, bunları aklına getireceksin, devletin kör kuruşunu kimseye yedirmem diyeceksin ve de yedirtmeyeceksin!
İşte belki o zaman söylediklerinin ciddiye alınacak bir tarafı, bir kıymeti harbiyyesi olacaktır.
Aksi halde yaptığın çıkışlar, ucuz kahramanlıktan öte bir mana ifade etmeyecektir!
Ki, zaten yaptığın da budur!
Ve bir gün, mutlaka, buna bir dur diyen olacaktır!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




