milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yeninin Yenisi

03 TEMMUZ 2010
CMT 04:55

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İnsanoğlu bu dünyaya geldikten sonra sürekli değişim geçirir. Her bir ayrı zaman aralığı kendi içinde muhtelif değerlere ayrılarak doğal olanı yansıttığı oranda gerçeğe yaklaşıp akacak arkı yavaş yavaş genişletir. Genişletirken de bazen zorunlu bazen de bile isteye çeşitli tahriflere uğrar. Bundan olsa gerek, zaman insanı en çok ilgilendiren bir mefhum olarak her çağda güncelliğini korumuştur. Zamana uymak çoğunlukla olumsuz anlaşılsa da aslında insanoğlunun yaradılışı gereği çağına tanıklık aynı zamanda bir uygarlığa da işaret eder. Yeni sorunlara yeni çözümler üretmek, yeni imajlar oluşturmak; zamanın gerekliliklerinden yola çıkarak mümkün olabilir. Güncelin karmaşıklığı bizim güncele sunduğumuz bir çözümle sarahate kavuşur. Bunu söylerken elbette güncelin içinde boğulup kalarak sonunda 'ne olduğunu' unutmaya varmayı kastetmiyorum. İnsanın kadim tutamakları olmalıdır. Hangi değerlere sahip çıkacağını kendisi karar vermelidir. Ben şahsen her zaman yeni olanın yanında yer almak istedim/isterim/istiyorum. Bunun kaynağı da konuşulmuş yazılmış şeylerden bıkmış olmamdır. İnsana ait kadim duygulardan biri de örneğin aşk. Ama bu aşkı gülle bülbülle anlatmak, çağından haberin olmadığını gösterir. Evet, gül ve bülbül arasındaki bağıntı bu duygunun tezahürü sonucu oluşmuş bir takım kalıplarla ortak duyarlık düzlemine sunulmuş olsa da bu beni artık sıkıyor. Başka bir ortak 'özne ve nesne' ileri sürüp onun üzerinde yeni bir 'zemin' oluşturmak gerekiyor. O yüzden de fikri saçma sapan görülen kimselere yakınlık duyuyorum. Çünkü yeni olan her zaman saçma damgasıyla karşılaşmıştır. Bunu söylemekle gerçekten saçma olan sözde yeniliklere taraf olmuş olmuyorum. Çünkü kadim 'terazi' değişmez; biz bundan bin yıl önce de insandık şimdi de insanız. Veya elma dün de elmaydı bugün de. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin; örneğin bir doğal rengin aynısını veremez. Çünkü 'aygıt'ın hafızasından geçen her şey doğallığını yitirir. Hatta insan düşüncesinden geçen her şey de doğallığını yitirmektedir. Çünkü az ya da çok zihni birtakım katkılar sokulmuştur som olana. Yani şöyle bir tez ileri sürülebilir; dünyada insanın da içine doğal bir fiil yoktur. Durum olabilir bakın. Fiil yok. Hareket eden her şey değişime muhtaçtır. Muhtaç olmazsa hareket etmiyordur. Sabit şeyler bile 'dış etkenler' sebebiyle değişime muhtaçtır.

Değişim harekettir. Hareket ise sabit olanla kaimdir. Sabit olmadan hareketin mümkünü yok. Bir yaprak ağacın dalından düşerken ağacı hatırlatır. Ağaç sabittir yaprak ise harekettir. Bazı bitkilerin tohumlarını dökmesini düşünelim; tohum (hareket) yeni bir ağaca (sabit) dönüşmek için harekete geçiyor. Öyleyse yeninin hareket olduğunu ama bununla yetinilmemesi gerektiğini bilmeliyiz. Yeni bir potansiyelin kök salması için yeni bir 'iç hareket'e ihtiyacımız vardır. Devingenlik aynı zamanda sabitlik ve sürekliliktir. Sürekliliği sürerlik şeklinde de okuyabiliriz. Çünkü 'bir şey' olmadan 'bir şeye' varılamaz. Sebep sonuç ilişkisinden bahsetmiyorum burada; 'birikim'in yepyeni 'hareket'lere yol açmasından söz ediyorum. Önce biriktirip sonra 'bina'yı yapmaya başlamaktan. Yeninin yenisi böyle mümkün olabilir.

Biriktirmek dedim; biriktirmek aynı zamanda özgünlüğe gidişin ilk hamlesidir. Aldığımızı 'kendi yaradılışımızdan' oluşmuş olan orijinal katkılarla yükselterek yeni bir 'yaratım' konveksi saptayabiliriz, gerçeği belirlemek üzere. Yaratım olması için gerçek şarttır.

Geniş kitleler için sorumluluk alanların orijinal değerleri olmak zorundadır. Böyle insanlar mutlaka eskiyi yıkacaklardır. Çünkü yıkmak istemeseler bile eski yeninin karşısında bir müddet direndikten sonra kendi kendine yıkılacaktır. Yani hoyrat güç kullanmaya gerek yok yeni bir 'hareket' için. Ama 'büyüklerin söylediğinin birebir aynısını taklit etmemek' şarttır. Taklit yeniliğin düşmanıdır. Taklit eden yeni bir şey getiremez. Taklit fanatizmi doğurur; fanatizm ise donmuş bir beyinden başka bir şey değildir. Fanatizmin her türlüsü düşünceye ve harekete engel olur; donukluğu sebebiyle tarihsel değildir ve hiçbir zaman da tarihsel olamaz.

Kabul edilmiş ve işlene işlene sakız olmuş hiçbir düşünce yenilik barındıramaz. Yeniliğin yenisini aramak zorundayız. Ama bu 'arama işi'ni yaparken illaki çevremizi aşağılayıp kırmak ve dökmek zorunda değiliz. İnsanı yüceltmeyen hiçbir yenilik kalıcı olamaz.

Sonuç olarak; yeni derken kadim olanı da kastediyorum.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 03.07.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: fanatizm, ağaç, teknoloji,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Haber

    1. TTNET süreli internet paketleri
    2. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    3. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    4. Güçlü hafıza için elma suyu
    5. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    6. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
    7. Sütü tercih etmeyene ayran önerisi
    8. "Yılanlı tedaviye" izin isteği
    9. "Okul sütünün yanında bal da dağıtılsın" önerisi
    10. Yapay tohumlama ile sağlıklı arı kolonileri yetiştirilecek
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    4. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    5. Diyabet sonucu oluşan kronik yaralara çözüm İsveç'ten
    6. "KKKA hastalığı tedavisinde trombosit desteği çok önemli"
    7. Vatandaş gıdada hijyen arıyor
    8. Dmitriy Medvedev: "Kazakistan ile stratejik ortağız"
    9. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    10. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek